1. YAZARLAR

  2. Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

  3. VİCDANSIZLAR İLE CÜZDANSIZLAR...
Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Yazarın Tüm Yazıları >

VİCDANSIZLAR İLE CÜZDANSIZLAR...

A+A-

Ne acı bir durumdayız ya... Vatandaş olarak ne kadar sahipsiz olduğumuz o kadar net ki, en kötüsü derdimizi anlatacak sorumsuzluklara müdahale edecek bir mercii bulamıyoruz vatandaş olarak. Sadece birbirimize dert yanıyoruz o kadar. Onun dışında yapacak bir şeyimiz kalmadı artık. Vicdansızlar ile cüzdansızlar arasında kalmış bir ülke haline getirildik resmen. Parası olanın hiçbir şeyden haberi yok. Yani toklar açın halinden anlamıyor.  Lütfen birileri söylesin bizlere, bir ülkede bu kadar kısa sürede fiyat artışları olabilir mi ? Ben bir Venezüella biliyorum, bir zamanlar da Arjantin aklıma geliyor. Ne üzücüdür ki, yaşadığımız ülkede ve şehirde özellikle gıda maddelerinde, doğalgaz ve elektrikte, yakıtta bir ay önce, hatta bir hafta, hatta hatta bir gün önceki fiyatların ertesi günü değiştirildiğine şahit oluyoruz. Dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanıyoruz, kimse bir şey demiyor. Doğalgaz ve elektrik sürekli zam yiyor, kuzu kuzu ödemek zorunda kalıyoruz. Ödemezsek hemen kesiveriyorlar doğalgazınızı elektriğinizi. Öyle ki emeklisi, yaşlısı, fakiri çaresizi demeden, hem de pandemi döneminde. Güya devlet "kesmeyin yaşlı ve emeklilerin elektriğini doğalgazlarını, süre verin" diyor. Ama dinleyen kim ki. 

DEVLET VATANDAŞINI UNUTMAMALI

Öyle ki iğneden ipliğe derler ya, aynen o durumdayız. Biri diğerine bakıyor fiyatları zamlandırıyor. Yarış halindeler sanki. Maaşlar zaten yetersiz, alım gücü dibe vurmuş, ama kimse umursamıyor ki. Üreticiden ucuza alınan tüm ürünler bizlere gelene kadar ne oluyorsa oluyor kat kat yükseliyor. Marketlerde bir sene önce aldığımızın yüzde yüz fiyatlandırıldığını görüyoruz. Ama TÜİK’e baktığımızda bu sefer hangi ülkede yaşadığımızdan şüphelenir hale geliyoruz. Son vurgun Ayçiçek oldu. Zeytinyağına gücü yetmeyen vatandaşın can simidi gibi sarıldığı Ayçiçek ne olduysa, kim düğmeye bastıysa fırladı gitti. Niye oldu, niye bu kadar pahalandı, bir Allah’ın kulu yetkilisi de çıkıp söz etmiyor. Firmalara hesap sormuyor, “Ne oldu da birdenbire yüzde yüze varan fiyat artışı yaptınız ?” demiyor. Yumurta hakeza. Resmen dayatıyorlar bize. Dediğim gibi çok acı durumdayız. Sahibimiz yok, devlet vatandaşını unutmuş durumda. Ne yeterince maaş veriyor, ne de sahip çıkıyor. Ve her geçen gün fiyat artışlarıyla vatandaşın alım gücünün düşmesine, açlığa, sefalete doğru gidişine seyirci kalıyor. 

