Nisan 2004 yılıydı. Gaziantep Öğretmenevine daha yeni müdür vekili olmuştum. Ülkede Ak Parti iktidarından duyulan rahatsızlıkların filizlenmeye başladığı yıllar olduğunu çok sonradan karşımıza çıkacak darbe planları ve Ergenekon operasyonlarından anlayacağımız zamanlardı...
Öğretmenevinde içki, zarar ettiği gerekçesiyle bizden önceki yönetim kurulu tarafından yasaklanmıştı. Hesapları incelediğimde gerçekten de zarar ettiği alenen ortadaydı. Hoş yasak olmasa bile yanı başında okul olan bir yerde içki içilmesine müsaade etmek kanuna da aykırıydı.
Tam bu sıralarda öğretmenevine gelip giden bir bayanın öğretmenevi güvenliği tarafından içeriye alınmadığı ancak çarşaflıların içeriye alındığı haberi patlak verdi. Çok enteresan bir olaydı. Ben o gün sendika çalışması için izinli olarak Gaziantep-Araban ilçesine gitmiştim. Yani öğretmenevinde yoktum. Kimseye içeri giriş ve çıkışlarla ilgili herhangi bir talimatta da vermemiştim. Ancak birden kendimi büyük gazetelerin ve televizyonların manşetlerinde buldum. Habertürk Televizyonu'na canlı yayına bağlandım ve 25 dakika olayı anlattım. Diğer basın ve yayın kuruluşlarından gelen talepleri de o zamanki Gaziantep Valisi Lütfullah Bilgin engelledi.
Daha sonra Vali tarafından açığa alındım. Ne olduğunu anlamamıştım. Bazı basın kuruluşları olmayan bir olayın başrolüne beni oturtturmuşlardı. Bayanı yanıma çağırttım ve konuştuk. Hemşerimmiş, "Neden böyle bir şey yaptığını" sordum. Bazı çelişkili cevaplar verdi.
Sonra ivedilikle hakkımızda inceleme başlatıldı. Ben de bunun üzerine bu olayın CD'sini bazı televizyon kanallarına gönderdim. Bunu ele geçirmem de ilginç olmuştu. İncelemeye gelen müfettişler çoğaltmam için verdiler ben de onlardan almıştım.
İçeriye giren ÇARŞAFLININ ERKEK olduğuna dair kesin delillerimiz vardı. Birileri bize oyun oynamıştı. Hatta tam çıkışta erkek çarşaflıyı gören ve savcılıkta ifade veren kişiler de mevcuttu. Aşağı kapıdan kişi içeriye alınmış ne işse yukarı kapıda kameralar tam da bu sırada olayı görüntülemişlerdi. BASİT GİBİ GÖZÜKEN BU MİZANSEN 15 GÜN ÜLKE GÜNDEMİNİ MEŞGUL ETTİ...
Evet, ben de bu garip olayla Türkiye'nin gündemine bomba gibi düşmüştüm. Arayan arayanaydı. Hatta Amerika'dan bile telefon geldi. Herkes geçmiş olsun dileklerini iletiyor ve olayın komplo olduğunu ve kişinin erkek olduğu kesinde emin olduklarını söylüyorlardı. Biz de siyasetteki kişilere ulaşarak neden açığa alındığımızı ve göreve iade edilmemiz gerektiğini anlattık. Bu dönemde bütün Ak Parti camiası arkamızda durdu ve bizi destekledi. Desteklerini esirgemeyenlerin başında tüm teşkilat Milletvekilleri olduğu gibi şu an il Başkanı ve o dönemin Milletvekili olan Ahmet UZER Bey de vardı. Ciddi destelerini gördüm. Onlar da bana yapılanın komplo olduğuna inanmışlardı.
O zamanlarda benim için büyük bir gazetede manşetten "göbeğe direndi çarşafla gitti" diye bir haber çıkmıştı. Şok olmuştum, incinmiştim. Ancak daha sonra işin rengi belli olmaya başlayınca Gaziantep'e Ertuğrul Özkök'ün danışmanı olarak kendini tanıtan Ertuğ Karakullukçu geldi. Benimle görüşmek istediğini söyledi. Balıklı parkında görüştük. Bana ısrarla, "Müdür yardımcımla bu bayan arasında ne olduğunu sordu durdu." meseleyi başka bir yöne çekmek için yeni mizansenlerin üretildiğini hissettim.
Ertuğ Bey buradan gittikten sonra da telefon açarak aynı sorunun etrafında dolandı durdu. Ancak ben onun istediği cevabı kendisine vermedim. O, müdür yardımcımla bu bayan arasında bir ilişki olduğu ile yola çıkacak ÇARŞAF GİYDİRİLEN ERKEK VE İTİBARI DÜŞEN GAZETE İMAJINI DÜZELTECEKTİ.
Terörle mücadelede ifademi alanları mı, emniyet müdürü ile valinin olay yeri incelemesine gelmelerini mi daha sonra öğretmevinin yanında bir bayanla anlaşılarak olayın örtülmeye çalışılmasını mı anlatsam bilmiyorum. ANCAK ŞUNU İFADE ETMEK İSTERİM Kİ İNSANLARA İFTİRA VE ÇAMUR ATARAK ÜLKEDE KAOS OLUŞTURMAYA ÇALIŞMA SENARYOLARININ BİRİNDE BENİ DE KULLANDILAR. Şu an gülüp geçiyorum ama bana onu yaşatanlara hakkımı helal etmiyorum.. Ancak ülkemiz için ne derce sansasyonel bir etki oluşturduğunu Nisan 2004 yılındaki haberlere bakınca daha iyi anlıyorum.
Karanlık senaryolarına beni alet etmeye çalışanlarla bir gün hesaplaşırız diye düşünüyorum. O SÜREÇTE AHMET HAKAN KANAL 7'DE ÇALIŞIYORDU. Onu arayıp, "onunla görüşmek istediğimi bana dönerse anlatacaklarım olduğunu" söylemiştim. CD'yi gönderdim ancak bana dönen olmadı... Daha sonra Ahmet HAKAN Ana Haber Bülteninde benim gönderdiğim CD ile ÇARŞAFLI BU KİŞİNİN ERKEK OLDUĞUNU İSPATLADI...
Çok enteresan zamanlardı. Sonra diğer medya da olayı lehime sahiplince bir zaman sonra olay kapandı gitti...
Ancak bu ülkede yapılmak istenen kirli senaryolarından birisi olarak hafızamızda ki tazeliğini hala koruyor... Ülke o günlerden bu günlere çok mesafe kat etti. Ve bu mesafeler birilerini ürkütmeye devam etse de tüm hızıyla değişim devam etmektedir...
Emeği geçenlere, arayanlara ve destek olanlara teşekkürlerimi bir borç biliyorum...