1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. YapıEN’den Naksan açıklaması
YapıEN’den Naksan açıklaması

YapıEN’den Naksan açıklaması

Gazetemizin ‘Naksan'ın satışı hukuki değil başlığı’ ile “Sözcü’yü kaynak göstererek yaptığı habere YAPIEN İnşaat Yüksel Akpoyraz’dan tekzip ve ihtarname metni gönderildi.

A+A-

 Gazetemize gönderilen tekzip metninde “2013 yılında kurulan YapıEn İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı iken 2018 yılında hisselerimi devretmiş bulunmaktayım. Bununla birlikte eskiden ortağı bulunduğum firma da söz konusu ihaleye katılmadığı gibi teklif dahi vermemiştir” denildi. 

İŞTE GÖNDERİLEN TEKZİP METNİ VE İHTARNAME

TEKZİP METNİ

İnternet siteniz üzerinden yapılan haber ile TMSF tarafından ihale usulü ile satışa çıkarılan Naksan firmasının eski ortağı bulunduğum şirket tarafından alındığı ve ihalenin usulsüz olduğu iması taşıyan haberler ile ismim kullanılmıştır.

Oysa 2013 yılında kurulan YapıEn İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı iken 2018 yılında hisselerimi devretmiş bulunmaktayım. Bununla birlikte eskiden ortağı bulunduğum firma da söz konusu ihaleye katılmadığı gibi teklif dahi vermemiştir.

İhaleye ve ihale sonucuna ilişkin bilgim ve ilgim bulunmamaktadır. Hakkımda yapılan asılsız ve mesnetsiz haberler neticesinde, tüm karalamaların kaynağının unvan karışıklığından meydana geldiği hususu anlaşılmıştır. İhaleyi alan firma ile bir bağımız söz konusu olmadığı gibi yalnızca “Yapı Enerji” ve “YapıEn” unvan benzerliğinden yola çıkılarak ismim ve çalıştığım firma kullanılmak suretiyle sanal algı ve sansasyon yaratılmıştır.

Hakkımdaki ve mevcutta çalışmakta olduğum şirket hakkındaki tüm haberlerin gerçekler ile bağlantısı bulunmamaktadır. Ne ben ne de eski ortağı bulunduğum YapıEn firması ne de mevcut çalışmakta olduğum şirket, haberlere konu ihaleye katılmış yahut teklif dahi vermiş değildir. Söz konusu olaylar ve haberler ile uzaktan yahut yakından ilgim bulunmamaktadır.

İş bu kapsamda şeref ve haysiyetimi zedeleyici ve kişilik haklarıma saldırı niteliği taşıyan gerçek dışı haber yapılmıştır. Söz konusu karalama ve haksızlıklara karşı tüm yasal haklarım saklı kalmak kaydıyla mevcut durumu kamuoyuna saygıyla bildirmekteyim. 

Yüksel AKPOYRAZ

İHTARNAMEDİR

KEŞİDECİ : Yüksel AKPOYRAZ

VEKİLİ : Av. Neslihan ŞENTÜRK

    Işık Sok. No:20 Çankaya/ANKARA

MUHATAP : Gaziantep27

    Muammer Aksoy Bulvarı Yetkin Şekerci İş Mrk. Kat:4 No: 407 (Emniyet Müdürlüğü Karşısı) Şehitkamil / GAZİANTEP

TALEP KONUSU : İnternet sitenizde https://www.gaziantep27.net/koskoca-naksan-ucuza-gitti-557411h.htm linki ile yapılan asılsız haberlerin kaldırılması ve tekzip yazısı yayınlanması gerektiği, aksi halde yasal yollara başvurulacağı ihtarıdır. 

AÇIKLAMALARIMIZ:

Sayın Muhatap;

Koskoca Naksan ucuza gitti. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yapılan Naksan Plastik’in satış ihalesinde en yüksek teklif 1 milyar 245 milyon TL oldu.Koskoca Naksan ucuza gitti” başlığı ile müvekkilim hakkında gerçeğe aykırı haber yayınlanmıştır. Haberin içeriğinde:

“Naksan’ı aldığı belirtilen YAPIEN İNŞAAT YÜKSEL AKPOYRAZ, 09.10.2013 tarihinde bir Şahıs Firması olarak kurulmuş olup İstanbul Ticaret Odası'na bağlı olarak faliyet göstermektedir. Firma Konut İnşaatı Meslek Grubu Ana Kategorisinde, İkamet Amaçlı Binaların İnşaatı (Müstakil Konutlar, Birden Çok Ailenin Oturduğu Binalar, Gökdelenler Vb.Nin İnşaatı) (Ahşap Binaların İnşaatı Hariç) Nace Kodu Sektöründe yer almaktadır” İfadelerine yer verilmiştir.

