İlerlemiş yaşına rağmen sağlıklı görüntüsüyle şaşırtan, sürekli türkü ve mani söyleyen, kahkaha atmayı çok seven Özbulan, 9 yıldır yaşadığı Moral Evi'nde hem kendisi moral buluyor hem de neşe dolu tavrı ve hareketleriyle merkezdeki herkese moral veriyor. Güler yüzü, heyecanı, mutluluğu ve şen kahkahası ile etrafına neşe saçan Özbulan, sevecenliği ve yüzünden eksik olmayan tebessümüyle herkesin sevgisini kazanıyor. Özbulan, merkez yetkilileri ve görevliler arasındaki sevgi bağıyla da dikkati çekiyor.
ÇOK SAYIDA SPORCU YETİŞTİRDİM
Gençliğinde babasının yanında fotoğrafçılığı öğrendiğini anlatan Özbulan, "Babamla birlikte fotoğraf yapardık. Karanlık odaya girer, saatlerce bir metrekare karanlık odada resim yapardık. Yaptığımız tüm fotoğrafları müşterilere dağıtırdık. Fotoğrafçılıkla evimizi geçindirirdik. Ondan sonra babam rahmetli oldu, ben fotoğrafçılığa devam ettim. Fotoğrafçılık çok güzel bir meslekti. Fotoğrafçılık mesleğinin yanı sıra futbol hocalığı yapıyordum. Arkadaşlarımız vardı. Birçok sporcu yetiştirdim" dedi.
HAYATI ÇOK SEVİYORUM
Hayatı çok sevdiğini belirten Özbulan, "Hayatta durmadan sevineceksin ve hep sevinmek lazım. Neşeli olmak lazım. Gücüm yettiği kadar arkadaşları neşelendirmeye çalışıyorum. Arkadaşlarla birbirimizi çok seviyoruz. Birlikte oyun oynuyoruz, birbirimize neşe veriyoruz. Birlikte aktiviteler yapıyoruz ve bende arkadaşları neşelendirmek için çabalıyorum. Neşe demek hayat demek. Hayat demek neşeyi o ortama yaymak demek. Karşındakini güzel hareketlerle neşelendirmek demek. Çocuklarla çocuk, büyüklerle de büyük olacaksın. Hayatı yaşamak lazım. Yaşamazsan hiçbir şeyin tadı olmaz" şeklinde konuştu.