BEN ISRAFA KARŞIYIM ARKADAŞ

 Durup dururken nerden çıktı bu iş dedik. Güya STK'lar dahil Kent Konseyine söz verilmişti Valilik binası için. Ama lambadan yıkım çıktı aniden. Hep yazdım söyledim. 1996 yılında biten 24 senelik bir bina ne olursa olsun yıkılmamalı. Kaldı ki şehrin en anlam taşıyan bir binası. Mimari olarak tartışabiliriz ama orası Vilayet olarak yapıldı öyle de devam etti. Eğer çürüdü deniliyorsa, en başta binayı yapan Kalyon inşaata ayıp ederler. Dahası 24-25 senelik binaların tümünü yıkmaları gerekir bu şehirde. Bu noktaya gelen kadar gizlendiğine göre demek ki bizlerden saklanan bir şey olmalı. Valla kim ne derse desin şahsım olarak, en başta İSRAFA karşıyım arkadaş. Kaldı ki yeni vilayet binası olsun deniliyorsa, burası değerlendirilebilir. Eski Adliye binası ne güzel oldu, ağzımızı açtık mı. Şimdi proje tamamlanmış, bakanlıktan onay alınmış. Biz belki de havanda su dövüyoruz. Ama tarihe bu uygulamanın yanlış olacağını söylemek için buraya not düşüyoruz.

GAZİANTEP FK- BAŞKAN VE SUMUDİCA İÇİN SÖYLEYECEKLERİM VAR

Sadece Gaziantep’in değil Türkiye’nin gündemine giren Sumudica vakası yaşandı geçen hafta. Bu köşeyi tamamen bu konuya ayırmış ve sonunda kulübün bu noktaya gelmesinde kusurları olan Başkan Mehmet Büyükekşi ile Sumudica’nın derhal istifasını vermeleri gerektiğini yazmıştım. Çünkü bu noktaya başkanın Romen teknik adamın kişiliğini iyi bildiğini, ama teknik adamlık dışında kulübü sıkıntıya sokacak hal ve davranışlarını önleyici çözümler bulamadığı için gelindiğini belirtmiştim. Düşünün bir kere, teknik adam yönetimin verdiği prim dışında futbolcularına prim veriyor. Bunu öğrenen Başkan ise biraz da kulübe ver diyor. Sumudica da eşime söyleyeyim kulübe para göndersin diyor. Aslında tamamen şakaya dayalı gelişme. Ama Sumudica basın önünde bunları söyleyince işler değişiyor ve kıyamet de burada kopuyor. Etik değerler sıralanıyor ve iş Gaziantep’e hakaret edemez noktasına götürülüyor. Sonuçta Sumudica görevden alınıyor. 

BAŞKAN KALSIN ORTAK AKIL YOK DEMİŞ, DOĞRU MU BU ?

İş bununla kalmıyor tabii. Romen teknik adam Gaziantep’ten ayrılmıyor. Birkaç gün sonra parası ödeniyor. Ama yine gitmiyor. Sumudica’ya yakın gazeteci Ali Budak’ın haberine göre kaldığı otele kaptan Günay ile Mirallas, Kana Bıyık ve Maxim  ile Erdal hoca da gidiyor. Sonra başkan ile Sumudica’nın kalması için uzun görüşmeler yapılıyor. Tabii bu arada Sumudica basına açıklama yapıyor ve ağlama görüntüsü veriyor. Gitmek istemediğini söyleyip özür diliyor. Tüm bu gelişmeler sonrası Başkan ikna oluyor ve ben kalmasını isterim ama bazı görüşmeler yapmam lazım, ortak akıla sormam gerek, bekleyin size haber ederim diyerek en başta Vali Davut Gül’ü işaret ediyor. Bu ifade futbolcuları ve Sumudica’yı sevindiriyor. Ancak bir süre sonra Başkan Büyükekşi arayarak “ben Vali bey ve ortak akıldaki diğer arkadaşlarla görüştüm ikna edemedim.Yoksa ben kalmanı isterdim” diyor. Böylece Sumudica tasını tarağını toplayıp gidiyor.. Durum bu. Şimdi bu işte kusurlu tek kişi Sumudica mıdır?  