Oysa çok açık ve net bir şekilde hata yapılmış ve yeterli araştırma yapılmaksızın haber yapılmıştır. Şöyle ki; müvekkilim söz konusu ihaleyi almadığı gibi, ihaleye katılmamış teklif dahi vermemiştir.

Herşey TMSF tarafından yapılan ihaleye katılan ve ihale üzerinde kalan unvanını tam olarak bilemediğimiz Yapı&Yapı grup firmasının enerji firması olan Yapı Enerji firmasının ihaleye katılıp ihaleyi alması ile başlamıştır.

Söz konusu ihale ile ilgili olarak hiçbir araştırma yapılmaksızın SALT UNVAN BENZERLİĞİ İLE BİR DÖNEM YETKİLİ BULUNDUĞU ŞİRKET UNVANI KARIŞTIRILMAK SURETİYLE MÜVEKKİLİM HAKKINDA ASLI OLMAYAN HABERLER YAYINLANMIŞTIR.

Müvekkilim Yüksek Akpoyraz İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü 880651 sicil numarası ile 2013 yılında kurulan Yapıen İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ortağıdır. Söz konusu şirket inşaat alanında faaliyet göstermek üzere kurulmuş ve 2018 yılında müvekkilim Yüksel Akpoyraz şirket hisselerini devretmek suretiyle şirketle ilişiğini kesmiş durumdadır. (EK-Ticaret sicil belgeleri: Kuruluş ve Hisse Devri)

Kaldı ki müvekkilimin eski ortağı bulunduğu şirket TMSF tarafından yapılan ihaleye katılmadığı gibi ihaleye teklif dahi vermemiştir. 

Buna karşın müvekkilim ihaleye katılmış ve ihale üzerinde kalmış ve bu durumda şaibe varmış algısı ile yapılan haberin açık hata olduğu ve bu yanlışın giderilmesi gerektiği açıktır.

Bir kimsenin kişilik haklarını ihlal edecek şekilde video, resim, haber, yorum vb. içeriklerin internet ortamında paylaşılması halinde, kişilik hakkı ihlal edilen kişi içeriğin kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini isteyebilir (5651 sayılı Kanun m.9/1). Kişilik haklarının ihlali, hukuken bireye karşı işlenen bir “haksız fiil” olarak kabul edilmektedir. Kişilik haklarına yapılan her saldırı bir haksız fiildir, ancak her haksız fiil suç teşkil etmez. Suç teşkil etmese bile internet yayını üzerinden yapılan her türlü kişilik hakkı ihlali nedeniyle erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Örneğin, bir kimsenin çevresine zararlı ve kötü bir insan olduğu, borçlarını ödemediği, yalan söylediği şeklinde internet üzerinden yapılan bir yorum, kişilik haklarının açık bir şekilde ihlali niteliğinde olup hak ihlaline uğrayan kişi ilgili yorumun kaldırılması ve erişimin engellenmesi talebinde bulunabilir.

Kişilik hakları, özel hukukta kişinin doğumuyla birlikte kazandığı ve üzerine kişisel gelişimiyle birlikte her geçen gün yeni değerler kattığı kişiliğinin, maddi ve manevi bütünlüğünün, yeri geldiğinde isminin, mesleki kariyerinin, ailesinin ve hatta sosyal çevresinin üzerinde biriktirdiği, kısacası kendini gerçekleştirme yolunda elde ettiği tüm maddi ve manevi bütünlüğü üzerinde elde ettiği beşeri kazanımlarının ve zaman içinde değişen/genişleyen menfaatlerinin hukuk düzeni tarafından koruma altına alınan yönüdür. (Y19CD-K.2017/4575).

Yine TCKda yer alan düzenlemeye göre: İftira suçu, hakkında savcılık soruşturması açılması veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesidir (TCK m.267). 

Fail, mağdurun bir soruşturma veya kovuşturmaya maruz kalmasını veya mağdur hakkında idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için hukuka aykırı bir fiil isnat etmektedir. Nitekim müvekkilim şirket kamu ihaleleri ile iş alan ve kamu yararına hizmet eden bir şirket olup, yapılan bu asılsız haberler nedeniyle idari yaptırım ile karşı karşıya kalmaktadır. 

