Başta temel gıda ürünleri olmak üzere et, süt, bakliyat, un, yağ, hurma ve temizlik ürünlerinde nedensiz fiyat artışları yaşandığı yönünde çok sayıda şikâyet aldıklarını belirten Yılmaz, “Etiketsiz ürün almayın, fiyat artışlarını belgeleyin, kasa–etiket uyuşmazlıklarında ürünü almayın, tutanak isteyin, Alo 175 Tüketici Danışma Hattı’na ve ilgili kurumlara şikâyette bulunun” dedi.
İSTİSMARA DÖNÜŞTÜRÜLME RİSKİ VAR
Bülent Yılmaz, yaklaşan Ramazan ayının, toplumumuz açısından yalnızca dini ve manevi bir dönem değil; aynı zamanda gıda tüketiminin arttığı, dar gelirli yurttaşların sofrasının daha da kırılgan hâle geldiği hassas bir süreç olduğunu söyledi. Ne yazık ki her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının, bazı fırsatçı kesimler tarafından fahiş fiyat uygulamaları, stokçuluk, etiketsiz satış ve sağlıksız gıda arzı için bir istismar alanına dönüştürülme riski taşıdığını belirten Yılmaz, “Dernek olarak altını önemle çiziyoruz: Tüketicinin sağlıklı, güvenli ve ekonomik gıdaya erişimi anayasal bir haktır. Bu hak, piyasa koşullarına, “arz-talep dengesi” gerekçelerine ya da vicdanlara terk edilemez” diye konuştu.
ÇOK SAYIDA ŞİKAYET GELİYOR
Fahiş fiyat ve Ramazan istismarının kabul edilemeyeceğini dile getiren Yılmaz şunları söyledi:”Ramazan öncesi ve Ramazan boyunca; başta temel gıda ürünleri olmak üzere et, süt, bakliyat, un, yağ, hurma ve temizlik ürünlerinde nedensiz fiyat artışları yaşandığı yönünde derneğimize çok sayıda şikâyet ulaşmaktadır. Girdi maliyetleriyle açıklanamayacak bu artışlar, açık bir şekilde Ramazan istismarıdır ve ahlaki olmadığı kadar hukuka da aykırıdır. Buradan açıkça uyarıyoruz: Fahiş fiyat uygulayan, tüketicinin inancını ve zorunlu tüketimini fırsata çeviren hiçbir işletme “ticaret yapıyor” sayılmaz; toplumsal güveni tahrip etmektedir.”
KAĞIT ÜZERİNDE KALMAMALI
Denetimlerin artarak caydırıcılığın sağlanması gerektiğini ifade eden Yılmaz, “Özellikle Ramazan ayında gıda denetimlerinin yalnızca kağıt üzerinde değil, sahada, düzenli ve şeffaf biçimde yapılması zorunludur. Son kullanma tarihi geçmiş ürünler, Açıkta satılan ve hijyen koşullarını taşımayan gıdalar, Etiketsiz, menşei belirsiz ürünler, gramaj oyunları ve kasa–etiket fiyat uyuşmazlıkları, bunların tamamı tüketici sağlığını doğrudan tehdit etmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve yerel yönetimleri; Ramazan ayını beklemeden yoğun ve görünür denetimler yapmaya, uygulanan cezaları caydırıcı seviyeye çıkarmaya davet ediyoruz. Denetimin olmadığı yerde fırsatçılık kaçınılmazdır. Tüketicinin talebi “en ucuz ürün” değil, adil fiyatlı ve sağlıklı üründür. Sağlıksız, denetimsiz, merdiven altı üretim ne kadar ucuz olursa olsun kabul edilemez. Yoksulluğun, sağlıksız beslenmenin gerekçesi hâline getirilmesine izin verilemez” dedi.
YAKINDAN TAKİP EDECEĞİZ
Tüketicilere çağrıda bulunan Yılmaz şöyle konuştu:”Gaziantepli tüketicilere de önemli bir çağrımız var: Etiketsiz ürün almayın. Fiyat artışlarını belgeleyin. Kasa–etiket uyuşmazlıklarında ürünü almayın, tutanak isteyin. Alo 175 Tüketici Danışma Hattı’na ve ilgili kurumlara şikâyette bulunun. Bu kutsal ayı fırsatçılığa, açgözlülüğe ve denetimsizliğe kurban etmeye kimsenin hakkı yoktur. Tüketicinin sofrası üzerinden kâr hesabı yapanlara karşı hem hukuki hem toplumsal mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz. Dernek olarak Ramazan ayı boyunca gelişmeleri yakından takip edeceğimizi, gerekli durumlarda kamuoyunu bilgilendirmeye ve suç duyurusunda bulunmaya devam edeceğimizi açıkça ifade ediyoruz.” Meral KINACILAR ERBEKTE




