1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Süt Raporu üzdü
Süt Raporu üzdü

Süt Raporu üzdü

Ziraat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı Abdülkadir Deniz, ‘2018 Yılı Süt Raporu’nu değerlendirdi.

A+A-

Deniz, başta çiğ süt üreten çiftçiler olmak üzere, süt işleyen sanayicilerin, esnafın ve tacirlerin birçok sorunla boğuştuğunu söyledi. Deniz, “Kişi başı içme sütü tüketimi yaklaşık 41,5 kilogram. Kayıt dışılık oranı oldukça yüksek. Büyük baş hayvanlarımızın süt verimleri gelişmiş ülkelerin çok gerisindedir. Piyasada çok fazla sayı ve miktarlarda taklit ve tağşiş süt ürünleri bulunmaktadır. Yoğurt ve ayran dışındaki süt ürünleri tüketim miktarı düşüktür. Artan hayat pahalılığı nedeniyle hileli peynirlerin satışı artmıştır” dedi.

HİLELİ PEYNİRLERİN SATIŞI ARTTI

Ülkemizde 2018 yılı kişi başı içme sütü tüketiminin yaklaşık 41,5 kg olduğunun tahmin edildiğini belirten Başkan Deniz, “Ancak kayıt dışılık oranı oldukça yüksektir. Türkiye’de en yoğun olarak tüketilen süt ürünlerinden biri peynirdir. 2018 yılı kişi başına düşen yıllık peynir tüketim miktarımızın 18,4 kg olduğu tahmin edilmektedir. Ancak bu konuda da rakamların tahminden öte olmaması doğru bir ifadedir. Çünkü il/ilçe semt pazarlarında bidonlar içerisinde köy/sepet gibi değişik isimlerle taze ya da olgunlaşmış peynirler satılmaktadır. Bunlar çoğunlukla hayvancılık işletmesi sahipleri tarafından üretilip kendileri ya da pazarlarda pazarcı esnafı tarafından kayıt dışı olarak satılmaktadır. Yine mevsimlik çalışan mandıraların ürettikleri peynirlerin ne kadarının kayıtlı olduğu da şüphelidir. Ayrıca son yıllarda peynir benzeri taklit ürünlerin ve hileli peynirlerin satışı artan hayat pahalılığı nedeniyle oldukça fazlalaşmıştır” diye konuştu.

 

SÜSLÜ PÜSLÜ TERAYAĞLARI SATILIYOR

2018 yılı kişi başı yoğurt tüketimin 30,6 kg iken, ayran tüketiminin 18,4 kg olarak hesaplandığını belirten Deniz, “Tereyağı tüketimine bakıldığında, ülkemizde 2018 yılına ilişkin kişi başı yıllık tereyağı tüketiminin 1,78 kg’dır olduğu görülmektedir. Bu konuda da kayıt dışılık mevcuttur. Pazarlarda süslü-püslü tereyağları satılmaktadır. Bunların birçoğu kayıt dışı olup önemli bir kısmı da taklit ya da tağşiş tereyağı benzeri ürünlerdir. Birçoğuna margarin-patates püresi-renk maddeleri-aroma gibi yasak olan ürünler katılmakta ve tereyağı diye ucuz fiyattan satılmaktadır.  Bu da önemli bir halk sağlığı problemini karşımıza çıkarmaktadır” 

KAYITDIŞILIK FAZLA

Sektörün sorunları çözüm yollarını sıralayan Deniz, ”Sektörde yoğun bir kayıt dışılık hakimdir. Kayıt dışı üretimin engellenmesi için devlet, gerekli tüm yaptırımları uygulamalıdır. Üretici ile tüketiciyi yan yana getiren tarımsal üretim kooperatifleri ve tüketim kooperatifleri kurulmalıdır. Yem açığı mevcuttur. Bu amaçla üreticilerin kaba yem üretmesi için gerekli destekler verilmelidir. Bakteri yükünü ve somatik hücre sayısını standartlara ulaştırmak için üreticilere gerekli eğitimler verilmelidir. Sütün toplanması ve taşınması aşamasında meydana gelen kayıpları önlemek için gerekli olan süt toplama ağı ve soğuk zincirin alt yapısı oluşturulmalıdır. Bunun için üreticilere kooperatifler üzerinden gerekli destekler sağlanmalıdır. Yoğurt ve ayran dışındaki süt ürünleri tüketim miktarı düşüktür. Sütün besleyici değeri ve sağlık açısından önemi tüketicilere anlatılmalıdır”dedi.

TEŞVİKLER ARTIRILMALI

‘Dış ticarette yeni pazarlar elde etmek için özellikle geleneksel ürünlerimizin üretimi desteklenmelidir’ diyen Deniz,”Nakit akışı ve finansman konularında sıkıntılar yaşanmaktadır. Süt sektöründe sanayici satın aldığı sütün bedelini 15-30 günlük aralarla üreticiye öderken marketlere sattığı nihai ürünün bedelini ancak 3-6 aylık vadelerle geri alabilmektedir. Hipermarketler kanununda gerekli düzenlemelerin yapılarak yürürlüğe konması sorunun giderilmesi bakımından önemlidir. Piyasada çok fazla sayı ve miktarlarda taklit ve tağşiş süt ürünleri bulunmaktadır. 10 beygir gücün altındaki ve 10 işçi çalıştıran işletmelerde mühendis çalıştırma zorunluğu yoktur ve bu tür işletmeler günde 20 tona yakın süt işleyebilmektedirler. Mühendisin olmadığı bir üretimin ne kadar güvenli olduğu da ortadadır. Bu nedenle mühendis çalıştırma zorunluluğu bütün süt işletmelerine getirilmelidir. Süt sektörü mümkün olduğunca hızlı bir şekilde enerji gereksinimlerini yenilenebilir kaynaklardan sağlamalıdır. Hayvancılık işletmelerinde biyogaz, süt işleme tesislerinde de güneş enerjisi kullanımı için verilen teşvikler arttırılmalıdır.” Meral KINACILAR

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.