Hastalığın erken evrelerde belirgin şikâyetlere neden olmayabileceğini belirten Şahin, uzun süren öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı ve açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Şahin, Kasım ayının Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı olması dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, risk faktörlerinin bilinmesi, belirtilerin dikkate alınması ve gerekli durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasının önemine işaret etti. Prof. Dr. Ekber Şahin, akciğer kanserinin belirtilerinin hastalığın evresine, tümörün bulunduğu bölgeye ve yayılım durumuna göre değişiklik gösterebildiğini, uzun süre devam eden veya karakter değiştiren öksürük, kanlı balgam, göğüs ağrısı, nefes darlığı, ses kısıklığı, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ve açıklanamayan kilo kaybının dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında yer aldığını vurguladı. Şahin, özellikle sigara kullanan veya geçmişte uzun süre sigara içmiş kişilerde yeni başlayan ya da mevcut öksürüğün farklılaşmasının önem taşıdığını aktardı. Şahin, bu belirtilerin yalnızca akciğer kanserine özgü olmadığı, farklı solunum yolu hastalıklarında da görülebileceğinin unutulmaması gerektiğini belirterek şikâyetlerin devam etmesi halinde uzman değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

SİGARA ÖNEMLİ BİR FAKTÖR

Prof. Dr. Ekber Şahin, akciğer kanserinde önlenebilir risk faktörlerinin başında sigara kullanımı geldiğini ve sigaranın yanı sıra puro, nargile ve diğer tütün ürünlerinin de akciğer sağlığını olumsuz etkilediğini belirterek pasif içiciliğin de hastalık riskini artıran etkenler arasında bulunduğunu söyledi. Şahin, mesleki olarak asbest ve bazı kimyasal maddelere maruz kalmak, radon gazı ve hava kirliliğinin de akciğer kanseri gelişiminde rol oynayabildiğini vurgulayarak sigara kullanmayan kişilerde de akciğer kanseri görülebildiğini belirtti.

GAÜN’de tıp dünyası Avrupa’ya açılıyor
GAÜN’de tıp dünyası Avrupa’ya açılıyor
İçeriği Görüntüle

ERKEN EVREDE TEDAVİ

Akciğer kanserinde tedavi planı hastalığın türüne, evresine, tümörün konumuna, hastanın genel sağlık durumuna ve akciğer kapasitesine göre belirleniyor. Özellikle erken evrede tespit edilen ve ameliyata uygun hastalarda cerrahi en önemli tedavi seçeneği biri olarak öne çıkıyor. Göğüs cerrahisi tarafından gerçekleştirilen ameliyatlarda, tümörün bulunduğu akciğer dokusu ve gerekli durumlarda çevresindeki lenf bezleri çıkarılabiliyor. Hastalığın özelliklerine göre akciğerin bir bölümünün veya bir lobunun alınması gibi farklı cerrahi yöntemler uygulanabiliyor. Uygun hastalarda kapalı cerrahi (Vats ya da Robotik cerrahi) yöntemlerden de yararlanılabiliyor. Cerrahi tedavinin her akciğer kanseri hastası için uygun olmadığını belirten uzmanlar, ameliyat kararının ayrıntılı tetkikler ve multidisipliner değerlendirme sonrasında verilmesi gerektiğini vurguluyor.