Avan, Genel Merkez seçimlerinde 3 genel başkan yardımcısının seçime giremediğini, salona alınmadıklarını belirterek, “Genel başkan yardımcıları genel merkez yönetimine aday olmalıydı ve kararı katılan delegeler vermeliydi” dedi.

GENEL MERKEZDE DEPREM OLDU

Sosyal medyadan açıklama yapan Bekir Avan, Türk Eğitim-Sen genel merkezinin son yapılan 8. Olağan Genel Kurulunda ortaya çıkan manzaranın vahim olduğunu belirtti. Avan şunları söyledi:”Sendikaya şube seçimlerinde yapılan son 33 yılın en ağır darbesinden sonra genel merkezde de deprem oldu. Şubelerin delege seçimlerine, Şube kongrelerine yapılan siyasi darbelerde görev alan ve bizlere darbe bildirisi okuyan genel merkez yöneticilerinin bazılarına da darbe yapıldı. Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcileri İllerdeki şube başkanları veya yönetim kurulu üyelerinin ortak istişaresiyle belirlenerek ortak imza ile Türkiye Kamu-Sen Genel Merkezine önerilir, sonrasında da genel merkezce Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi atamaları yapılırdı. Gaziantep’te ise 2005 ile 2017 yılları arasında her yıl bir şube başkanı dönüşümlü olarak demokratik bir şekilde Türkiye Kamu-Sen Gaziantep İl Temsilciliği görevini yaptık. 2017 yılından bu yana ise öncelikle Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcileri siyasi parti il başkanları tarafından önerilip atattırılmaya başlandı. Son zamanlarda ise şube ve genel merkez yöneticileri de siyasi parti il başkanları tarafından belirlenmeye başlandı.”

AKIL TUTULMASI

e-Devlet'te yeni hizmet
e-Devlet'te yeni hizmet
İçeriği Görüntüle

Sendikanın en üst yöneticilerinden taşra yöneticilerine ve tüm üyelerine kadar herkesin kendilerinin ve iradelerinin yok sayılmasına hep birlikte karşı çıkması gerektiğini söyleyen Avan şöyle konuştu:” Yapılan genel kurullar sonrasında genel başkanlar üyelerin iradeleriyle seçilmemişlerdir. Genel merkez delegeleri önlerine konulan listeye oy vermek zorunda kaldı. Şube genel kurullarında olduğu gibi genel merkez seçimlerinde de isteyen herkes her yere demokratik bir şekilde aday olup yarışamadı. Sayıları az da olsa bazı şubelerde demokratik olarak seçim yapılabildiğini de söyleyebiliriz. Bu yaşananları ne Türk Eğitim-Sen, ne de Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikalar ve üyeleri olarak hiç hak etmedik. Yaşananlar tamamen bir akıl tutulmasıdır. Sendika mücadelesinin gölgelenmesi, lekelenmesi ve vesayet altına alınmasıdır. Vesayet altında bir sendikanın demokrasi, özgürlük ve sendika mücadelesi vermesi de tartışılır. Bu yapılanları asla kabul etmiyoruz. Türk Eğitim-Sen ve Türkiye Kamu-Sen’de kaybolan demokratik ve meşru zemin mutlaka ve en kısa sürede geri oluşmalıdır” diye konuştu. Meral KINACILAR ERBEKTE