Eğitim Sen Gaziantep Şube Başkanı Ömer Parlakçı, genelgede öğretmenlerin önlük giymelerinin açıkça istendiğini belirterek, “Öğretmenlerin ihtiyacı önlük talimatı değil; insanca yaşayabilecekleri ücret, güvenceli çalışma, mesleki itibar ve mesleki özerkliktir” dedi. Genelgede ayrıca kayıt sırasında velilerden zorunlu ücret alınmamasının da istendiğini söyleyen Parlakçı, “Okullara ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli bütçe ayrılmadan yalnızca “veliden para alınmayacak” demek sorunu çözmez” Diye konuştu.

ÖĞRETMENLER ÖNLÜK GİYECEK

Genelgenin en belirgin çelişkilerinden birinin öğretmenlere ilişkin yaklaşımda ortaya çıktığını belirten Parlakçı şunları dile getirdi:” Bir taraftan öğretmenlerin mesleki itibarlarının korunması, görüşlerinin alınması ve karar süreçlerine katılımlarının sağlanması gerektiği belirtilirken diğer taraftan öğretmenin hangi eğitim modüllerini tamamlayacağından hangi dijital platformları kullanacağına ve ne giyeceğine kadar ayrıntılı talimatlar verilmektedir. Öğretmenlerin “önlük giymeleri” açıkça istenmekte ve bunun millî eğitim müdürlüklerince takip edilmesi talimatı verilmektedir. Oysa öğretmenlik mesleğinin saygınlığı kıyafetle değil; öğretmene verilen toplumsal değer, ekonomik ve özlük hakları, mesleki özerklik ve demokratik çalışma koşullarıyla sağlanır. Bakanlığın önceliği öğretmenin ne giyeceğini takip etmek değil; öğretmenin insanca yaşayabileceği koşulları sağlamak, öğretmene yönelik şiddeti önlemek ve mesleki kararlarına saygı göstermek olmalıdır.”

NORM FAZLASININ SORUMLUSU ÖĞRETMENLER DEĞİL

Parlakçı, genelgede norm kadro fazlası öğretmenlerin herhangi bir takvime bağlı olmaksızın ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarına atanmalarının, kendilerine ders görevi verilemeyen öğretmenlerin ise Millî Eğitim Akademisinde eğitime alınarak öğretmen ihtiyacı bulunan “diğer alanlarda” görevlendirilmelerinin öngörüldüğünü söyledi. Bu yaklaşımın, öğretmenlerin eğitimini aldıkları branş dışında görevlendirilmelerinin önünü açması açısından kabul edilemeyeceğini belirten Parlakçı, “Öğretmenlik, kısa süreli bir eğitimle farklı bir branşta sürdürülebilecek bir meslek değildir. Her öğretmen kendi alanında akademik ve pedagojik eğitim alarak yetişmektedir. Öğretmen açığının çözümü, öğretmenleri alanları dışında görevlendirmek değil, ihtiyaç bulunan branşlara yeterli sayıda kadrolu öğretmen atamaktır. Norm fazlası sorununun sorumlusu öğretmenler değildir. Yanlış norm planlamasının, değiştirilen ders çizelgelerinin, okul dönüşümlerinin ve Bakanlığın istihdam politikalarının sonucu öğretmenlere yüklenemez” diye konuştu.

TEMEL SORUNLARA YER VERİLMEDİ

Genelgede sınıf mevcutlarının azalması halinde sınıf şubelerinin birleştirilmesinin de istendiğini belirten Parlakçı şöyle devam etti:”Genelgede öğretmenin önlüğünden kullanılacak dijital platformlara, veli randevularından sosyal etkinliklere kadar son derece ayrıntılı düzenlemeler yer alırken, eğitim sisteminin yıllardır çözülmeyen temel sorunlarına ilişkin aynı ölçüde somut adımlar bulunmamaktadır. Okulların yeterli ve doğrudan kamu bütçesiyle desteklenmesi, her okula yeterli sayıda kadrolu yardımcı hizmetli ve temizlik personeli istihdam edilmesi, öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek ve temiz içme suyu sağlanması, ücretli öğretmenliğin sona erdirilmesi, öğretmen açığının kadrolu ve güvenceli atamalarla kapatılması, kalabalık sınıfların azaltılması, depreme dayanıksız okulların dönüştürülmesi ve ikili eğitimin sona erdirilmesi gibi başlıklarda somut adımlar atılması gerekirken, genelgede bu temel sorunların hiçbirine yönelik somut bir çözüm yoktur.”

VELİDEN PARA ALINMAYACAK DEMEK SORUNU ÇÖZMEZ

GAÜN’de performans toplantısı
GAÜN’de performans toplantısı
İçeriği Görüntüle

Genelgede kayıt sırasında velilerden zorunlu ücret alınmamasının istenmesi doğrudur ancak yeterli değildir. Okullara ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli bütçe ayrılmadan yalnızca “veliden para alınmayacak” demek sorunu çözmez. Kamusal eğitim, okulun temel ihtiyaçlarını velilerin cebinden değil kamu bütçesinden karşılamakla mümkündür. Öğretmenlerin ihtiyacı önlük talimatı değil; insanca yaşayabilecekleri ücret, güvenceli çalışma, mesleki itibar ve mesleki özerkliktir. Okulların ihtiyacı daha fazla proje, platform ve bürokratik veri girişi değil; yeterli bütçe, yeterli öğretmen, kadrolu yardımcı personel ve güvenli eğitim ortamlarıdır. MEB’e çağrımız nettir: Öğretmenlerin kıyafetinden başlayarak okul yaşamının her ayrıntısını merkezden kontrol etmeye çalışmak yerine eğitim emekçilerinin sesini dinleyin. Norm fazlası sorununu öğretmenleri resen atamalarla yerinden ederek ya da alanları dışında görevlendirerek değil, öğretmen ihtiyacını, okul ve derslik sayılarını, öğrenci mevcutlarını ve alan ihtiyaçlarını esas alan sağlıklı bir norm kadro planlamasıyla çözün. Okulların bütçe ve personel ihtiyacını kamusal kaynaklarla karşılayın. Öğretmen açığını kadrolu ve güvenceli atamalarla giderin.”şeklinde konuştu. Meral KINACILAR ERBEKTE