1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Arif hoca batılı kafasına karşı
Arif hoca batılı kafasına karşı

Arif hoca batılı kafasına karşı

Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nin düzenlediği ’Mülteciler Günü 'etkinliğinde yaptığı konuşmayla dikkat çekti.

A+A-

• Sizi davet ediyorum arkadaşlar lütfen artık şu Batılı kafa yapısından, Batılı düşünce tarzından vazgeçin. Sizlerin Medine merkezli bir düşünme tarzına evrilmenizi istiyorum. Medine’den beslenmeyen bir medeniyete medeniyet denir mi?

• Yani bizim Kanada’yı şurayı burayı örnek alacak halimiz yok. Biz zaten başka bir bakış yani insani bakış açısına sahibiz. Kapitalist Medeniyetin bakış açısından bakamayız ki.

• Eğer Suriyeliler olmasa idi bugün işgücü açığı ortaya çıkabilirdi. Bu kadar işsizliğin olmasına rağmen gittiğim görüştüğüm sanayicilerin bana söylediği bu. 

• Bizim üniversite göç idaresi vardı. 13 programda yüksek lisansa başladık. Görevi Suriyeli ile ilgili doküman hazırlamak. Bir baktım çok döküman yok. Hemen Göç idaresi başkanını görevden aldık.

Arif hoca batılı kafasına karşı

Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nin düzenlediği ’Mülteciler Günü 'etkinliğinde yaptığı konuşmayla dikkat çekti. Türkiye'nin batı kafasından ayrılması gerektiğini söyleyerek batılı kafasını eleştiren, en büyük hayalinin Suriye’ye Süleyman Şah Kampüsü’nü kurmak olduğunu bunun için de 2 milyon dolar beklediğini anlatan Özaydın, Gaziantepli iş adamlarının Suriyeliler sayesinde işgücü açığının yaşamadıklarını ileri sürdü. Metin Toprak’ın moderatörlüğünü yaptığını Suriyeli öğretim görevlilerinin de katıldığı mülteciler günü etkinliğine katılan Rektör Özaydın, “Medine’den beslenmeyen bir medeniyete medeniyet denir mi” diye sordu. 

ARTIK BATILI KAFASINI BIRAKIN

Özaydın, Zoom üzerinden katıldığı etkinlikte şu başlıkları konuştu: 

“Böyle herkes bir gün kutluyor ama Mülteciler günü kutlanır mı bilmiyorum tabi. Yani ne garip. Sizi davet ediyorum arkadaşlar lütfen artık şu Batılı kafa yapısından, Batılı düşünce tarzından vazgeçin. Sizlerin Medine merkezli bir düşünme tarzına evrilmenizi istiyorum. Yani Mülteci Günüymüş bilmem babalar günüymüş artık yeter ya. Yani bizim Kanada’yı şurayı burayı örnek alacak halimiz yok yav. Biz zaten başka bir bakış açısına sahibiz. İnsani bir bakış açısına sahibiz.  Kapitalist Medeniyetin bakış açısından bakamayız ki. Son 200 yıldır bu girdaba bizde girdik. Bütün atıflarımız batı. Şimdi ben tabi çok fazla konuşmayacağız Artık söz söylemede değil de iş yapma vakti diye düşünüyorum”’

SÜLEYMAN ŞAH KAMPÜSÜ KURMAYA ÇALIŞIYORUM

“Ben Suriye’ye Süleyman Şah Kampüsü’nü kurmaya çalışıyorum. 3 - 4 tane fakültem var. Mühendislik Fakültesi’ni kurarak -bunun içinde tabii inşaat var makine var bilgisayar var gıda var savunma var.- Suriye’yi yeniden inşa etmenin de çabası içindeyim. Çünkü bu savaş eninde sonunda bitecek. Ama Mültecilik olayı bitmeyecek tarihsel bir olaydır. Dün vardı, bugün var, yarında olacak.  Dolayısıyla birazcık ne yaptığımı anlatıp sözü bitirmek istiyorum. 

COGRAFYAYI BİLİYORUM

“Çok söz söylenebilir. Yeni bir şey değil, daha uzun yıllardır burada görev yapmış bir arkadaşınızım. 2016 darbe sonrasında hemen bir dekanlık görevimiz olmuştu. Yaptığım 2 tane iş acilen Arapça İşletme, Arapça İktisat kurdum. 40 tane öğrenci aldım. Hocaların yarısını oradan yarısını buradan toparlayarak bugün mezun veriyoruz. Bugün rektör oldum son sekiz aydır bir rektörlüğüm var. Coğrafyayı biliyorum.  Azez ve EL Bab’ta Jarablus’ta Afrin’de fakültelerimiz var .  Buraları iyileştirdim daha fazla öğrenci almaya çalışıyorum. Ama bunun yanında hemen acilen ivedilikle Mühendislik Fakültesi’ni tartışıyoruz şu anda Külliye ile de teklifte bulundum. Mühendislik Fakültesi’ni kurarak güvenli bir bölgeye en azından oradan buraya öğrenci gelişini akımını önlemek istiyorum bir, yapabilirsem tersine mülteci tersine göçü teşvik etmeye çalışacağım.”

SURİYELİLER OLMASAYDI !..

