1. YAZARLAR

  2. Tamer Abuşoğlu

  3. MUSTAFA CEMİLOĞLU'NDAN, AHTEM ÇİYGÖZ'E, İŞGALDEN, İLHAK'A: KIRIM
Tamer Abuşoğlu

Tamer Abuşoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

MUSTAFA CEMİLOĞLU'NDAN, AHTEM ÇİYGÖZ'E, İŞGALDEN, İLHAK'A: KIRIM

A+A-

Bütün dünyanın gözleri önünde ve tarihin tanıklığında, barbar fakat güçlü olanlara, mazlum fakat güçsüz olanlara karşı bir kez daha zaferini ilan etti.

Tatar Türklerinin binlerce yıllık milli coğrafyası Rus emperyalizmi tarafından önce işgali sonrasında ise İlhak'ı yaşadı.

İşgal'den İlhak'a yürüyen süreç yeni bir Mustafa Cemiloğlu vakasını da beraberinde getirdi.

Rus işgali sonrasında tutuklanan Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz'ün tutukluluğu 2. yılını doldurdu.

Çiygöz 26 Şubat 2014 tarihinde Kırım Özerk Tatar Cumhuriyeti Parlamentosu önünde düzenlenen mitingte kargaşa organize etmek suçlamasıyla gözaltına alınmış, daha sonra gözaltı rus işgalcilerin kontrolündeki yetkisiz ve uyduruk mahkeme tarafından tutukluluğa dönüştürülmüştü.

Kırım'daki Tatar Türklerinin maneviyatını kırmayı amaçlayan gözaltı ve tutuklamalarla birlikte toplumsal önderler bir bir ifade vermeye çağırılarak, uygulanan bu emsalsiz baskı Tatarların yöneticilerine sistematik bir yıldırma politikasına tekamül ediyor.

Ahtem Çiygöz'ün Avukatı Nikolay Polozoy, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcılarından Nariman Celal'in ifade vermeye devam ettiğini, bu arada Ahtem Çiygöz'ün tutukluluk süresinin dolmasına 2 haftalık bir süre daha olmasına rağmen savcılığın talebiyle ve alelacele bir kararlı tutukluluk süresinin 3 ay daha uzatıldığını kamuoyu ile paylaştı.

Kırım tarihine "26 Şubat davası" olarak geçen direniş mitinginde 10 bin Tatar Türk'ü Kırım'ın işgaline ve Milli Tatar coğrafyasının Ukrayna'dan ayrılarak, toprak bütünlüğünün ortadan kaldırılması kararına karşı büyük bir gösteri düzenlemiş, bu toplumsal eylemde Kırım Tatar Milli Meclisi ile Rus Birliği (Russkoya Yedinstove) Partisi karşı karşıya gelmişti.

Rus işgaline karşı düzenlenen direniş mitingini izleyen süreçte Kırım Milli Tatar Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz tutuklanmış işgale karşı direnen Tatarların Rus ablukasına karşı verdiği mücadeleye dünya üç maymunu oynayarak cevap vermişti.

Konuyla ilgili olarak 2 Şubat'ta yapılan son duruşmada Aluşta Kırım Tatar Bölge Meclisi Başkanı Enver Arpatlı'nın da ifadesine müracaat edildi.

Ruslar işgalin tamamen oturması için her yolu denemeye devam ediyor. Bunun en bariz örneklerinden biri de Moskova'nın kontrolünde bulunan sözde Kırım Müftüsü Emirali Ablayev'in 26 Şubat davası kapsamında yargılanan Kırım Tatarlarından Mustafa Değermenci ve Ali Asanov'a Kırım Milli Tatar Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz'ün aleyhine ifade vermelerini telkin etmesidir.

Yargı sürecini takip eden Ukrayna Dışişleri Bakanlığı adına açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maryana Betsa, Ahtem Çiygöz davasının düzmece, alınan kararın ise bir değer taşımadığını belirtmişti.

Diğer taraftan Rus işgaliyle birlikte yoğun insan hakları ihlallerinin yaşandığı, yüzlerce gazeteci üzerinde sistematik baskı kurulduğu bu yolla Kırım'daki Tatarların doğru ve hızlı bilgi alma haklarının gaspedildiği gelen haberler arasında.

Kırım Tatar Milli Meclisi üyesi ve Gazeteci Gayana Yüksel, Kırım tarihiyle ilgili bilgilerin Ruslar tarafından toplu halde tahrif edildiğini belirterek, Kırım Tatarların ve Ukrainlerin birlikte yaşadığı topraklar olmasına rağmen işgalci Rusların Kırımın tarih boyunca Rus toprağı olduğu tezini dünyaya kabul ettirmeye çalıştığını ifade ediyor.

Kırım'da yaşanan işgalin ve müracaat edilen argümanların, işgali yaşayan Kerkük'te ve Doğu Türkistan'da aynı paraleldeki benzerlikleri manidardır.

Türkler yaşadıkları ezeli ve ebedi vatan topraklarında tehdite uğramaklta ve benzer tehlikeler yaşamaktadır.

Kırım'dan, Kuzey Kıbrıs'a, Kerkük'ten Suriye'ye ve hatta Anadolu içlerine kadar global bir çullanış politikasının asimetrik saldırısı hemen her coğrafyada hissedilmektedir.

Buna karşı dünyayı Gazze'den ve Filistin'den ibaret sayan, sunni milliyetçiliği savıyla Suudilerin ve Katar Emiri'nin kuyruğuna takılan AKP İktidarı ırkdaşlarını unutmuş görünüyor.

Her konuda dünya ile lafazanlık yarışına giden AKP'liler konu Türkler olunca dut yemiş bülbüle dönüşürken, ellerindeki her türlü gücü karşın susmayı tercih etmeleri ise Türk düşmanlığından beslenenlerin cesaret toplamasına neden olmaktadır. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.