1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Sezon sonunu bekleyin
Sezon sonunu bekleyin

Sezon sonunu bekleyin

​Gazişehir Gaziantep Futbol Kulübünün genç futbolcularından Muhammed Himmet Ertürk, sezonun ikinci yarısı öncesi çok iddialı açıklamalarda bulundu ve süper lig sinyalini verdi.

A+A-

Himmet bu iddiasını dile getirirken, "Ligin ikinci yarısında hedeflerine ulaşabilecek seviyede oldukalrını açıklayan Ertürk, “İlk ikiyi yakalamak kesinlikle hayal değil. Ancak işler ne kadar kötü giderse gitsin, en kötü ihtimalle biz play-off oynayacağımızı düşünüyorum. Tabii ilk ikide olamaz ve play-off’a kalırsak kesinlikle orada kalitemizi göstererek şampiyonluğu alabileceğimize inanıyoruz. Umut ediyorum ki, Gaziantep şehri de yanımızda olacaktır ve sezon sonunda bu şehrin adını yeniden Süper Lig’e yazdıracağız"dedi.

 

Futbola başladığı yıllardan, profesyonel yaşantısına kadar her konuda samimi açıklamalarda bulunan Muhammed Himmet, futbolcu olmasında en çok ailesinin payı olduğunu söylerken, forma için savaşmaktan kaçmayacağını dile getirdi.

- Ortada bir forma savaşı varsa, ben bu savaşa fazlasıyla hazırım. 

- Kaybedecek bir şeyim yok ama kazanacak çok şeyim var. 

- Kariyerimde belki de hiç olmadığı kadar başarıya aç durumdayım. 

- 14 yaşında transfer olarak evden ayrılmam, beni bugünlere taşıdı. 

- 5 maç üst üste oynasam da, beş maç üst üste oynamasam da benim çalışma şeklin her zaman aynıdır. 

- Bu sezon tamamıyla profesyonel bir yapıya büründük ve bunu fazlasıyla hissediyoruz.

- Başkanımızın bize olan güveninin farkındayız ve onun yüzünü kara çıkarmayacağız. 

- Şampiyonluğu yakalayabilecek kaliteye sahibiz. 

- Erkan hocamız, oynayan oynamayan herkesi hazır tutmayı başardı.

- Bu şehrin tek eksiği var, o da taraftarların azalan heyecanı.

 

Muhammed Himmet Ertürk kimdir, futbola nasıl başladı?

3 Ocak 1994 yılında Aydın’ın Nazilli ilçesinde dünyaya geldim. Ailemin en küçük ve tek erkek çocuğuyum. Futbola ilk okula kadar fazla ilgi duymuyordum ancak öğretmenim Osman Dikici’nin desteğiyle futbola ilgim daha arttı. Sonrasında da babamın ısrarı ve önerileriyle bu yolda kendimi buldum. Sokak aralarında başlayıp, daha sonra babamın desteğiyle amatör takımlarda forma giydim. Tabi ilk başladığım sıralarda sadece futbolla değil, atletizm hentbol gibi bir çok sporla da uğraşıyordum. Ancak sonrasında babamın da isteğiyle futbola yöneldim. Henüz 14 yaşındayken de, Denizlispor’un alt yapısına transfer olmayı başardım.


AİLEMDEN UZAK KALDIM

Henüz 14 yaşındayken ailesinden ilk kez ayrı kaldığını kaydeden Ertürk, “Tabii ki çok üzüldüm ama futbolu sevmeseniz ertesi gün bırakıp geri dönerdiniz. Haftada sadece 1-2 kere görüşsek de ben hiçbir zaman pes etmemeyi seçtim. Ailemden uzak kalmak bana bu hayatta bir şey öğretti. O da bu kadar çile çekeceksen, bir gün kesinlikle karşılığını alacağımı düşündüm ve şükürler olsun ki bu da gerçekleşti.”

 

BEŞİKTAŞ’A TRANSFER OLDUM

Altyapı kariyerinde sürekli forma giymeyi başardığını belirten genç yetenek, “17 yaşında olmama rağmen, gösterdiğim performans beni 21 yaş altı takıma  kadar yükseltti. Ancak o sezon belki yaşımın da etkisiyle çoğu zaman yedek oturdum ve buna alışık değildim. Daha sonra forma şansı bularak, sağ bek olarak forma giymeye başladım. Daha sonra Milli Takım’da alt yaş grupları için gerçekleşen seçmelere davet edildim. Riva’da kampın ardından ben uçak biletimi aldım ve tam dönecektim ki telefonum çaldı. Babam arayarak sadece Beşiktaş’a transfer olmak ister misin? dedi. Ben de tabii ki baba diyerek, uçağa bindim. Profesyonel sözleşme imzalamak için yetiştirme bedeli engel oluyordu, Denizlispor bunu ödeyemiyordu. Bir gece tekrar telefonum çaldı ve kimseye haber vermeden eşyalarımı toplayarak Beşiktaş’a transfer oldum.”


