Şencan, “Nerede sorun yaşandı? Neden yaşandı? Bir daha yaşanmaması için ne yapılacak? Gaziantep’in ihtiyacı yağmurdan korkan bir şehir olmak değil. Yağmuru yöneten bir şehir olmak” dedi.
HAZIRLIK ÖNEMLİ
Gaziantep’in yağmurla değil, hazırlıksızlıkla imtihan olduğunu öne süren Hasan Şencan, “Gaziantep’te yağmur yağınca artık insanların ilk baktığı yer gökyüzü değil, telefonları. Bu kez hangi yol kapanacak? Yine hangi alt geçit su altında kalacak? Bizim mahalleyi su basacak mı? Bir şehir için bundan daha çarpıcı bir altyapı göstergesi olabilir mi? Oysa yağmur Gaziantep için sürpriz değil. Kış geliyor, yağmur geliyor, ardından aynı görüntüler ortaya çıkıyor: su basan yollar, tıkanan mazgallar, bozulan asfaltlar, ulaşıma kapanan noktalar. Demek ki problem yağmur değil. Problem, yağmur geldiğinde ortaya çıkan hazırlıksızlık” diye konuştu.
BUNLAR BİRER VERİ
Geçtiğimiz yıllarda su baskını yaşanan noktaların önemli bir bölümünün artık belediyelerin hafızasında olması gerektiğini belirten Şencan şunları söyledi: “Hangi cadde su aldı, hangi alt geçit kapandı, hangi mazgal taştı, hangi yol kullanılamaz hale geldi. Bunların hepsi birer veri. Ama belediyecilik yalnızca yağmur yağdığında yüzlerce personeli sahaya çıkarmak değildir. Asıl başarı, o ekiplerin bir sonraki yağmurda aynı yere gitmesine gerek bırakmamaktır. Çünkü her yıl aynı noktaya ekip gönderiyorsak sorunu çözmüyor, sadece yönetiyoruz. Burada bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor.
ASFALT DÖKMEK ÇÖZÜM DEĞİL
Bir mazgalı temizlemek önemlidir. Ama aynı mazgal her yağmurda taşıyorsa mesele artık temizlik değildir. Mühendislik meselesidir. Yağmur suyu hattının çapı yeterli mi? Yolun eğimi doğru mu? Menfezin kapasitesi yeterli mi? Su nereye gidiyor? Aşağıdaki başka bir bölgeyi mi tehdit ediyor? Bu soruların tamamı birlikte sorulmalı. Aynı durum yollar için de geçerli. Bir yol sürekli çöküyor, sürekli yama yapılıyorsa yalnızca yeniden asfalt dökmek çözüm değildir.
MENFEZLER TEK TEK KONTROL EDİLMELİ
Asfaltın altındaki problemi çözmeden üstünü yenilemek, sorunu birkaç ay ertelemektir. Gaziantep artık “kaç ton asfalt döküldü?” diye değil. Geçen yıl bozulan kaç yol bu yıl kalıcı olarak düzeltildi? diye sormalı. Bence kış gelmeden yapılması gereken çok basit: Geçmiş yıllarda su basan tüm noktalar yeniden haritalanmalı. Riskli yollar, alt geçitler ve menfezler tek tek kontrol edilmeli. Yağmur suyu hatlarının kapasitesi ölçülmeli. Kronik olarak bozulan yolların altyapısı incelenmeden asfalt çalışmasına başlanmamalı.
TAŞKIN RİSKİ AZALTILMALI
Ve en önemlisi, belediyeler her büyük yağıştan sonra kamuoyuna açık bir rapor yayınlamalı. Nerede sorun yaşandı? Neden yaşandı? Bir daha yaşanmaması için ne yapılacak? Çünkü vatandaş artık yalnızca “ekiplerimiz sahada” cümlesini duymak istemiyor. Bu sorun bir daha yaşanmayacak” diyebilen bir belediyecilik istiyor. Gaziantep’in ihtiyacı yağmurdan korkan bir şehir olmak değil. Yağmuru yöneten bir şehir olmak. Suyu yalnızca şehirden uzaklaştırmak değil; doğru yerde toplamak, depolamak, yeniden kullanmak ve taşkın riskini azaltmak
KIŞ GELMEDEN HAZIRLIK YAPILMALI
Bunun adı artık klasik belediyecilik değil. İklim dirençli şehir yönetimidir. Ve bence Gaziantep’in önümüzdeki yıllardaki belediyecilik ölçüsü de bu olmalı: Kaç kilometre asfalt yaptınız değil, kaç kronik sorunu ortadan kaldırdınız? Kaç araç sahaya çıktı değil, kaç noktada artık araca ihtiyaç kalmadı? Çünkü mesele yağmur yağdığında müdahale etmek değil. Mesele, bir sonraki yağmurda aynı görüntüleri yaşamamak. Gaziantep’in kışı beklemeye değil, kış gelmeden hazırlanmaya ihtiyacı var.” Meral KINACILAR ERBEKTE