Anayasa Mahkemesinin anılan kararında, “Ceza kanunlarında yaptırıma bağlanan suçların internet ortamında işlenmesi hâlinde yaptırımsız bırakılması düşünülemez. Bu sebeple erişimin engellenmesi bazı hâllerde hukuk sistemi açısından bir zorunluluktur. Bununla beraber internetin sağladığı zemin bilgiye ulaşma, kişilerin bilgi ve düşüncelerini açıklama, paylaşma ve yaymaları için vazgeçilmez niteliktedir.” denilerek özgürlüğün sınırları belirtilmiştir. İnternet sitesindeki kişilik haklarını ihlal eden paylaşımlarda toplumun bilgi hakkı amaçlanmamış, müvekkil şirketin kişilik ve marka hakları hedef alınmış ve siyasi bir propaganda yürütülmüştür.

Sanal bir algı oluşturmak adına yapılan haberde; ilgili internet sitesi, yer sağlayıcı ve yayın sahibinin yapılan ihbarın yayınlanmadan önce belirli bir denetime ve gerçeklik testine tabi tutması gerekmekte olup en azından kısa bir araştırma yapılması gerektiği de açıktır. Belirli bir olayla bağlantılı olarak yapılan düşünce açıklaması karışık düşünce açıklaması olarak adlandırılmaktadır. Belirtmek gerekir ki, karışık düşünce açıklamasında dayanılan olay gerçek değil ise yapılan düşünce açıklaması da hukuka aykırı olacaktır. Kanun gereği bu hukuka aykırılıktan içerik sahibi ile birlikte yer sağlayıcısı da sorumlu bulunmaktadır. Nitekim 5651 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi “Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi halinde ve teknik olarak imkan bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlüdür.” ve 9. Maddesi, "İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir." Hükmünü ihtiva etmektedir. Benzer şekilde, 6112 sayılı Kanun'un 18/7. maddesinde; "...İlgili kişi birinci fıkrada belirtilen cevap ve düzeltme hakkını, aynı süreler içinde doğrudan sulh ceza mahkemesinden isteyebilir..." şeklinde hakkında haber yapılan ilgili kişinin, yayımı veya yayını yapan basın veya yayın kuruluşlarına başvuru yapmak zorunda olmaksızın doğrudan mahkemeye başvurabileceği düzenlenmiştir. İçerik sağlayıcı, internet ortamında kullanıma sunduğu her türlü içerikten sorumludur. Yer sağlayıcı da her ne kadar içeriği kontrol etmek durumunda değil ise de içeriğin gerçeğe aykırı olduğu hususunun kendisine bildirilmesi ile yayını kaldırmak zaruretindedir.

İfade ve basın özgürlüğünün sınırlanması, başta AİHS'nin 10/2. maddesi olmak üzere uluslararası ve ulusal mevzuatta düzenleme altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "ifade özgürlüğü" başlıklı 10. Maddesinde; ... Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir." denilmektedir (19. CD, E:2019/31517, K:2019/14002;19. CD, E:2018/7270, K:2018/13077; Bkz. 19. CD, E:2018/7735, K:2018/13080;19. CD, E:2018/3318, K:2018/ 9281).

Var olduğu düşünülen bir konunun haber yapılmasında "temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken öz ile biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır." (4. HD, E:2016/7978, K:2018/6986; 19. CD, E:2018/3204, K:2018/8219; Bkz.19. CD, E:2018/3280, K:2018/8228).

(İLGİLİ MEVZUAT : 5651 sayılı yasa, TCK, CMK, MK, TTK, BK, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m.10 ve sair ilgili mevzuat.)

Yukarıda arz etmiş olduğumuz nedenlerle; müvekkilin uğradığı hak ihlali ve manevi tecavüzlerden dolayı her türlü maddi ve-veya manevi zarar talep etme ve her türlü hukuki ve cezai yollara başvurma hakları saklı kalmak üzere, müvekkil açısından telafisi güç ve imkansız zararlar doğmamasını teminen, öncelikle özür yazısı içeren tekzip metninin yayınlanmasıyla söz ile yayınlanan içeriklerin kaldırılması gerektiğini, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağını ihtaren bildiririz. (13.01.2022)

Keşideci Vekili

Av. Neslihan ŞENTÜRK 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum