1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. 1999 yılından önceki tüm yapılar incelenmeli
1999 yılından önceki tüm yapılar incelenmeli

1999 yılından önceki tüm yapılar incelenmeli

Marmara depreminin üzerinden 20 yıl geçti. 18 bin 373 kişinin yaşamını yitirdiği depremden maalesef ders çıkaramadık.

A+A-

Jeoloji Mühendisleri Odası Gaziantep Yürütme Kurulu Başkanı Sinan Arslanoğlu, Gölcük depreminin üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen değişen bir şey olmadığını belirterek, “Gaziantep’in de yakın gelecekte yıkıcı depremlere kaynaklık etmesi kaçınılmaz olan Doğu Anadolu Fay Zonu’nda olduğunu hatırlattı. Arslanoğlu, “Deprem gerçeğine rağmen inşaat Ruhsatı vermeye yetkili ilçe belediyelerinde maalesef, yapılan zemin etütlerinin denetimini yapan jeoloji mühendisi bulunmuyor. Şehrimizde 1999 yılından önce yapılan tüm yapıların incelenmesi deprem dayanıklık testlerinin yaptırılması  gerekir” derken,  Makina Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Hüseyin Ovayolu, Türkiye’nin bugün 20 yıl önceki Marmara depreminden daha iyi durumda olmadığını belirterek, ”Maalesef 17 Ağustos depreminden ders çıkaramadık” dedi. Türkiye Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Gaziantep İl Koordinasyon Kurulu Genel Sekreteri Abdülkadir Deniz de, “20 yıl önce deprem konusunda nasıl bir hazırlığımız yoksa şimdi de bir hazırlığımız yok” dedi.

ARSLANOĞLU:BU FAY HATTI GÖZLERDEN UZAK TUTULMAMALI

Bütün dikkatler olası bir İstanbul depremine odaklanmışken; Doğu Anadolu Fay Zonu’nunda gözlerden uzak tutulmaması gerektiğini belirten Arslanoğlu, “Toplam uzunluğu 600 kilometre olan ve etkili olduğu bölgede içinde Gaziantep’inde bulunduğu 11 ilimiz ve barajlarımızın bulunan, uzun süredir sessizliğini koruyan ve enerji biriktiren ve geçmişte çok sayıda yıkıcı depreme kaynaklık etmiş, yakın gelecekte de yıkıcı depremlere kaynaklık etmesi kaçınılmaz olan Doğu Anadolu Fay Zonu’da gözlerden uzak tutulmamalıdır. Doğu  Anadolu  Fay  Sistemi’nde 4-8  mm/yıl  gibi  çok  düşük  kayma  hızlarına  sahip  farklı segmentler farklı deprem davranışları göstermektedir. Bu segmentlerdeki depremler  150-500/900  yıl  arasında  değişen  aralıklarla  yinelenmektedir. 1822-1905  deprem  serisi öncesinde, DAFS’nde ilk olarak 1114 yılında Gölbaşı-Türkoğlu segmentinde büyüklüğü 7.8 olan  büyük bir  deprem  meydana gelmiştir.  Deprem Kahramanmaraş  ve Gaziantep çevresinde  çok ağır hasara neden olmuştur” diye konuştu.

1999 ÖNCESİ TÜM YAPILAR İNCELENMELİ

‘Gaziantep’te 1999 yılından önce yapılan tüm yapıların incelenmesi deprem dayanıklık testlerinin yaptırılması  gerekmektedir’ diyen Arslanoğlu şunları söyledi:”Gaziantep’e kuşbakışı 40 km olan Gölbaşı-Türkoğlu  segmentinin  Gölanı mevkinde  yapılan  fay kazılarında  1000  ve  2000  yıl  öncesi  iki  deprem  izinin  saptanması, bu segment  üzerindeki depremlerin  1000 yıl aralıklarla tekrarlandığını ve 1114 yılından bu yana yaklaşık 894 yıldır büyük bir depremin olmadığını ortaya koymuştur.  Bu bulgu Gölbaşı-Türkoğlu segmentinin yakın bir gelecekte yaklaşık büyüklüğü 7.5 şiddetinde bir deprem oluşturacağı teknik verilerle bizlere göstermektedir. “İmar Barışı” adı altında kaçak yapılaşma affı ile, denetimsiz, yeterli mühendislik hizmeti almamış yapılar da yasal hale getirilmiş, bugüne kadar sınırlı da olsa deprem güvenliği için atılmış olan tüm adımlar boşa çıkartılmıştır. İmar barışından yararlanmış olsa dahi, gerekli yasal düzenlemelerin yapılarak Şehrimizde 1999 yılından önce yapılan tüm yapıların incelenmesi deprem dayanıklık testlerinin yaptırılması  gerekmektedir.”