“Bu çalışmaları sürdürüyoruz. Daha da önemli bir şey yapmaya çalıştığım tabi mülteci kavramının altında daha özelinde Suriye'de artık bizim için mülteci kavramı artık çok daha geniş kapsayıcı bir kavram ama biz mülteciden bugün itibariyle Suriyeli ağırlayacağız. Bulunduğum coğrafyada bulunduğum üniversite istisnai bir üniversite çok farklı bir üniversite.  Şöyle bir tez de yazılmıştı bu tarihlerde. Şimdi bunu değiştireceğim tabi. Tüketen Suriyeliden üreten Suriyeli ’ye nasıl geçiş yapabiliriz. Eğer bu gelen göçü yönetebilirseniz değerlendirebilirseniz önemli bir insani kaynaktır. Nitekim bunu buradan görebiliyoruz biz Gaziantep’te görüştük. Eğer Suriyeliler olmasa idi bugün işgücü açığı ortaya çıkabilirdi. Bu kadar işsizliğin olmasına rağmen gittiğim görüştüğüm sanayicilerin bana söylediği şu; bunu kendileri söylüyor bizzat iş adamı değil de sanayici diyelim. Çünkü onlara biz, size ne yapabiliriz diye gitmeye çalışıyorum. Yeni dönemde .  Üniversite sanayi iş birliği çerçevesinde bir şey almaya gitmiyorum. Gaziantep Üniversitesi olarak biz size ne verebiliriz,  Söz dolaşıp geldiğinde kalifiye elemana geliyor uygun cümleler şudur hocam Suriyeliler olmasa idi bugün biz işgücü açığı yaşayabilirdik.”

YENİ BİR İL KURULMALI

“Ve bugün önemli bir şey bir de tez yazdırdım. Tüketen Suriyeliden, üreten Suriyeliye geçiş anlamında bir doktora tezi yaptırdım. Ama istediğim gibi olmadı. Ancak bir yol açtık. Bu yönde çalışmalarımız devam ediyor.  Bu bir gerçektir, bu bir olgudur. Gelin biz bu insanları insani boyutlu yaklaşarak alabildiğimiz kadar alalım. Almadıklarımızı hizmet veriye götürelim. Orada yönetmeye çalışalım. Benim somut olarak önerim daha başkaydı aslında bu 2012 - 2013’lerde. Biz belki 81-82. ilimizi kurup orayı benim açımdan yaptığım gibi yöneticisine kaymakamına valisini emniyet müdürünü doktorunu belki de Kilis’in yanında bir yere kurup oradan yönetip Türkiye’ye göndermek istemiyorum. “

ÜRETEN POZİSYONA GEÇMEK İSTİYORUZ 

“Sahada olmayan, AFAT’da çalışmayan Göç İdaresi’nde çalışmayan sıradan bir öneriydi benim ki. Ama şimdi geldi geçti onlar Türkiye’ye giriş yaptı her ilde var. Benim şu an yapmaya çalıştığım sadece budur. Tüketen pozisyondan üreten pozisyona nasıl geçilebiliriz sorusuna Göç Enstitüsü çerçevesinde cevap bulmaya çalışıyorum. Bu konuda önerileriniz olursa bir rektör olarak faaliyete geçirmek isterim.  Biz bu insanların üretim gücünden yararlanalım diye çaba sarf ediyorum.  Önemli nitelikli insanlar var Amerika’dan gelen Suriye destorası gelenler var onlarla birlikte inşallah belki El Bab’ta belki de Azez’de yakın tarihte Mühendislik Fakültesi’ni kurduğumda iyi olur diye düşünüyorum. Önerileriniz olursa da iletirseniz çok memnun olurum çünkü bu konularda çalışan çok az insan var.”

GÖÇ İDARESİNİ GÖREVDEN ALDIM

“Bizim üniversite göç idaresi vardı. 13 programda yüksek lisansa başladık. Görevi Suriyeli ile ilgili doküman hazırlamak. Bir baktım çok doküman yok. Hemen Göç idaresi başkanını görevden aldık. İlk yaptığımız iş bu oldu. Çünkü Suriyeli ile ilgili veri yok. 15 ana bilim dalında önümüzdeki süreçte çalışacağız, Savaşlar bitecek. İyimser düşünüyorum. Ama önce Batılı düşünme biçiminden kurtulup, kendiniz gibi düşünün. Dikey yanal düşünceye geçiş yap.  Dünyayı bu hale getiren kim ? Irak’ı Suriyeliyi bu hale getiren kim ?  Mülteci sorununu bize Avrupa dikte ediyor. Burada bunu yapmaya çalışıyorum.  Master doktora açmaya çalışıyoruz. Anadolu irfanının düşünce biçimi vermeye Medeniyet ve iktisat kitabım var. Medine’den beslenmeyen bir medeniyete medeniyet nedir mi ? İnsan haklarını orada aradık. Var mı orada hak ? Batı İslam medeniyetini yazmaya çalıştım. Medeniyet ve iktisat. Bunu öğreteceğimiz üniversitede. Pandemi sonrası eğer hala Batı kafasını yaşıyorsak olan olmuş”

SURİYELİLER İYİ ÇALIŞIYOR

“8 aylık rektörüm. Üniversiteyi baştan aşağı yeniledim. 3 tane hastane yaptım. 120 işçi çalışıyor Bunların yüzde 40’ı Suriyeli.  Halep oralardaysa GAÜN kampüsü burada. Kampüsü yeniliyorum.  20 yıllık hastaneyi boyatıyorum. Eylül’e hazır hale getiriyor.  Şimdi Suriye’de kampüs kurma hayalim var. Epey mimarini çizdim. Meclis başkanlarıyla görüştük. Bizler bir iş için işçi bulamıyorum. Ama nitelikli Suriyeliler iş yapıyor. Elektrikte boyada fayansta her işte varlar.” LEYLA ÖZEKŞİ POLAT

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
25 Yorum