Türkiye’de üniversite eğitimine ilişkin kapsamlı bir yenilik planlanıyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın açıklamasına göre, lisans programlarının süresi 2026-2027 eğitim-öğretim yılından itibaren 4 yıldan 3 yıla indirilecek. Bu değişiklik, eğitim takviminin yeniden yapılandırılması sonucu hayata geçirilecek.
Yeni modelle birlikte geleneksel akademik yıl yapısında da önemli bir dönüşüm yapılacak. Bugüne kadar güz ve bahar olmak üzere iki sömestr şeklinde yürütülen eğitim, üç dönemli (sömestr) sisteme dönüştürülecek. Böylece yaz ayları da eğitim takvimine entegre edilerek uzun yaz tatili uygulamasına son verilecek.
Yoğun Akademik Takvim ve Yaz Tatilinin Yeniden Düzenlenmesi
YÖK’ün taslağına göre akademik yıl, Eylül ayı başında başlayıp Temmuz ayı ortasında sona erecek şekilde planlanıyor. Bu kapsamda, her bir dönem süresi mevcut sistemdeki gibi tam 14 hafta olmayacak; süreler optimize edilerek güncellenmiş dönemler uygulanacak.
Bu yeni düzenlemeyle öğrencilerin ilave yaz okullarına ihtiyaç duymadan yıl boyunca ders alması hedefleniyor. Toplam kredi ve ders içeriği bakımından öğrencilerin herhangi bir kayıp yaşamayacağı; sadece eğitim programlarının daha verimli ve yoğun bir takvimle uygulanacağı ifade ediliyor.
Öğrencilerin Yaz Tatili Kısa ve Yoğun Geçebilir
Uzmanlar ve YÖK açıklamalarına göre, uzun süreli geleneksel yaz tatili yerine, yıl içindeki dönemlerin planlanmasıyla yaz tatilinin yaklaşık bir aya indirilebileceği üzerinde duruluyor. Böylelikle öğrenciler, mezuniyetlerini daha kısa sürede tamamlayarak daha erken iş gücüne katılma fırsatı bulacak. Planlanan yeni akademik takvim, özellikle sosyal bilimler, iletişim, iktisat ve işletme gibi lisans programlarında uygulanacak. Tıp fakültesi gibi bazı uzun soluklu bölümlerde bu değişikliğin farklı şekilde ele alınabileceği belirtiliyor.
Değişikliğin Uygulanma Zamanı ve Amaçları
YÖK yetkilileri, bu modelin 2026-2027 akademik yılından itibaren kademeli olarak uygulanmasının hedeflendiğini açıkladı. Düzenlemenin amaçları arasında eğitimde verimliliğin artırılması, gençlerin mezuniyeti takiben iş hayatına daha erken atılması ve uluslararası standartlara uyumun güçlendirilmesi yer alıyor.
Yeni sistemle ilgili ayrıntıların ve uygulama takvimlerinin üniversitelerle koordinasyon halinde netleştirileceği öğrenildi. Öğrencilerin ve eğitim camiasının geri bildirimleri doğrultusunda takvime ilişkin ek düzenlemeler yapılabileceği ifade edildi.





