Bireysel düşüncenin zayıfladığı, insanların korku endişe içine girdiği, bazı fırsat düşkünlerinin fırsattan istifade kendileri gibi düşünmeyenleri, yada kendilerini kamufle etmek adına önlerine geleni FETÖ' cü ilan ettiği, insanları tehtit ve şantajla yıldırmaya çalıştıkları bir dönemde Türkiye Kamu-Sen teşkilatlarının ve Sn. İsmail KONCUK' un tespit ve tavsiyeleri pür dikkat takip edilmektedir.

Çünkü doğru ve sağlıklı bir tespitte bulunabilmeniz için öncelikle kendinizden emin olmanız halk tabiri ile altınızın kuru olması lazım. Bu yüzden içleri, hatta bizzat kendileri FETÖ' cü olanlardan doğru şeyler bekleyemeyiz. Bizlere atılan çamurlar tutmaz leke bile bırakmaz, Sn. İsmail Koncuk'un bazı tespitleri hem hislerimize tercüman oluyor hemde yazmanın zorlaştığı bu dönemde işimizi kolaylaştırıyor;

"Ülkemiz önemli bir dönemeçten geçiyor.İç ve dış tehditler hız kesmeyecek gibi görünüyor.Son günlerde terör olaylarındaki artış, bizi daha dikkatli olmaya zorluyor.Daha dikkatli olmaktan kastım, ihtiyacımız olan birlik ve beraberliği pekiştirecek adımlar atma gereğidir.Şehitlerimize borcumuzu nasıl ödeyeceğimizi düşünmek zorundayız.

Alçak darbe girişiminin hedefi Türk Milletinin birlik ve beraberliğini ortadan kaldırmak, çıkacak kaos ortamında ülkeyi ve milleti parçalamak, Suriye'ye dönüşmüş bir ülke meydana getirmekti.Ülkemizin hürriyet ve bağımsızlığı her türlü şahsi menfaatin üzerindedir.Dolayısıyla yaşadığımız olayları, şahsi veya kurumsal menfaat açısından değerlendirenler, bize ve ülkemize kurgulanmış planın farkına varmaktan uzak insanlardır.

Kurgulanan hain plan tutmuş olsaydı, ne makam koltuklarının ne de kırmızı plakaların hiç bir önemi kalmayacaktı.Şuan yaşadığımız terör olaylarını yaşanılan darbe girişiminden ayırmak da akıl karı değildir.Darbe girişimi haftası ortadan kaybolan terörün, hız kazanarak hortlaması tesadüflerle açıklanamaz.O halde tehlike geçmiştir gibi bir aymazlık, yeni sıkıntılar yaşamamıza sebep olacaktır.

YAPILMASI GEREKEN NEDİR ?

Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan 15 Temmuz gecesini ve yaşanılanları, buna karşılık milletimizin siyasi bir ayrım gözetmeden alanlardaki duruşunu en net gözlemleyenlerdendir. Her siyasi görüşten insan ölümüne bir mücadele vermiş ve iç ve dış şer odaklarının kirli planını bozmuştur.

Sayın Cumhurbaşkanının, bu yaşananlardan hareketle, yaşadıkları, tüm duygu ve düşüncelerine yansımıştır.Sn. Cumhurbaşkanı, olayın vehametini, bundan sonraki sürece etkisini de kavrayarak, bir büyük kucaklaşmaya ihtiyacımız olduğunu ısrarla vurgulamaktadır.

15 yıldır yaşanılan siyasi gerilim, dışlanmışlık, ayrımcılık ve kamplaşma vb yaşadıklarımız göz önüne alındığında, bu vurguya, dikkatle yaklaşmak gerektiğini düşünen, insanların varlığını ve böyle düşünmeye hakları olduğunu da kabul etmemiz gerekir.Bununla birlikte, her türlü olumsuz geçmişe rağmen, birlik ve beraberliğin, ülke olarak içinde yaşadığımız tüm problem ve tehditlerden kurtulmak için tek çıkış yolu olduğunu da bilmek zorundayız.

Tam burada şunu da söylemek zorundayız, tüm olaylara, faydacı yaklaşımı hayatının merkezine koyan, kişi ve grupların, Sayın Cumhurbaşkanının bu söylemlerinden ne kadar sonuç çıkarabildiği, ne kadar etkilendiği, şüpheyle yaklaşılması gereken, bir büyük problemdir.Bakanlıklar ve bağlı kurumların, taşra ve merkez arasında dahi farklı yaklaşımlar sergilediği düşünüldüğünde, Sayın Cumhurbaşkanın birlik ve beraberlik hedefini yakalamak kolay olmayacaktır.

Bugünlerde, bazı medya kuruluşlarının, şahsım ve Türkiye Kamu Sen teşkilatlarına yönelik olarak yaptıkları, ısmarlama, karalama ve iftira haberleri yapmaları, kamuda bu birliktelik arzusundan ne kadar uzak insanlar olduğunu da göstermektedir.

Herhalde, bu ülkede Fetö'cülükle suçlanabilecek, en son kuruluş Türkiye Kamu Sen' dir. Bu tür haberleri yapanlar da bu gerçeği çok iyi bilmekle birlikte, suyu bulandırarak, kamuda oluşabilecek olan birlik ortamından rahatsız olduklarını ortaya koymaktadırlar.Bu insanlar, anlaşılan Sn Cumhurbaşkanının birlik ve beraberlik sözünden büyük rahatsızlık duymaktadırlar.Onlar için, birlik ve beraberlik altlarındaki koltuk sayısının azalması, yıllardır paylaşmamak için büyük çaba sarf ettikleri rantlarının azalması anlamına gelmektedir.Bizim için birlik ve beraberlik ise, ülke ve milletimize yaşatılmak istenilen, bela ve musibetlerden kurtuluşun tek yoludur.Bunu başarmak zorundayız.Bunu sağlamak için, tüm kurum ve kuruluşların payına düşen sorumluluğu yerine getirmesi şarttır.

Ya benimsin ya kara toprağın mantığı ile meseleye yaklaşan, egoizmi tavan yapmış, toplumsal düşünme kabiliyetini kaybetmiş insanlarla bu hedef yakalanamaz.Tekrar ediyorum, biz bize düşen sorumluluğu yerine getirmeye gayret sarf edeceğiz.

Bizim gidecek bir başka ülkemiz yok, hangi siyasi görüşten olursa olsun, herkes aklını başına almalı, kininin esiri olmadan, geleceği topyekun kucaklamanın yolunu aramalıdır.O koltuklar, o kırmızı plakalı makam arabaları geleceği kurtarmaya yetmeyecektir."

Teşekkürler Sn. İsmail KONCUK Saygılarımla.