1. YAZARLAR

  2. Tamer Abuşoğlu

  3. YILAN'DAN YALANA, GİDEREK KRONİKLEŞEN BİR MÜRTECİ FACİASI
Tamer Abuşoğlu

Tamer Abuşoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

YILAN'DAN YALANA, GİDEREK KRONİKLEŞEN BİR MÜRTECİ FACİASI

A+A-

Sosyal medyada ve medyada gün geçmiyor ki, Gaziantep ismi olumsuz bir hadiseyle anılmasın.

Yer, tahmin ettiğiniz gibi yine Gaziantep. İyi Nacar Camii'nde Bayram Hutbesinde konuşan İmam Fadıl Yılan'ın akıl ve şuurla izahı mümkün olmayan hezeyanları diline vurmuş olacak ki, Türkiye'yi sarsacak olan ifadeleri kayıtlara geçti.

"Birinci İnönü Zaferiymiş. Yok ikinci İnönü Zaferi, Sakarya Zaferiymiş. Hepsi yalan bunların. Yok Yunanlılar denize dökülmüş, hepsi yalan. Keşke Yunan galip gelseydi. Belki Osmanlıyı yeniden kurabilirdik"

İmam paçaları sıvamış yalan denizinde kulaç atarken, hiçte hakkı ve haddi olmadığı halde tarihçiliğe soyunmuş.

Bir nalına bir mıhına vurma telaşında iken, aslında Yunan birliklerinin mağlup olduğunu, "keşke" vurgusuyla kendisi de ifade ediyor.

İmamın zoruna giden, aslında bu bir dizi zaferi kazanarak sonrasında Cumhuriyet devletini inşa edecek olan Mustafa Kemal Atatürk ve onun kahraman silah arkadaşlarının laik ve devrimci duruşu.

İmam Yılan, İyinacar Camiinde zehrini haziruna akıtırken, cemaatin buzağılaşması pek manidar bir hali işaret ediyor. Neyse ki, gaflet uykusundan çabuk uyanan ve çatal dilin akıttıklarını kayda alma basireti gösteren bir kişinin sayesinde, camiileri ve yurttaşları hangi tehlikelerin beklediğini görme şansını elde edebiliyoruz.

Atatürk'e, onun en yakın silah arkadaşlarına, Cumhuriyet devletine, kurucu felsefeye, laik ve demokratik yapıya ve devrimlere, saldırı ve hakaretin getirisini hesaplayarak yapılan ve alçaklıkta sınır tanımayan bu tür eylemler karşısında Diyanet İşleri hangi pozisyondadır, bileniniz var mı ?

Giderek kronikleşen İskilipli Atıf mantığı karşısında Kadir Mısıroğlu'nu ziyarete giden Diyanet İşleri Başkanının bu mürteci tayfasına karşı ne gibi bir yaptırımı olabilir ?

Cumhuriyet yıkıcılığı ve Atatürk'ün devrimleri söz konusu olduğunda akıl dışı davranışlar sergileyen mürtecilerin toplumu kutuplaştıran, bölen ve ayrıştıran kıskaç hareketi giderek şiddetini artırıyor.

Menemen'de bir cami avlusunda Teğmen Kubilay'ın kafasını kör testereyle kesen karanlığa karşı, Atilla İlhan'a müracaat edelim

Hani bir vakitler

Kubilay'ı kestiler

Çün buyurdun

Kesenleri astılar

Sen uyudun

Asılanlar dirildi

Mustafa'm, Mustafa Kemal'im

 

İmam kılığındaki Yılan'ın mensubiyetini, beynine hükmeden kanındaki bileşenlerin ne olduğu konusunda bir bilgiye sahip değiliz.

Ancak İstikbal kovalamanın, yükselmenin ve nemalanmanın Atatürk'e, devrimlere ve Milli Kurtuluş Savaşı değerlerine küfretmekten geçtiğine inanan bir kesimin olduğu mukakkak.

Dinin muhafız takımı gibi ortaya saçılan bu softa takımının, Allah'ın dinine, İslam akaidine ve tevhitleşerek milletleşecek olan Yüce Türk Milletine ve İslam dinine en büyük zararı verdiği de artık bir realite.

17 yıllık süreçte müessese olarak islamın nasıl tahrif edildiği yükselen ateizm ve deizm örneğinde kendini gösteriyor.

Anadolu coğrafyası başta olmak üzere, İslam coğrafyasının ve müslüman halkların kurtuluşu, İslamı gerçek kural ve kurumlarıyla tebliğ edecek olan ehil bilim adamları vasıtasıyla olacak.

Gerisi kan, gözyaşı, kargaşa, kaos ve karanlıktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.