İLÇE BELEDİYELERİNDE JEOLOJİ MÜHENDİSİ YOK

Özellikle büyükşehir belediyesinin çalışmasını yaptığı deprem master planını taktirle karşıladıklarını söyleyen Arslanoğlu,”Yetkililerin   şehrimizde  gelecekte olası depremi kabullendiklerini göstergesi bizlere umut veriyor. Bu çalışmaların içerisinde öncelikli olarak şehrimizin tamamının mikro bölgeleme etütlerin yaptırılması ve şehir planlamalarının ve kentsel dönüşüm alanlarının bu etütlere göre revize edilmesi gerekmektedir. İnşaat Ruhsatı vermeye yetkili ilçe belediyelerinde, yapılan zemin etütlerinin denetimini yapan jeoloji mühendisi bulunmaması mevcut yapılan tüm zemin etüt raporların doğru olduğu kabulüyle denetimsiz olarak onaylanmakta ve yapılan tüm statik projeler bu raporlara göre hazırlanmaktadır. Yapının oturduğu zeminlerin jeolojik ve jeoteknik özelliklerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesinin ancak jeoloji mühendisleri tarafından yerine getirilebileceğini ifade ediyor ve yapı üretimi ve denetimi süreçlerinin jeolojik-jeoteknik (zemin ve temel) etüdü,  mimari, statik, elektrik, makine, peyzaj gibi tüm etüt ve projelerin 3194 sayılı yasada belirtildiği şekilde ayrı ayrı ilgili meslek disiplini tarafından yerine getirilmesinin uygulamada sağlanması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.” 

OVAYOLU:ÜLKEMİZ DEPREME HAZIR DEĞİL

Hüseyin Ovayolu, planlama, mühendislik, mimarlık, yapılaşma ve kamusal denetime ilişkin sorunlara ayna tutan, yüzyılın afeti olarak anılan ve yaklaşık 340 bin yapının önemli ölçüde yıkıldığı ve hasar gördüğü, on binlerce yurttaşımızın yaşamını kaybettiği1999 Marmara Depreminden hiçbir ders alınmadığını söyledi. Ovayolu, ”Türkiye bugün 20 yıl önceki Marmara depreminden daha iyi durumda değildir. Yer seçimi kararlarında, yapı tasarımı, üretimi ve denetiminde bilimsel, bütünlüklü bir düzen yoktur. Öyle kisorunlu dolgu alanları, dere yatakları ve kıyılar imara açılmakta, her yere AVM ve gökdelenler yapılmaktadır. Yanlış ulaşım politikaları, yanlış kentsel dönüşüm uygulamaları ve yanlış mega projelerin artması, su yatakları ile yeşil alanlar arasındaki bağların koparılması, sel-su baskınlarının artması, ısı adalarının oluşması gibi olgular depremlerin yıkıcı etkilerini artırmaktadır. Bu sorunlara deprem olgusunu ve depremlere dayanıklı yapı stokunu artırma gerekliliğini gözetmeksizin yapılan son imar affı ve depremlerde toplanma yerleri olan alanlardaki hızlı yapılaşma eklendiğinde ülkemizin depremlere hazır olmadığıanlaşılmaktadır.” diye konuştu.

BUNLAR OLUMLU GELİŞMELER

Mevcut Yapı Denetim Yasası’nın öngördüğü, ticari yanı ağır basan yapı denetim şirketi ve öngörülen teknik müşavirlik şirketi modeli yerine uzmanlık ve etik niteliklere sahip yapı denetçilerinin etkinliğine dayalı, meslek odalarının sürece etkin katılımını sağlayacak yeni bir planlama, tasarım, üretim ve denetim süreci modelinin benimsenmesi gerektiğini belirten Ovayolu, ”İlimizde Deprem Master Planı’nın hazırlanıyor ve bu konuda ciddi çalışmalar yapılıyor olması ilimiz adına olumlu gelişmelerdir. Fakat sağlıklı bir Deprem Master Planı hazırlanabilmesi için, Gaziantep’in güncel depremsellik durumu, deprem bölgeleri – haritaları,  en önemlisi mevcut yapı stokunun depreme ne kadar dayanıklı olup olmadığı gibi somut verilere ihtiyaç vardır. Ancak bu veriler ile hazırlanan sağlıklı bir Deprem Master Planı ilimize faydalı olabilecektir. Bunun yanında tüm bina projelerinin Meslek Odalarının denetiminden yoksun bırakılması, Meslek Odaları tarafından denetlenmesinin istenilmemesi, hatta denetlenen, Meslek Odası imzası ve kaşesi bulunan projelerin ilgili merciler tarafından kabul edilmemesi Bilimle, Deprem Master Planı ile Depreme Yönelik alınacak önlemler ile tamamen tezat bir durumdur” şeklinde konuştu. 

DENİZ:DEPREM TOPLANMA ALANLARI İMARA AÇILDI

Türkiye Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Gaziantep İl Koordinasyon Kurulu Genel Sekreteri Abdülkadir Deniz, "20 yıl önceki acıları yeniden yaşamamak için ülke olarak depreme hazırlıklı olmalıyız. 17 Ağustos depreminden büyük bir ders çıkarmamız gerekirken, ne yazık ki aradan 20 yıl geçmesine rağmen çıkarmamız gereken dersleri çıkarmadık, alınması gereken tedbirler alınmadı, afet riski olan bölgeler ve yerleşim yerleri taşınmadı, binalarımız depreme dayanıklı hale getirilmedi, depremde toplanma alanları imara açıldı. 20 yıl önce deprem konusunda nasıl bir hazırlığımız yoksa şimdi de bir hazırlığımız yok. Yaşanacak benzer bir deprem, 17 Ağustos 1999 depreminden farklı olmayacaktır. Tüm bunların biliniyor olmasına rağmen halen herhangi bir tedbir alınmamış olması çok acıdır. Benzer acıları yaşamamak için bir an önce gerekli tedbirler alınmalı. Ülke genelindeki yapıların ve binaların incelenerek, riskli yapıların tespit edilerek, gerekli önlemlerin alınması kaçınılmaz oldu. Zemini uygun olmayan arazilere ve arsalara bina yapılmamalıdır” dedi. Meral KINACILAR

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum