Ve Gaziantep FK 12 maçta tek galibiyeti bulunuyor, böylesine düşüş içinde. Puan kayıpları yanında izleyenler de oynanan futboldan bir şey anlamış değil, zevk vermeyen bir mücadele.

Takım oyunu, takım ruhu kalmamış, izleyenler için çıplak gözle görülüyor.

Sa içinde yok ama saha dışında üretmeyi iyi biliyoruz. Sahada oyun yok, laf çok..

Gözler Burak Yılmaz’da.. son haftalarda takıma enerji vermeyeyi unuttu, enerjisini basın toplantılarında bitiriyor.

Bir dediği diğerini tutmuyor, ne yapıyor ne yapmaya çalışıyor, kini kimlere belli değil. Bence başarısızlığını yıldızının söndüğünü bu şekilde kapatmaya çalışıyor. Süper ligde son 12 haftada en başarısız çalıştırıcıları arasına adını yazdırmayı bildi. Takımını konsantre edip, susup işine bakmak yerine laf lobisi, laf üretme çabası içinde.

Hep küme düşmeye oynayan bir takım, bu sezonda yerimiz iyi söylemi ayrı bir konu. Bu takım ilk yarıda iyi puanlar topladı, kendi emeği de yok değil ama küme düşmeme mücadelesi varsa ara transferde niçin bu kadar transfer yaptırdın, kafana göre tercihlerine göre bu yönetim borç altına girdi. Nerede aldırdığı isimler hangi sahada başarılı, iyi futbolcu olmak iyi bir teknik adam olacağı anlamına gelmediğinin açık belgesi ortada.

Yönetim Avrupakupasını aralarız dedi aldık diyor bu iki söyleme sizler yapın yorumuzunu. Pazar günü ligin altında hemde en alt sırada bulunan Karagümrük karşısındaki oyun, hocasız kalmış, ne yaptığını bilmeyen, tutarsız, isteksiz kalmış bir takım görüntüsü vardı. Oyuna sonradan girenlerde katkı adına bir şeyler veremedi. Karagümrük maçı sonrası istifa sinyali vermişti. Fenerbahçe maçı bitiminde ama kendinden emin, büyük başarısı varmış gibi davrandı. Maç bitiminde tribünlerin istifa seslerine duyarsız kaldı.

Ağzından çıkanı kulağı duymayan Burak Hoca sancısı devam ediyor.

Gidene kal demek yanlış mı, yorum sizlerin..

Geçmişte Sumudica ile bu şekilde saha dışı olaylar, sıkıntılar yaşanmıştı. Geriye döndük, izlemeye devam ediyoruz.