1. YAZARLAR

  2. Kaya Öztaş

  3. DURGUN AKARDI ALLEBEN -15-
Kaya Öztaş

Kaya Öztaş

Yazarın Tüm Yazıları >

DURGUN AKARDI ALLEBEN -15-

A+A-

 İlköğretim öğrencilerine

(Antep Savunması Öyküleri)

Antep nasıl gazi oldu ?

 “SİZ  MÜSTERİH OLUN BEYLER ! DÜŞMAN ARABALARI CESEDİMİ ÇİĞNEMEDEN ANTEBE GİREMEZ!!!”

Yavuz şimdi daha iyi anlıyordu. Şahin Bey’in bu sözlerini çok kez çeşitli yerlerde duymuştu. Demek bu koşullarda o sözü söylemiş o sözü vermişti…

“…Heyet: “Yaşa Komutan! Size   başarılar diliyoruz!” deyip  çekip gitti..

Antep’ten ve köylerden harıl harıl silâhlı kuvvetler geldiğini görünce umutlandım. Bunların arasında yiğit  müfrezeler var.

Siperleri bu kuvvetler arasında taksim ettim*. Bir kısmını  sol kanadımıza, Elmalı’nın kuzey sırtlarına, gönderdim,öteki müfrezeleri de uygun yerlere yerleştirdim.

Yağmur başladı. Siperlerde gereği kadar nöbetçi bıraktırıp geri kalan çeteleri Dohurcum ve Mizmiz köylerine gönderdim.

“Uyanık ve dikkatli olunuz! Emir gelince hemen herkes siperine koşsun!”

Ben, adamlarımla, değirmen önünde kaldım.

İlerliyor gece. Soğuk bastırdı. Değirmenin kapısı kilitli. Kapıyı kırdırdım.

*Taksim etmek : Paylaştırmak,bölüştürmek

*Sırra kadem basmak : Kaçmak,kaybolmak,sıvışmak..

“Dışarıda birkaç nöbetçi kalsın! Sizler girin içeriye. Antep’ten gelen erzak ve cephaneleri içeri alın, ıslanmasın! İçerde bir ateş yakın isterseniz…Ben siperleri kontrole gidiyorum...

Aslında yorgundum ki yorgundum. Ama bir gece daha dayanmalıydım! Sonra... sonra uygun bir zamanda çok uzun dinlenebilirdim! Siperlere vardım.

Varmaz olaydım!’ denir ya hani pişmanlıktan, üzüntüden, kahırdan.

Siperler olduğu yerde duruyor,ama içinde hiç, ama hiç kimsecikler yok! Savaşçılarım sırra kadem basmışlar*!

Ne yapsam?

Değirmene dönüp haber saldım sağa sola.  Çetelerden birkaç, Antep’lilerden bir kaç, topu topu bir küçük değirmene sığacak kadar adam.Ne kadar toparlandıysa işte Moral vermem

Onları cesaretlendirmem,yüreklendirmem,duygularını çelikleştirmem gerek.

Korkaklıklardan,kaçışlardan,korkulardan,söz verip yapmayışlardan söz edemem. Etmemem gerek Her zaman,her yerde her şey söylenmiyor.

                   “Ağalar, beyler, yiğitler, çeteler!

                   Gün bu gündür. Aziz ve sevgili Antep’imizi, öz vatanımızı korumanın, savunmanın günüdür. Şimdi orada analarımız, bacılarımız, çocuklarımız, bebelerimiz korku içinde bekleşmektedirler düşman gelip basarsa diye...Namusumuz, dinimiz, şerefimiz bizlerin göstereceği yiğitliğe muhtaçtır. Eğer düşman Antep’e ulaşır ve oradaki güçlerle birleşirse baş edilemez bir güce sahip olacaktır.

                   Sizlerden, dininiz,imanınız,Allahınız, peygamberiniz, namusunuz, şerefiniz adına, düşman önünden kaçmamaya, ya şehit, ya gazi olmayı göze almaya yemin etmenizi istiyorum…

                   Gelin hep birlikte yemin edelim.

                   Yemin olsun mu ?

                    Hep bir ağızdan “Yemin olsun!” sözlerini duyunca yüreğim kanatlandı. Gönlüm kabardı, onlara inandım .Öylesine inanmış,gür  bir sesle bağırmışlardı ki, köhne değirmenin duvarları sallandı, içerde yanan yağ kandilleri söneyazdı*.Duvarlarda gölgelerimiz devleşti…Yüreklerimiz birlik ve beraberliğin gücüyle çatlayacak gibi kabardı…

                   “Şimdi arkadaşlar yeminimize uyarak, herkes siperlerine gitsin, unutmayın ki yüce Allah sizlerle beraberdir, bizlerle beraberdir, ya istiklâl ya ölüm!”

                   Hep birlikte yürekten bağırdık:

                   “Ya istiklâl ya ölüm!”

                   Yiğit arkadaşlarımı siperlerine gönderdim. Sabah ışıltıları gökyüzünde belirmeye başlamıştı ve de top atışları...

                   Düşman, Elmalı’nın kuzey sırtlarını, Bostancık’ın kuzeyindeki kayalık tepeleri dövüyor, toprağı, kayaları, taşları hallaç pamuğu gibi attırıyordu. Düşmanın bizim kaç kişi  olduğumuzdan haberi yok. Haberi olsa o kadar mermiyi boşa harcamaz kesinlikle! Adam başına binlerce kurşun, onlarca top mermisi düşüyor.

          Ali Nadi’ye: “Ali Teğmen, sen burada, bu adamlarla kal, erzak ve cephanenin başında. Ben şoseye,ateş hattına iniyorum.” dedim ve ayrıldım.

Nerdeyse, gene ’ inmez olaydım!’ diyeceğim ama, dilim varmıyor. Sağ kanadımız dağılmaya başladı.

Çeteler Dohurcum köyüne doğru geri çekiliyor.

 Sol kanadımız ve orta kanadımız dayanıyor.Ateşe devam ediyor.

Ateşi hisseden düşman topçusu ve makineli tüfekleri bu kez sola yöneldi. Çözülme orada da başladı heyhat*!

*Söneyazmak : Az kalsın sönecek olmak.

*Heyhat : Ne yazık ki !

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.