ÖĞRETMEN DOLAPLARI BİLE BOŞALTILDI
Sınav güvenliği gerekçesiyle okullara, sınıflara ve öğretmen odalarına kameralar yerleştirildiğini, öğretmenlerin çalışma alanlarının denetim ve gözetim mekânlarına dönüştürüldüğünü belirten Parlakçı: ”Öğretmen dolaplarının dahi boşaltıldığı uygulamalarla okullar, eğitim emekçilerinin mesleki itibarını ve çalışma huzurunu zedeleyen alanlara çevrilmiştir. Öğretmenleri ve okulları potansiyel şüpheli gibi gören bu anlayış, sınav güvenliğini emekçilerin mahremiyetini, çalışma hakkını ve mesleki saygınlığını hedef alan uygulamalara indirgemiştir” diye konuştu.
ÖĞRENCİLER AĞIR BİR SINAV BASKISI YAŞIYOR
Milyonlarca öğrencinin geleceğini doğrudan etkileyen bir sınavda soru iptali ve cevap anahtarı değişikliği yaşanmasının yalnızca “teknik hata” olarak geçiştirilemeyeceğini dile getiren Parlakçı şunları söyledi: “Zaten ağır bir sınav baskısı altında geleceğini kurmaya çalışan öğrenciler, böylesi hatalar nedeniyle belirsizlik, adaletsizlik duygusu ve güvensizlikle karşı karşıya bırakılmaktadır. Öğrencilerin eğitime ve ölçme-değerlendirme süreçlerine duyduğu güvenin zedelenmesi, kamusal eğitim sistemi açısından ciddi bir sorundur. Asıl sorun; merkezi sınav sisteminin hazırlık, denetim, soru inceleme, redaksiyon ve değerlendirme süreçlerinde yaşanan yapısal eksikliklerdir.
SORUMLULUĞU OLANLAR SORUŞTURULMALI
Öğrencilerin geleceğini tek bir sınav sonucuna bağlayan, eğitimi yarışa ve elemeye indirgeyen bu anlayıştan vazgeçilmelidir. Eğitim sistemi sınav odaklı olmaktan çıkarılmalı; öğrencilerin çok yönlü gelişimini, ilgi ve yeteneklerini, bilimsel düşünmeyi, eşitliği ve kamusal eğitim hakkını esas alan bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir. Bu nedenle ÖSYM’yi, Millî Eğitim Bakanlığı’nı ve ilgili tüm yetkili kurumları; soru iptali ve cevap anahtarı değişikliğine yol açan süreci bütün yönleriyle araştırmaya, varsa ihmal, kusur ya da sorumluluğu bulunanlar hakkında gerekli idari ve hukuki işlemleri başlatmaya çağırıyoruz.” Meral KINACILAR ERBEKTE




