Yılmaz, “Maalesef Ramazan ayının özünden uzaklaşılıyor. Bu mübarek aylar, gösterişli iftar yarışına dönüştü. Bu durum kaygı verici” dedi.
GÖSTERİŞLİ İFTAR YARIŞI BAŞLADI
Ramazan ayında israf, fahiş fiyatlar ve abartılı tüketim üzerine açıklamalarda bulunan Yılmaz, “Rahmet, bereket ve dayanışma ayı olan Ramazan’a bir kez daha ulaşmış bulunuyoruz. Ramazan; paylaşmanın, kanaatin, sabrın ve toplumsal dayanışmanın güçlenmesi gereken bir zaman dilimidir. Ancak ne yazık ki son yıllarda bu manevi iklimin, giderek tüketim odaklı bir gösteriye dönüştürüldüğünü üzülerek gözlemliyoruz. Gaziantep gibi kadim bir kültür ve mutfak şehrinde, Ramazan’ın özünü yaşatmak yerine; abartılı iftar sofraları, lüks mekanlarda düzenlenen yüksek bedelli organizasyonlar ve “gösterişli iftar” yarışına dönüşen bir anlayışın yaygınlaştığını görmek kaygı vericidir” diye konuştu.
RAMAZAN AYI YOKLUĞU ÖĞRETİR
Ramazan ayının, nefsin terbiye edildiği bir ay olduğunu, açlıkla empati kurmayı, yokluğun ne demek olduğunu anlamayı öğrettiğini dile getiren Yılmaz şunları söyledi:”Ancak bugün:İsrafın olağanlaştığı, İhtiyacın çok ötesinde alışverişlerin yapıldığı, İftar sofralarının sosyal medya vitrinine dönüştürüldüğü, 5 yıldızlı otellerde kişi başı yüksek bedellerle sunulan lüks iftar menülerinin bir statü göstergesi haline getirildiği bir tablo ile karşı karşıyayız. Bu tablo, Ramazan’ın ruhuyla bağdaşmamaktadır.”
İsrafın sadece ahlaki değil, ekonomik bir sorun olduğuna vurgu yapan Yılmaz şöyle devam etti:”Türkiye’de gıda enflasyonu hâlâ yüksek seviyededir. Asgari ücretli, emekli ve dar gelirli vatandaşlarımız temel gıda ürünlerine erişimde zorlanmaktadır. Böyle bir ortamda:İhtiyacın çok üzerinde alışveriş yapılması, İftar sofralarında tüketilmeyen yiyeceklerin çöpe gitmesi, “Çeşit bolluğu” adı altında gereksiz harcamaların teşvik edilmesi yalnızca bireysel bir tercih değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk problemidir. Unutulmamalıdır ki israf edilen her lokma, başka bir sofradaki eksikliği büyütmektedir.”
FIRSATÇILARA DİKKAT
Fahiş fiyat ve Ramazan fırsatçılarına da dikkat çeken Yılmaz, şu uyarılarda bulundu:”Ramazan ayı yaklaşırken bazı işletmelerin fiyat artışına gitmesi de ayrı bir sorundur. Özellikle:Hurma, Et ve et ürünleri, Bakliyat, Tatlı ve unlu mamuller gibi ürünlerde görülen ani fiyat artışları dikkatle izlenmelidir. Ramazan’ı fırsata çevirerek tüketicinin manevi hassasiyetini ekonomik kazanca dönüştürmeye çalışan anlayışı kabul etmiyoruz. Tüketici Hakları Derneği Gaziantep Şubesi olarak: Fahiş fiyat uygulamalarının takipçisi olacağımızı, Gerekli başvuruları yapacağımızı, Vatandaşlarımızı hak arama konusunda bilgilendirmeye devam edeceğimizi kamuoyuna bildiriyoruz.
RAMAZAN MERHAMET AYIDIR
Son dönemde 5 yıldızlı otellerde ve yüksek segment restoranlarda düzenlenen iftar programları, kişi başı bedelleri itibarıyla birçok ailenin aylık gıda bütçesine yaklaşmaktadır. Elbette herkes dilediği gibi harcama yapma özgürlüğüne sahiptir. Ancak Ramazan gibi paylaşma merkezli bir ayda: Gösterişli sofraların teşvik edilmesi, Lüksün öne çıkarılması, “İftar deneyimi”nin ticarileştirilmesi toplumsal adalet duygusunu zedelemektedir. Ramazan; rekabetin değil, merhametin ayıdır.
RAMAZANI TİCARETE DÖNÜŞTÜRMEYİN
Gaziantep halkına çağrımız şudur: İhtiyacınız kadar alışveriş yapın. Menü planlaması yaparak gıda israfını azaltın. Artan yemekleri değerlendirin veya ihtiyaç sahiplerine ulaştırın. Fiyat artışlarını mutlaka bildirin. Sosyal medya gösterişine değil, komşu dayanışmasına yatırım yapın. Unutmayalım ki en bereketli sofra, israf edilmeyen sofradır. İşletmelere ise şunu söylüyorum:Ramazan’ı ticari fırsata dönüştürmeyin. Makul fiyat politikası izleyin. “Ramazan menüsü” adı altında yapay fiyat artışlarından kaçının.” Meral KINACILAR ERBEKTE





