Yılmaz, borç sarmalı içinde yaşamaya çalışan milyonlarca tüketici için geç kalınmış ama çok önemli bir adım olduğunu belirterek, “Ancak unutulmamalıdır ki, tüketici borçlarının bu düzeye ulaşmasının temel sebebi gelir adaletsizliği, yetersiz asgari ücret politikaları, kamu hizmetlerinin özelleştirilmesiyle artan yaşam maliyetleri ve tüketicinin korunmasına yönelik etkin mekanizmaların eksikliğidir. Dolayısıyla alınan bu karar, ancak geçici bir pansuman niteliği taşıyabilir” dedi.
Artan yaşam maliyetleri ve yüksek enflasyonun herkesimi zora soktuğunu anlatan Yılmaz, “İşsizlik, güvencesiz çalışma koşulları ve gelirlerin satın alma gücündeki erime, vatandaşlarımızı çareyi kredi kartlarında ve bireysel kredilerde aramaya zorlamıştır. Bugün her kesimden insan, sadece temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için borçlanmak zorunda kalmaktadır. Marketten gıdasını, eczaneden ilacını, okuldan çocuğunun defterini alabilmek için kredi kartı kullanmak zorunda kalan milyonlarca yurttaş, ödemekte zorlandığı borçlarını yeniden yapılandırabilme umuduyla yaşamaktadır” diye konuştu.
BDDK’NIN KARARLARI ÖNEMLİ
Tüketici Hakları Derneği Şube Başkanı Bülent Yılmaz, şunları söyledi: “BDDK’nın aldığı kararla birlikte; Bireysel kredi kartı borçlarının 3 ay içinde yapılandırılabilmesi, Bu yapılandırmanın azami 8 ay vadeli olması, Aynı şekilde ödenememiş ihtiyaç kredilerinin de yapılandırılmasına imkan tanınması, borçlu tüketiciler için kısa vadeli bir nefes alma olanağı sunmaktadır”
ÖNEMLİ NOKTALAR UNUTULMAMALI
“Bu noktada altını çizmek isteriz ki, borçlar yeniden yapılandırılsa bile tüketicilerin borçlanma eğilimi sürmeye devam edecektir. Çünkü insanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için borçlanmaktan başka çareleri kalmamıştır. Borçların yapılandırılması kadar, borçlanmayı zorunlu hale getiren sosyoekonomik nedenlerle mücadele etmek, devletin asli görevleri arasındadır. Yeniden yapılandırma süreçlerinin şeffaf, adil ve tüketici lehine yürütülmesini, Bankaların tüketicilere baskı yapmaksızın yapılandırma taleplerine olumlu yanıt vermesini, Tüketicilerin yapılandırma şartları hakkında eksiksiz bilgilendirilmesini, Yasal faiz oranlarının yeniden gözden geçirilmesini, Tüketici borçlarının sadece ötelenmesi değil, belirli sosyal kesimler için kısmen silinmesi yönünde adımlar atılmasını, Tüketici borçluluğunun azaltılması amacıyla sosyal desteklerin artırılmasını talep ediyoruz”