KUPADAN VAZGEÇİLDİ İDDİASINA NİYE CEVAP VERİLMEDİ

Neyse dönelim işin son kısmına. Türkiye Kupasında sahaya sürülen onbirin yanlışlığı nedeniyle sonradan hatadan dönülmek için yapılan değişiklik işe yaramayınca pisi pisine elendik. Böylece Avrupa şansını kaçırdık. Maçtan sonra gelen iddialara göre, Erdal Güneş’e fısıldanmış ve “kupayı boş verelim” denilmiş. Erdal da buna uyarak sahaya yedek kadroyu sürmüş. Biz bu iddia üzerine haber yaptık ve bunun doğru olup olmadığını sorduk. Çok ilginçtir ki, kimseden tek ses çıkmadı. Oysa Gaziantep için mevcut kadro yapısıyla çok büyük fırsat olacaktı, kupada çeyrek finale çıkacaktık. Avrupa’ya gitmek için 3 maç kalacaktı. Maddi manevi kazançlar kulüp açısından da şehrimiz açısından da çok değerli olacaktı. Valla birisi çıkıp da “Hayır bu yalan” demedi. Kaldı ki böyle olduysa eğer, ben Erdal Güneş olsam tam tersini yapardım. Ama vardır bir düşüncesi diye bir kenara koydum.  

KAYSERİ GALİBİYETİ SUMUDİCA DEFTERİNİ KAPATTI

Şunu hemen belirtmeli ve bu konuya nokta koymalıyım. Oynanan Kayserispor maçında alınan galibiyet çok değerli. Kulübün bundan sonrasında yaşayabileceği olumsuz havanın önüne geçildi böylece. Sumudica defterinin kapanmasını sağlayacak kadar önemliydi. Bırakalım Kayseri kötü, Gaziantep kötü tartışmasını. Bu maçtan 3 puan alınmış ve radyolara yaptığım konuşmada da belirttiğim gibi, “takım iyi giderse Erdal Güneş ile devam edilebilir” düşüncemi koruyorum. Ben bazıları gibi işin Antepli yabancı yönüne bakmıyorum. Bir Sakıp Özberk, bir Hüseyin Kalpar ve Nurullah Sağlam sonrası üst düzeyde teknik direktörlük yapacak arkadaş gelmedi geriden. Ali Güneş çırpındı, Mehmet Şahan çabaladı, Erol Azgın uğraştı ama yükselemediler. Çünkü hakemler gibi sporcularda birbirinin kuyusunu kazıdılar bu şehirde. Cehennem zebanisine ihtiyaç bırakmadılar Gaziantep kazanında. Herkes öne çıkanın ayağından çekti durdu. Temel nokta gelişmek, yükselmek ve geliştirmekti olmadı, yapamadılar. En başarılan iş dedikodu oldu. 

ERDAL KENDİNİ ÖVENLERE İTİBAR ETMEMELİ

Kimse bana kızmasın çünkü gerçek bu. Şimdi elbette herkes Erdal diyor. Ben de derim ama bekleyip görmem gerek. Bakıyorum şöyle Erdal’ı övüp yere göğe sığdıramayanlara, şaşırıp kalıyorum inanın. Valla onlar Erdal’a iyilik yapacaklarsa keşke seslerini çıkarmasalar demek zorundayım. Çünkü onlar yıllar önce Sakıp Özberk’e, Hüseyin Kalpar’a söylemediklerini bırakmamış, yapmadıkları hakaret ve iftira kalmamıştı. Şimdi bakmayın övüp durduklarına. Arşivler ve hafızalar yalan söylemez. Diyeceğim o ki, Erdal Güneş övgülere de de eleştiriye de kulaklarını tıkamalı ve görev verilsin verilmesin, eski Erdal’ı bir kenara koyup yeni Erdal ile işine daha sıkı sarılmalı. Haaaa, bana kalırsa yönetim de kesinlikle acele etmemeli. Çünkü çok şükür 34 puanımız var. Ama son dakikada gelen haberler öyle demiyor. Büyük bir ihtimalle Portekizli Ricardo Sa Pinto ile anlaşılmış. Adamın kariyeri hayli iyi imiş. Umarım göreve geldiğinde hemen uyum sağlar ve başarılı olunur.

HEPİNİZE SAĞLIKLI HAFTALAR 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
8 Yorum