Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde tüketimin etkisiyle yüzde 5,7 büyüme kaydetti.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre yılın ilk çeyreğinde çeyreklik büyüme ise yüzde 2,4 olarak gerçekleşti.

Yeşil dönüşümde büyük adım Yeşil dönüşümde büyük adım

Yılın ilk çeyreğinde büyüme performansında tüketim öne çıktı. Hanehalklarının tüketim harcamaları yılın ilk çeyreğinde yüzde 7,3 artış kaydetti.

Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 3,9, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 10,3 arttı.

Mal ve hizmet ihracatı, 2024 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 4 artarken ithalatı yüzde 3,1 azaldı.


Sektörlerde inşaat dikkat çekti
İlk çeyrek performansı bakımından Türkiye ekonomisinde en çok dikkat çeken sektör inşaat oldu. İnşaat sektörü yılın ilk çeyreğinde yüzde 11,1 büyüdü. Tarımda yüzde 4,6 büyüme ile son dönemlerin en iyi çeyreği yaşandı.

Sanayi tarafında büyüme aynı dönemde yüzde 4,9 olarak kaydedildi. Hizmetler tarafında ise büyümenin yüzde 4,3 olduğu görüldü.


Beklenti yüzde 5,6 olması yönündeydi
Bloomberg HT anketine katılan ekonomistlerin beklentisi ilk çeyrekte büyümenin yıllık bazda yüzde 5,6 olması yönündeydi.

Ankette en düşük tahmini veren kurum birinci çeyrekte yıllık yüzde 4,5; en yüksek tahmini veren kurum yüzde 6,9 büyüme beklediğini belirtmişti.

Geçen yılın son çeyreğinde Türkiye ekonomisinde yıllık büyüme yüzde 4 olarak gerçekleşmişti. Türkiye ekonomisi yüzde 5'i aşan büyüme performansını son olarak 2023 yılının üçüncü çeyreğinde göstermişti.

Bloomberg HT anketinde çeyreklik bazda büyüme beklentisi ise yüzde 1,5 olmuştu. Dönemsel olarak en yüksek beklenti yüzde 4,2 olurken, en düşük tahmin yüzde 0,4 olarak kaydedilmişti.

Öncü göstergeler büyümeyi yine tüketimin sürüklediğini göstermişti
Türkiye İstatistik Kurumu'nun ilk çeyreğe ilişkin sanayi üretim ve perakende satışlar istatistiklerinden yapılan hesaplamaya göre tüketim ile üretim arasında tüketim lehine önemli bir makas oluştu.

Bloomberg HT'nin hesaplamalarına göre arındırılmamış verilere göre sanayi üretimi ilk çeyrekte yüzde 5,3 arttı. Buna karşın perakende satışlarındaki artış yüzde 19,2 olarak kaydedildi.


Bir önceki çeyrekte de Türkiye ekonomisini tüketim sürüklemişti. TÜİK'in verilerine göre Türkiye ekonomisi geçen yılın son çeyreğinde yüzde 4 büyürken tüketimin büyümeye katkısı 6,7 puan olmuştu. Buna karşın net ihracattan 0,6 puan, stoklardan ise 5 puan olumsuz etki gelmişti.

TCMB'de ilk çeyrekte tüketime dikkat çekmişti
Türkiye ekonomisinde ilk çeyrekte talep görünümüne Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) enflasyon raporunda da dikkat çekilmişti.

Raporda 2024 yılının ilk çeyreğinde yurt içi talepteki dirençli seyrin sürdüğü ve perakende satış ve ticaret satış hacim endeksleri ile kartla yapılan harcamaların ilk çeyrekte tüketimde ivmelenmeye işaret ettiği belirtilmişti.

Bayram tatilinin bir miktar belirsizlik oluşturduğunu ifade eden TCMB ikinci çeyreğe ilişkin öncü göstergelerin ise iç talepte ilk çeyreğe kıyasla daha ılımlı bir görünüm ima ettiğini vurgulamıştı.

TCMB'ye göre Nisan ayında kartla yapılan harcamalar reel bazda zayıflarken, imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik yurt içi sipariş beklentileri de, çeyreklik bazda gerilemeye devam etti. Öte yandan, tüketim malları ithalatı Nisan ayında artış kaydederek bu görünümden ayrışmıştı.


Sıkılaşmaya rağmen büyüme
Piyasada sıkılaşan para politikasına rağmen 31 Mart'ta gerçekleştirilen yerel seçim öncesi öne çekilen talebin birinci çeyrekteki ekonomik büyümeye katkı verdiği belirtiliyordu.

Genel beklenti yılın ikinci yarısında iç tüketimin yavaşlayacağı yönünde. Ekonomi yönetimi de yılın kalanında "daha dengeli bir büyüme kompozisyonu" görüleceğini söylemişti.

Hükümet geçen sene yapılan genel seçimlerin ardından uygulamaya başladığı ekonomi programı çerçevesinde enflasyonu düşürmek ve artan iç talebi yavaşlatmak için önlemler aldı.

Geçen sene Haziran ayından beri politika faizi 41,5 puan yükseltildi.

İhracatı arttırarak ve iç talebin körüklediği ithalatı azaltarak cari açığı daraltmayı ve büyümenin kompozisyonunda değişim yaratmayı hedefleyen ekonomi yönetimi bu gelişmelerin enflasyonun düşüşüne de katkı sağlayacağını öngörüyordu.

Editör: Ebru Kont