1. YAZARLAR

  2. İsa Altun

  3. Madde bağımlılığı ve Bipolar Bozukluk -1-
İsa Altun

İsa Altun

Yazarın Tüm Yazıları >

Madde bağımlılığı ve Bipolar Bozukluk -1-

A+A-

Madde Bağımlısı yakını, yazdığı mektupta evladının bazı anlarda mutlu ve içi içine sığmadığını, ölçüyü kaçıracak kadar çok konuştuğunu, kibir ve egonun tavan yaptığını, aklına estiğini yaptığını, tutarsız hareketleri yüzünden şaşkınlık yaşadığını, kimi anlarda da gergin, uykusuz ve asabi olduğunu belirterek yardım istiyor.  Dünya Sağlık Örgütü’nün de yaptığı bir araştırma, bipolar bozukluk vakalarının üçte ikisinde aynı zamanda anksiyete hastalığı ve üçte birinde de madde kullanımı olduğunu gösteriyor. Yani, iki farklı uçta yaşamak.  Bir gün dibi görmek bazen de dünyada her şeyi yapabilecek kadar kendini iyi hissetmek… Duyguların arasında uçurumların olduğu, kişilerin yaşamlarını ciddi şekilde etkileyen bipolar bozukluk tıp dünyası için oldukça karmaşık bir durumdur. Birçok nedene bağlı olarak gelişebilen bipolar bozukluğun mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini vurgulayan Reem Nöropsikiyatri Merkezi’nin Kurucusu Nörolog Mehmet Yavuz, konuya ilişkin hastalığın bilinmeyenlerini anlatıyor:

Bipolar Bozukluk (iki üçlü mizaç bozukluğu)

Bipolar bozukluk ya da diğer adıyla manik depresyon, kişinin kendini motivasyon anlamında en yüksekte hissettiği mani dönemi ile çökkün hissettiği depresif dönem arasında gidip gelmesini ifade eder. Hastalık zamanları dışında normal seyreden duygu durumu, hastalık nüksettiğinde bu iki uç arasında dolaşmaktadır. Bipolar bozukluk, bipolar 1 ve bipolar 2 tanı ölçeği ile değerlendirilir.  Bipolar 1’de mani ve depresyon döngüleri vardır. Bipolar 2’de ise hipomani ve depresyon atakları izlenir. Dolayısıyla bipolar 2’de mod yükselmesi daha düşük olup hipomani düzeyinde iken, depresyon genelde bipolar 1’e göre daha ağır geçirilir. Bipolar bozukluk daha çok depresyon dönemleri ile seyreder. Manik ya da hipomanik devreler daha nadirdir.  Manik nöbet durumunda hastanın ayakta tedavisi pek mümkün olmaz ve hastaneye yatırılması gerekir. Çünkü manik nöbette olan bir kişi, hem kendisine hem de çevresine çok sıkıntılı anlar yaşatabilir.  Hiç uyumadan sürekli konuşan ve oradan oraya hareket eden biri ile aynı ev ortamında olmak azap gibidir.

Depresyon ile karıştırmamak gerekir

Bipolar bozukluk zaman zaman depresyon ile karıştırılabilir. Yapılan araştırmalar başlangıçta majör depresyon teşhisi konulan vakaların üçte birinin, gerçekte bipolar bozukluk yaşadığı tespit edilmiştir.  Bipolar bozukluğun genel olarak ortaya çıkış yaşı, 20-25 yaş aralığındadır. Hastalık toplumda yüzde 1-1,5 oranında görülür. Birinci dereceden akrabaları içerisinde bipolar bozukluk olanların bu hastalığa yakalanma olasılığı 7 kat daha fazladır.  Yapılan araştırmalar, bipolar bozukluğu yakalanma riskinin evlat edinmelerde de arttığını göstermiştir. Bu yüzden sadece genetiğin değil, çevre ve kalıtsal faktörlerin bir araya gelerek hastalığın ortaya çıkmasında etkili olduğu düşünülmektedir. Cinsiyetler açısından incelendiğinde, kadın ve erkeklerde bipolar bozukluk görülme oranı arasında anlamlı bir fark yoktur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.