1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Taşlıgeçit Höyüğü'nde kazı başladı
Taşlıgeçit Höyüğü'nde kazı başladı

Taşlıgeçit Höyüğü'nde kazı başladı

İslahiye ilçesinde bulunan Taşlıgeçit Höyüğü'nde ikinci etap kazılara başlandı.

A+A-

Gaziantep Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Gaziantep Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Atilla Engin'in bilimsel danışmanlığını ve Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü sponsorluğunda yürütülen Taşlıgeçit Höyüğü'ndeki kazı çalışmalarının 2. etabına başlandı. Gaziantep Müze Müdürü Özgür Çomak, gazetecilere, yaptığı açıklamada, 2’nci kazı sezonunda verimli bir sezon planladıklarını belirtti. 

Taşlıgeçit Höyük’te Arkeolog ve akademisyenlerden oluşan 20 kişilik teknik ekip ile 80 işçinin kazı çalışmalarının iklim koşulları elverdiği ölçüde süreceği belirtildi.

Kazı çalışmalarında önemli kalıntılara ulaştıklarını aktaran Çomak, şunları söyledi; "Ortaçağdan başlayıp geç demir çağı döneme kadar tabakalarda yapmış olduğumuz kazı çalışmalarında geç tunç çağı alt tabakalarına da indik. Kazı çalışmalarını sürdüreceğiz. Bu bölgede çok güzel önemli buluntular çıkıyor. Özellikle pişmiş topraktan yapılmış ağırlık gibi, dokuma ağırlıklı, günlük kullanım kapları var. Özel bir alan burası. İslahiye bölgesi için bu havzada önemli verilere ulaşacağımızı düşünüyoruz."

İNCELEMEYE AĞIRLIK VERİLECEK

Prof. Dr. Engin de yaptığı açıklamada, Tahtaköprü Barajı’nın tahribat tehdidi altında bulunan Taşlıgeçit Höyük’te baraj suyu altında kalmadan mümkün olan en kısa sürede ne kadar geniş bir alanda çalışma yapılırsa o kadar faydalı olacağı düşüncesiyle araştırma, inceleme ve belgelemeye ağırlık verdiklerini aktardı. Taşlıgeçit Höyük’ün insanlık kültür tarihinde çok önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Engin, şunları kaydetti 

“Taşlıgeçit Höyük aslında Yesemeğin bulunduğu havzanın Tunç Çağlarındaki en önemli yönetim merkezi düzeyindeki kent yerleşmesi. Maalesef uzun yıllardır yamaçların büyük ölçüde su altında kaldığı için bir tahribat söz konusu. Tahribattan fazla etkilenmeden özellikle güney yamaçla yoğunlaşma nedenimiz suyun açığa çıkardığı kısmen tahrip ettiği tabakaları inceleyip belgelemek. Bu kapsamda yaptığımız çalışmalarda özellikle Ortaçağ’dan itibaren geç tunç çağına kadar kesintisiz bir yerleşim sürekliliğinin tabakalarını yerleşim katmanlarını tespit ettik. Amacımız özellikle ikinci bin yılda bir sur duvarıyla çevrili kentin sur duvarını, ayrıca Geç Tunç Çağında yani Yesemek Heykel Atölyesi’yle çağdaş büyük bir yerleşim alanı kurulmuş surun dışına bunu açığa çıkarmak ve Yesemek Heykel Atölyesi’yle olan bağlantılarını anlamak. Çünkü bu uzun yıllardır cevaplanmayı bekleyen Yesemeği organize eden kentin de bulgularını ortaya koyacaktır." AA

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.