İklim Uzmanı ve Aktivisti Önder Algedik, sistemin tüketiciye yalnızca depozito bedeli değil, farklı maliyetler üzerinden de yük getirdiğini savunarak, bir içecek satın alan vatandaşın dolaylı olarak üç ayrı kalemde ödeme yaptığını öne sürdü.

"Maliyet Üç Farklı Kalemde Vatandaşa Yansıyor"

DOA sisteminin geri dönüşümü teşvik etmeyi amaçladığını belirten Algedik, mevcut uygulamanın klasik depozito modellerinden farklı işlediğini iddia etti.

Algedik'e göre tüketici ilk olarak ürünü satın alırken ödenen 1 liralık depozito bedelini karşılıyor. İkinci olarak, sisteme dahil olan marketlerin makine ve altyapı yatırımlarının ürün fiyatlarına yansıdığı görüşünü dile getiriyor. Üçüncü olarak ise geri dönüştürülen plastik, cam ve alüminyum ambalajların ekonomik değerinin sistem kapsamında değerlendirildiğini ifade ediyor.

Almanya Modeliyle Karşılaştırdı

Türkiye'deki uygulamayı Almanya'daki depozito sistemiyle kıyaslayan Algedik, Almanya'da sürecin üreticiler ile perakendeciler arasında yürütüldüğünü, devletin ise düzenleyici rol üstlendiğini söyledi.

Liderlere yemeklerimizi yediremedik
Liderlere yemeklerimizi yediremedik
İçeriği Görüntüle

Türkiye'de ise sistemin merkezinde Türkiye Çevre Ajansı'nın (TÜÇA) bulunduğunu savunan Algedik, iki model arasında önemli farklılıklar olduğunu öne sürdü.

"Amaç Atığı Azaltmak Olmalı"

Çevre politikalarının temel hedefinin tek kullanımlık ambalaj tüketimini azaltmak olması gerektiğini dile getiren Algedik, mevcut sistemin üretimi azaltmaktan çok ortaya çıkan atığın toplanmasına odaklandığını iddia etti.

Ayrıca uygulamanın yalnızca cam, plastik ve metal içecek ambalajlarını kapsadığına dikkat çeken Algedik, belediyelerin kamusal içme suyu noktalarını artırmasının pet şişe kullanımını azaltmada daha etkili olacağını savundu.

Kaynak: SÖZCÜ