Eleştirilerin odağındaki isim ise Gaziantep Üniversitesi Dahiliye yoğun bakım bilim dalı başkanı Doç. Dr. Gülseren Elay’dı. Yoğun bakımdan çek yatları kaldırttığı gerekçesiyle eleştirilen Elay, konuyla ilgili açıklama yaptı ve “Yoğun bakım odaları yatakhane gibi kullanılmaya başlanınca bu kararı almak zorunda kaldım” dedi.
Kendisine kumpas kurulduğunu, mobing uygulandığını öne süren Elay, “Usulsüzlüklere geçit vermedim. Bu yaşananlar bana karşı yapılmış bir kumpas ve senaryo. Daha önce de cep telefonlarım hastalara dağıtıldı. Çek yatları durduk yere kaldırmadım. Yargısız infaz yapılıyor. Liyakatsiz atama yoğun bakım işleyişini durma noktasına getirdi. Çekyatlar 2 gün önce kaldırıldı. Olaylar artık kontrolden çıkıp yoğun bakım odaları yatakhane gibi kullanılmaya başlanınca bu kararı almak zorunda kaldım. 3 yıldır cehennemi yaşıyorum. Usulsüzlüklere ilgili 30 dilekçem var. Bana kumpas kuruldu, bu konu detaylı araştırılsın” dedi.
DİPLOMAM SAYESİNDE AÇILDI
Yan dal diploması sayesinde program açıldığını anlatan Elay şunları söyledi:”Benim üç yıl eğitim alarak elde ettiğim yoğun bakım yan dal diplomam var. Bu yan dal eğitim programı da benim diplomam sayesinde açıldı. Eğer ben diplomamı çeksem bu eğitim programı zaten kapanacak. Buna rağmen yoğun bakım alanında diploması olmayan, yoğun bakım eğitimi almamış, mecburi hizmetini yapmamış ve bu alanda yayını yok denecek kadar az ve yetersiz olan bir kişi yıllardır yan dal eğitim sorumlusu olarak tutuluyor. Hatta bu kişi, Haziran ayında, “yoğun bakım eğitimi kapatılsın” diye dilekçe vermiş birisi. Buna rağmen bugün eğitim sorumlusu olarak görevde tutuluyor" dedi.
MAHKEMEYE TAŞINDI
Dört yıldır doçent olduğunu ve eğitim sorumlusu şartlarını sağladığını belirten Elay şunları söyledi: "Buna rağmen benim diplomamla açılan bir programın başına diploması olmayan bir kişi getirildi. Üstelik bu kişi yaklaşık sekiz aydır bir kez bile makale saati yapmadı, eğitim toplantısı yapılmadı. Bu durumla ilgili Yükseköğretim Kurulu’nun da, Üniversiteler arası Kurul’un da bu kişinin değiştirilmesi gerektiğine dair dekanlığa yazdığı resmi görüşü var. Onlar da bu görevlendirmenin değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Buna rağmen bu atama ısrarla keyfi olarak dekanlık tarafından devam ettirildi. Yaklaşık bir yıldır bu durumla mücadele ediyorum ve konu artık mahkemeye taşındı.
DAHA ÖNCE UYARDIM
Yan dal eğitimi yaklaşık dokuz ay önce başladı. Daha önce yoğun bakımda asistanlar çok daha düzenli ve disiplinli çalışıyordu. Ancak yan dal eğitimi başladıktan sonra sorunlar ortaya çıktı. Bunu herkes için söylemiyorum ama bazı yan dal uzmanları ve bazı asistanlar mesai saatlerinde odada saatlerce kalmaya başladı. Günde 8–10 saat odada uyunduğuna dair çok sayıda tutanak var ben de bunu çok kez gördüm ve uyardım. Hastalarla ilgilenilmediği yönünde hem hasta yakınlarından hem de personelden çok sayıda şikayet geldi. Diğer bölümlerle yaşanan tartışmalar aksaklıklar bitmek bilmedi. Bilgim dışında hastalar yatırılmaya başlandı. Rotasyona gitmeleri gereken yan dal asistanı “ben gitmiyorum, kimse beni gönderemez” diyerek görevlendirildiği bölüme gitmedi. Hemşire arkadaşlar hasta kötüleşti deyince “ben neden uyandırıyorsun sen hallet sabah bakarız” diyerek odadan çıkmayan durumlar bana yansıdı.