TRANSFER TEKLİFLERİ GELİYORDU

Beşiktaş’ın alt yapısında sadece bir sezon geçirdikten sonra profesyonel takıma davet aldığını söyleyen Ertürk, “A takımla kampa gittim. Oradaki hocalarım benim gelişime ciddi manada katkıda bulundular. Ben Beşiktaş alt yapısına daha önce gitmiş olsaydım, şuan belki de çok üst seviyelerde olabilirdim ama mevcut konumumdan da memnunum. Orada da sürekli teklifler geliyordu, hatta birkaç kulüp başkanı Fikret Orman’a kadar ulaşıp, Himmet’i istiyoruz demişler. Sonra Fikret Orman’da bu çocuk kim herkes bunun için arıyor diye sormuş. Ancak ben Beşiktaş’tan ayrılmak istemediğimi ilettim. Burada da kaldığım süreçte gerçekten iyi bir performans sergilediğimi düşünüyorum. Burada gösterdiğim bu performansla Samet Aybaba beni profesyonel takıma davet ederek, A takımla birlikte çalışmalara başladım. Ben o sürece kadar sağ açık olarak forma giyiyordum ancak Samet hocamız beni sağ bek olarak oynatmak istedi. O dönemde de İbrahim Toraman ve İsmail Köybaşı benimle çok ilgileniyordu, onlara da bir kez daha teşekkür ederim.”


HAYALLERİMİN ÜSTÜNE ÇIKTIM

Beşiktaş’ta Samet Aybaba ayrıldıktan sonra geleceği konusunda ne olacağını bilemediğini söyleyen Ertürk, “Ancak bir gün kulüp menajerim aradı ve pasaport bilgilerimi istedi. Gerçekten hayallerimin üstünde bir futbol yaşantımın başladığının farkındaydım. Almanya kampının ardından ben de dâhil 7 genç arkadaşımızın kiralık olarak gönderileceği bildirildi. Birçok takım beni istiyordu ve Denizlispor’la görüşerek biraz zorla da olsa oraya imza attım. Orada Eskişehirspor beni istedi ancak ben gitmek istediğimi söyleyince kadro dışı bırakıp A2 takıma gönderildim. 8 hafta boyunca orada kaldıktan sonra sanırım göstermiş olduğum performans ve beni isteyen diğer kulüpler yeniden affedilmemi sağladı. Denizlispor’da sonrasında göstermiş olduğum performans her şeyi yeniden değiştirdi diyebiliriz. Kariyerimde beni her zaman tutan şey, vazgeçmemem oldu.”

 

AİLEMLE KARAR VERDİK

Denizlispor’da sezonun sona ermesiyle eski adıyla Gazişehir Gaziantep’ten transfer teklifi aldığını aktaran Ertürk, “Süper Lig’den de teklif vardı ancak Hakan Kutlu beni özellikle istiyordu. Süper Lig’e de gidebilirdim ancak Hakan Hoca’nın ben istiyor olması beni heyecanlandırdı. Ailemle oturup karar verdikten sonra Gaziantep’e transferim gerçekleşti.”

 

AYNI HİMMET OLDUM

Gazişehir’de ki ilk yılımda beklediği süreyi alamadığını hatırlatan genç futbolcu, “18 karşılaşmada forma giydim ama bunda üç teknik direktör değişmesinin neden olduğunu düşündüm. Yeni sezonda Bülent Bölükbaşı’nın devam edecek olmasıyla takımda kalmayı tercih ettim ve elimden gelenin fazlasını yapmaya çalıştım. O sezonda inişli çıkışlı bir grafiğimiz oldu ama ben her zaman aynı Himmet olarak mücadeleyi bırakmadım” dedi.

 

