Sayın Başbakanımızın ne kadar önemli projelere imza attığını sağır sultan bile duydu artık. Asrın Projesi Marmaray'dan tutun da, Milli Tankımız Altay'a; Kanal İstanbul Projesinden tutun da, Akıllı Tahta Projesine kadar sayılamayacak kadar önemli projeler... Bu projelerin yanında bir de önceden kalan ama her nedense tamamlanmayanlar var ki onları da tek tek yazmaya gerek yok...
Bir de 2023 hedefleri var ki bir vatandaş olarak insanın yüreğini kabartan hedefler... Dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmek; kişi başı 25 bin dolar gelire sahip olmak; 500 milyar dolar ihracat yapmak; tarımda dünyanın ilk 5 ülkesi arasında olmak; YHT'de 10 bin kilometre yol yapmak; dünyanın en büyük 10. liman ülkesi olmak; milli tank üretimi yapmak; havuzlu çıkarma gemisi yapmak; ilk yerli uçağa sahip olmak; yerli oto; yerli helikopter ve üçüncü havaalanı yapmak bunlardan bazıları...
Petrol için veya bir ülkedeki yeraltı ve yerüstü zenginlikleri için savaşlar çıkaran, işgaller yapan dünyanın jandarmalarının dikkatinden kaçmayacak kadar önemli hamleler bunlar. Çünkü neredeyse tabana vurmuş bir yerden, 10 yıl gibi bir sürede gelinen seviye inanılmaz derecede gurur verici bir durum arz etmektedir. Ülkemiz adına bu çalışmalar ve hedefler herkesin takdirini kazanacak önemli çalışmalar...
Mesela burada yapılan yollar yok. Ben en çok da bu yollara hayranlıkla bakıyorum. 10 yıl önce neredeyse doğru dürüst bir yolumuz yokken, şimdi demir ağlarla örer gibi ülkemizin her yerine yepyeni duble yollar yapıldı. Çünkü yol demek medeniyet demektir. Ben hep söylerim şehirler meydanlarıyla devleteler yollarıyla ölçülür. Bunlardan ne kadar çok varsa orası da o kadar medeni bir yerdir diye hayal ederim.
Bu açıdan bakınca özellikle 1993-2003 yılları arasını yoğun bir şekilde yaşamayan ve bilmeyenlerin, bu yapılanlar ve hedefleri anlaması biraz zor olacaktır diye düşünüyorum. Ayrıca bunları söylemenin ve yazmanın bir partizanlık olmadığı kanaatindeyim. Nasıl ki kötü bir şey olunca eleştiri yapılıyorsa iyi yapılanları da söylemek ve yazmak en medeni insanların görevidir diye düşünüyorum.
Şimdi Sayın Başbakan'ımızdan bir çılgın proje daha bekliyorum. O da iç Anadolu'ya Karadeniz'in dere ve nehirlerinin suyunu akıtma projesi. Her ne kadar Türkiye en çok ağaçlandırma yapan ülkeler liginde 3. Sırada yer alsa da özellikle iç Anadolu Bölgesi çöl olma ile karşı karşıyadır. Bunun için istatistik rakamlar vermeye gerek yok. Ancak geçenler de sayın bakanımız Veysel Eroğlu'nun da dikkatini çektiği gibi bu bölgemizde yer altı suları gittikçe azalmakta, dereler ve göller kurumakta, birçok bitki ve hayvan türü yok olmayla karşıya kalmaktadır. Bunun tek çaresinin Karadeniz'in suyunun denize akmasın yerine borularla İç Anadolu'ya akıtılmasıdır. Hatta diğer denize akan sularımızın akması bile sağlanabilmelidir...
Osmanlı İmparatorluğu zamanında Sadrazam Pargalı Damat İbrahim Paşa, Don ve Volga nehirlerinin bir kanalla birleştirilerek, Karadeniz'le Hazar Denizi'nin birbirine bağlanması ile gittikçe güçlenen Rusların güneye doğru inmelerini engellemeyi amaçlanmıştı. Ayrıca bu proje ile İpek Yolu ticaretini canlandırma, İran ile yapılan savaşlarda donanmadan yararlanma ve Asya'daki Türkler ile irtibat sağlamaya çalışılmıştı.
1569 Ağustos'unda Kefe Beylerbeyi Çerkez Kasım Paşa tarafından çalışmalara başlandı, bu faaliyet neticesinde iki nehir arasındaki mesafenin üçte biri kazıldı. Bu faaliyetten Osmanlı Devleti'nin kendisine olan ihtiyacının azalacağı, hatta özerkliğini kaybedebileceği, endişesi taşıyan Devlet Giray Han'ın, el altından propaganda yaptırması sebebiyle amele ve asker arasında hoşnutsuzluklar baş gösterdi.
Rusya'nın bu projeyi önlemek için yaptığı saldırılar, Kırım Hanı'nın projeyi istememesi ve Astrahan Seferi'nin askerî yeteneksizlik nedeniyle başarısızlıkla sona ermesi bu projenin gerçekleşmesini engellemişti. O proje gerçekleşseydi ne olurdu diye tarihçilerin birçok tezi vardır...
Ben bu projenin en az o proje kadar önemli olacağını ve Sayın Başbakanımıza çok yakışacağını düşünüyorum. Çölleşmenin hızla arttığı su kaynaklarının giderek azaldığı bir zamanda çevreci bir başbakan olarak tarih onu bir kez daha minnetle anacaktır...
İngiltere kanal İstanbul'un yapılmasını; Almanya 3. Havaalanın yapılmasını; Fransa 3. Köprünün yapılmasını; Amerika HES'lerin yapılmasını; Avrupa Ülkeleri Enerji santrallerinin yapılmasını istemiyor... Şimdi soruyorum size... Böyle bir projeyi kim istemez:
-İsrail mi?
-Yok canım!..