ODANIN KAPISINI KAPATIP UYUMAK NEDİR?
Elbette nöbette doktor da dinlenebilir. Ama dinlenmenin bir sınırı vardır. Bir doktor şokta entübe yaşam savaşı veren bir hasta için çağrıldığında uyanmalı ve hastanın yanına gitmelidir. Odanın kapısını kilitleyip sabaha kadar bilgisayar oyunu oynamak, eğitim sorumlusu bize rahat çalışın diyor deyip hastanın yanına bile uğramamak ya da gündüz mesai saatlerinde sabah 9.00 ile ikindin 16.00 arası aralıksız uyumak odayı eğlence ve sohbet ortamına kabul edilebilir bir şey değildir. Zaten bu konuların hepsi tarafımca defalarca resmi olarak dekanlığa bildirilmiş açılan dava dosyasında yer almaktadır . Bu olaylar büyüyüp tutulan tutanaklar, il sağlık müdürlüğüne kadar yansıyan hasta şikayetleri, yoğun bakım ortamının hastaların tedavisini aksatacak düzeyde lakayıtlaşması üzerine odalarındaki çekyatları kaldırmak zorunda kaldık. Eğer benim böyle bir niyetim olsaydı ben zaten altı yıldır burada çalışıyorum, bunu altı yıl önce yapardım. Çekyatlar 2 gün önce kaldırıldı.
KONTROLDEN ÇIKTI
Olaylar artık kontrolden çıkıp yoğun bakım odaları yatakhane gibi kullanılmaya başlanınca bu kararı almak zorunda kaldım. Üstelik asistanlar normalde 1 kişi çalışırken rahat etmeleri için sayıyı 2 e çıkaran da benim. Nöbet ertesi de mesaide kalmıyorlar. Hemşire arkadaşlarında yatmaları için bir yatak değil onlarında aynı şekilde dinlenme koltukları var . Şu an doktorların odaları mevcut hatta yoğun bakımda doktor odası dışında geniş bir ortak dinlenme alanı da var.Odaları ellerinden alınmış değil, fotoğrafın çekildiği oda kendi odaları. Burada önemli bir nokta daha var. Bu kişiler benimle birlikte çalışıyor ama onların geçme kalma puanını ben vermiyorum. Eğitim sorumlusu olarak diploması olmayan bu zemini hazırlayan kişi veriyor. Bu yüzden bazı kişilerden bazıları verilen görevleri açıkça yapmamaya başladı. Rotasyona gitmeyen, odadan çıkmayan, mesai saatlerinde uyuyanlar hasta yakınları ile tartışanlar, görev yerini izinsiz terk edenler oldu bunların hepsi yargıya taşındı.
SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIM
Çekyatların kaldırılmasından sonra ise yerde serilmiş bir yatak fotoğrafı sosyal medyada paylaşıldı. Bu fotoğraf biz mahkemeye başvurduktan sadece üç gün sonra ortaya çıktı. Fotoğrafta kimin olduğu bile belli değil. Bu görüntülerin bilerek var olan düzenin değiştirilmemesi için oluşturulduğunu düşünüyorum. Benim için önemli olan hastaların can güvenliği. Yoğun bakımda kimsenin saatlerce uyuma, bilgisayarda oyun oynama ben bakmıyorum beni rahatsız etmeyin deme müdahaleyi sabaha kadar bekletme verilen görevleri yapmama lüksü yoktur. Hastalara bakmak yerine bu ortamı kaosa çevirenlere karşı gerekli suç duyurularını da yapacağım. Ben altı yıldır bu yoğun bakımda çalışıyorum. Bu kaostan beslenerek yoğun bakım doktor odasını yatakhaneye çevirmek üniversite ortamında kabul edilemez. Kimsenin çalışmadan falanca filancayı tanıyarak diploma almasına, hastaların ihmal edilmesine ve bu düzenin devam etmesine izin vermeyeceğim. Süreç şu anda mahkemede. Ben adaletin yerini bulacağına ve sonunda liyakatli kişinin bu göreve atanacağına inanıyorum




