Çitçi, “Gaziantep mutfağı, Türkiye’de ilk olarak gastronomi alanında tescillenmiş bir şehir ve şuanda yine dünyaca ünlü derecelendirme firması tarafından yeme içme konusunda dünyadaki ilk 10 şehir arasında Gaziantep seçildi. Tabi ki Gaziantep mutfağı zengin bir mutfak olduğu için bu listede olması gayet normal. Gastronomi şehri olarak bu listeye ürün, yemek çeşitliliğinin fazla olmasının yanı sıra lezzet bakımından da girdi” dedi.

HEDEF GELECEK NESİLLER

Gaziantep mutfağını ve yemek kültürünü anlatan Çitçi, asıl hedeflerinin Gaziantep yemeklerini gelecek nesillere nakledebilmek olduğunu belirtti. Çitçi, “Gaziantep mutfağının yaklaşık 12 bin yıllık bir geçmişi var. Gaziantep dünya üzerindeki ilk yerleşik hayata geçilen şehirlerden biri olduğu için 21 medeniyete ev sahipliği yaptı. Diğer yandan ipek yolunun üzerinde olması Gaziantep’te yemek kültürünün oluşmasına sebep olmuştur ve nesiller boyunca bu güne kadar aktarılan bir yemek kültürü var. Dünyada baktığımız zaman şehir ismi ile anılan mutfakların başında gelen ilk mutfak Gaziantep mutfağıdır. Bizim asıl yapmak istediğimiz geçmişten gelen Gaziantep yemeklerini gelecek nesillere nakledebilmek. Bunun için çalışmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Çiftçilerle birlikte fide dikti Çiftçilerle birlikte fide dikti

TOPRAKLARIMIZ ÇOK DEĞERLİ

Gaziantep mutfağının birkaç yemekten ibaret olmadığını söyleyen Çitçi, Avrupa ülkelerinden daha çok tescilli yemeklerin olduğunu belirterek, “Gaziantep adına 104 tane coğrafi işaretli ürünümüz var. Bunlardan 99 tanesi yemek ve gıda ile alakalı. Türkiye’de böyle bir çeşitlilik ve 104 adet coğrafi işaret sayısına ulaşan bir şehir yok. Biz bunu her zaman söylüyoruz. Endemik ürünlerimiz çok fazla. Avrupa ülkelerini toplasanız bir Gaziantep etmiyor. Dolayısıyla Gaziantep çok değerli topraklar üzerinde. Ürünlerimiz çok fazla, bu ürünlerin çok fazla olması yemek kültürünün gelişmesinde sebep olmuş ve şuan dünya mutfakları başında Gaziantep geliyor. Dışarıdan baktığınızda Gaziantep, lahmacun, kebap ve baklava şehri olarak gözüküyor ama biz UNESCO’ya girdikten sonra bunun sadece 4 yemekten ibaret olmadığını ve çok değerli kazan yemeklerinin de olduğu, çok değerli tatlılarının da olduğu ortaya çıktı. Bizim şuanda 400’ün üzerinde yaptığımız kazan yemeği 100’ün üzerinde tatlımız ve 500’ün üzerinde yemeklerimiz mevcut. Bunlardan 99 tanesi gıda üzerine alınmış coğrafi işaretler. Bu listede Gaziantep’in yer alması, İlk 10 şehir arasında yer alması bir tesadüf değil. Bu topraklar önemli geçmişe sahip. İlk kebabın ilk yemeklerin yapıldığı topraklar. O yüzden Gaziantep çok değerli bir konumda. Dolayısıyla hak ettiği değeri görmeye başladı” şeklinde konuştu.