‘Okullarda şiddete artık yeter’ diyen Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, “Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz” dedi.

CAN GÜVENLİĞİMİZ İÇİN TOPLANDIK

Eğitim Sen Gaziantep Şubesi, şiddet olaylarını Yeşilsu’da yaptıkları basın açıklaması ile protesto etti. Eylemde konuşan Ömer Parlakçı, Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık.Yaşamını kaybeden meslektaşımızın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Yaralanan öğretmen arkadaşımıza ve öğrencimize acil şifalar diliyoruz. Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturuyor. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır” diye konuştu.

SORUMLULUK HEP ÖĞRETMENLERE YÜKLENİYOR

Öğretmenlik mesleğinin sistemli bir şekilde değersizleştirildiğini öne süren Parlakçı şunları dile getirdi:”Şiddetin zemini yalnızca bireysel bir öfke değildir. Medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil; eğitim emekçilerini hedef gösteren, itibarsızlaştıran ve yalnızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir. Sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef haline getirmektedir. Ayrıca pedagojik temelden yoksun, eğitimin bilimsel niteliğini gözetmeyen etkinlik ve uygulamaların yaygınlaşması okulu çocuklar ve gençler için güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırmaktadır.

YOKSULLUK ŞİDDET RİSKİNİ BÜYÜTÜYOR

Hacıbaba’yı sevindiren gelişme
Hacıbaba’yı sevindiren gelişme
İçeriği Görüntüle

Öte yandan derinleşen yoksulluk ve gençlerin geleceksizlik duygusu da şiddet riskini büyüten önemli toplumsal faktörlerdir. Ailesi ekonomik krizle mücadele eden, temel ihtiyaçlara erişimde zorlanan, sosyal destek mekanizmalarından mahrum bırakılan çocuk ve gençlerin yaşadığı psikolojik baskı görmezden gelinemez. Sosyal politikaların zayıflığı, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği bu tabloyu ağırlaştırmaktadır.”

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK HİZMETLERİ GÜÇLENDİRİLMELİ

Millî Eğitim Bakanlığı ve yetkililere çağrıda bulunan Parlakçı, şiddetin önlenmesi noktasında taleplerini ise şöyle sıraladı: Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır.

SORUMLULAR HESAP VERMELİ

Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır. Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir. Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz.

OKULLARIMIZI ŞİDDETE TESLİM ETMEYECEĞİZ

Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz.” Meral KINACILAR ERBEKTE