ÇABA GÖSTERİYORUM

İşine her zaman saygı duyduğunu belirten Ertürk, “Hiçbir zaman çalışmaktan kaçmıyorum. Şunu net bir şekilde ifade edebilirim ki, beş hafta üst üste oynasam da beş hafta hiç forma giymesem de benim antrenman performansım ve çabam değişmez. Ben aldığım paranın hakkını gerek maçlarda, gerekse de antrenmanlarda sonuna kadar vermek için çaba gösteriyorum. Bu kariyerim boyunca da böyle devam edecektir. Sezon başında elimden geleni yapmaya gayret ediyordum. Takımdaki geleceğimi merak ediyordum ve durumum biraz da transfere bağlıydı. Ancak ben çalışmayı hiçbir zaman bırakmadım, Allah kısmet etti ve burada kaldım. Sezona takım olarak iyi başlayamadık ancak Erkan Sözeri’nin göreve gelmesiyle hepimiz kendimizi toparlamayı başardık. Kendisinin geldiği ilk hafta hazırlık maçında iyi bir performans sergileyerek oynayabileceğimin sinyallerini verdiğimi düşünüyorum. Sonrasında da Erkan Hocamızın yüksek iletişim seviyesi gerçekten beni çok daha motive etti ve mental olarak hazır tuttu. Sonrasında da bana şans geldi ve gerçekten elimden geleni sergilemeye devam ettim. Oynadığım maçlarda da takımıma katkı sağlamayı başardığımı düşünüyorum. Bu pozitif gelişmeler beni tekrar en üst düzeye çıkardı.”

 

ERKAN HOCAMIZLA UYUM SAĞLADIK 

Erkan Sözeri’nin oynamadığı dönemde bile kendisini motive ettiğini kaydeden Ertürk, “Yaptığı konuşmalarla bizleri hazır tutmayı başarıyor. İstek ve motivasyon olarak kariyerimin en üst noktasına ulaştığımı hissediyorum. Hiç olmadığı kadar heyecanlıyım ve başarıya açım. Bu sezonun benim için çok daha güzel şeyler getireceğine inanıyorum. Ortada bir forma savaşı varsa ben de bu savaşa fazlasıyla hazırım. Kaybedecek bir şeyim yok ancak kazanacak çok şeyim var. Takımımızın isminin değişmesi ve yepyeni bir yönetimin göreve gelmesi gerçekten bizleri etkiledi. Çünkü biz bunu şehirde gezerken de hissediyorduk, sosyal medyada gösterilen ilgi ve etkinliklerden de. Tamamıyla profesyonel bir yapıya büründük ve gerçekten gerek başkanımız gerekse de yönetimimiz bize ciddi desteklerde bulunuyorlar. Üstümüzde artık ciddi bir baskı var ama bu baskı bizlere sorumluluk getiriyor. Her futbolcu hedefi olan bir kulüpte oynamaktan zevk alır ve hem başkanımızın hem de bizim hedeflerimiz gerçekten çok büyük. Hem teknik heyetimiz hem de futbolcular olarak  bizler başkanımızın hedeflerine yanıt verebilmek için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Bizler bu desteği hissediyoruz ve Erkan hocamızla da çok güzel bir uyum sağladık. Onun istediklerini yapabildiğimiz sürece zor görünün her şey çok kolayca elde edeceğizdir.”

 

ADIMIZI SÜPER LİGE YAZDIRACAĞIZ

Ligin ikinci yarısında hedeflerine ulaşabilecek seviyede oldukalrını açıklayan Ertürk, “İlk ikiyi yakalamak kesinlikle hayal değil. Ancak işler ne kadar kötü giderse gitsin, en kötü ihtimalle biz play-off oynayacağımızı düşünüyorum. Tabii ilk ikide olamaz ve play-off’a kalırsak kesinlikle orada kalitemizi göstererek şampiyonluğu alabileceğimize inanıyoruz. Umut ediyorum ki, Gaziantep şehri de yanımızda olacaktır ve sezon sonunda bu şehrin adını yeniden Süper Lig’e yazdıracağız. Benim de kişisel olarak en büyük hayallerimden birisi, bu takımın formasıyla Süper Lig’de forma giyebilmek. Ben sözleşme imzalamak için geldiğimde gerçekten çok şaşırdım. Gerçekten böylesine bir şehir beklemiyordum ve gözlerime inanamadım. Bir İzmir’den, İstanbul’dan kesinlikle geri kalacak bir şehir değil. Hem sosyal hem de kültürel olarak gerçekten Gaziantep inanılmaz bir şehir. Buraya hiç gelmemiş insanlar, artık Ege’ye dönmeyecek mi diye soruyorlar ama ben kendimi buraya ait hissetmeye başladım. Çünkü gerçekten yemekleri olsun, insanları olsun, coğrafyası olsun burada istediğiniz her şeyi bulabiliyorsunuz. Gaziantep’i bilmeyen insanlarında bir an önce gelerek burayı görmesini sürekli olarak tavsiye ediyorum. Bir de benim kilo alan bir yapımın olmaması, Gaziantep şehrine daha da aşık olmamı sağlıyor. Mutfağı UNESCO tarafından da koruma altına alındığını biliyorum. Ancak Gaziantep şehri konusunda tek eksiğimiz var,  yaşayan insanları tribüne çekmeyi de başarırsak burada çok daha güzel günler bizi bekliyor.  

SPOR SERVİSİ

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum