Meriç, “Cezanın amacı ömür boyu cezalandırmak değil; toplumu korurken bireyin yeniden topluma kazandırılmasını sağlamaktır.” dedi.
DAR BOĞAZA SÜRÜKLÜYOR
Meriç, “Uzun süreli sürücü belgesi yaptırımları ve yüksek idari para cezaları, özellikle geçimini araç kullanarak sağlayan binlerce vatandaşı ekonomik darboğaza sürüklüyor. Şoförler, kuryeler, servis taşımacıları ve birçok çalışan için sürücü belgesi yalnızca bir belge değil, aynı zamanda ekmek kapısıdır. Ekonomik şartların her geçen gün ağırlaştığı bir dönemde, bazı yaptırımlar vatandaş açısından yalnızca hukuki bir sonuç doğurmamakta; işsizliğe, borçlanmaya ve ciddi sosyal sorunlara da neden olabilmektedir. Hukukun amacı insanları umutsuzluğa sürüklemek değil; kamu güvenliğini sağlarken yeniden hayata tutunmalarına da imkân tanımaktır” diye konuştu.
ÖNEMLİ OLAN KAZANMAK
Açıklamasının sonunda cezanın infazından sonraki sürece de dikkat çeken Meriç, şu değerlendirmede bulundu: “Bir kişi mahkûmiyetinin gereğini yerine getirip cezasını çektikten sonra hayatı boyunca aynı yaptırımlarla karşı karşıya bırakılmamalıdır. Bugün birçok eski hükümlü, cezasını infaz etmesine rağmen iş bulmakta, üretime katılmakta ve yeniden bir yaşam kurmakta ciddi güçlüklerle karşılaşıyor. Ceza infaz sisteminin temel amacı, bireyi ömür boyu dışlamak değil; yeniden topluma kazandırmaktır. Devletin görevi de cezasını tamamlayan vatandaşın yeniden üretime, istihdama ve toplumsal yaşama katılmasını sağlayacak politikaları hayata geçirmektir. Güçlü devlet, yalnızca cezalandıran değil; adaleti, hakkaniyeti ve sosyal devlet ilkesini birlikte yaşatan devlettir.”




