Bir kredi kartının borcunu başka bir karttan çekilen nakit avans ya da kredili mevduat hesabıyla kapatma yöntemi, borç yükünü her ay daha da büyütebiliyor.
Uzmanlar, borcun yeni bir borçla kapatılmasının kısa vadede çözüm gibi görünse de uzun vadede tüketiciyi içinden çıkılması güç bir borç sarmalına sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Bir Kartın Borcu Diğer Kartla Kapatılıyor
Yükselen hayat pahalılığı nedeniyle aylık gelirleri giderlerini karşılamakta zorlanan tüketiciler, nakit ihtiyaçlarını karşılamak için aynı anda birden fazla bankanın kredi kartını kullanıyor.
Ancak kartlardan birinin ekstre borcunu başka bir karttan çekilen nakit avansla veya kredili mevduat hesabıyla kapatmak, borcun ortadan kalkmasını sağlamıyor. Aksine, yeni faiz ve ödeme yükleriyle birlikte toplam borcun daha da yükselmesine neden oluyor.
Uzmanlara göre bu yöntem sürekli hale geldiğinde tüketici, mevcut borcunu kapatmak için her ay yeni bir borçlanmaya ihtiyaç duyuyor.
Çok Sayıda Kart Limit Yanılsaması Yaratıyor
Birden fazla kredi kartının toplam limiti, tüketicinin gerçekte sahip olmadığı bir harcama gücüne sahip olduğu düşüncesine kapılmasına neden olabiliyor.
Farklı bankalardaki kartların hesap kesim ve son ödeme tarihlerinin birbirinden farklı olması da ödeme takibini zorlaştırıyor. Bu durum, özellikle gelir-gider dengesi bozulan tüketicilerde gecikmiş ödemelerin artmasına yol açabiliyor.
Kart borçlarının yalnızca asgari ödeme tutarları yatırılarak çevrilmesi ise borcun kapanmasını sağlamıyor. Ödenmeyen bakiye üzerinden işleyen faizler nedeniyle toplam borç zaman içerisinde daha da büyüyor.
Kredi Notu da Darbe Alıyor
Birden fazla kredi kartında yüksek borç bulunması ve asgari ödemelerin aksatılması, tüketicinin kredi notunu da olumsuz etkiliyor.
Kredi notundaki düşüş yalnızca yeni kredi kullanımını zorlaştırmakla kalmıyor. İlerleyen dönemde konut, taşıt veya ihtiyaç kredisine erişimde de ciddi sorunlara yol açabiliyor. Bankalar, riskin yükselmesi halinde mevcut kredi kartı limitlerini düşürebiliyor veya limit artış taleplerini karşılamayabiliyor.
Yasal takip veya icra süreci başlamadan önce dahi bozulan kredi sicili, tüketicinin bankacılık sistemindeki finansal hareket alanını daraltabiliyor.
Uzmanlardan Borç Sarmalına Karşı 4 Öneri
Finansal uzmanlar, kredi kartı borçlarının kontrolden çıkmasını önlemek ve bütçe dengesini yeniden kurmak için bazı temel adımların atılmasını öneriyor.
Fazla kredi kartlarını kapatın: Harcama kontrolünü zorlaştıran ve ödeme takibini güçleştiren kullanılmayan kartların kapatılması, borçlanma eğiliminin önüne geçebilir.
Harcamaları tek kartta takip edin: Toplam kredi limitinin belgelenebilir aylık gelire uygun seviyeye çekilmesi ve harcamaların mümkün olduğunca tek kart üzerinden takip edilmesi bütçe kontrolünü kolaylaştırabilir.
Asgari ödeme tuzağına dikkat edin: Sadece asgari tutarı ödemek borcu kapatmıyor. Mümkün olduğunda ekstre borcunun tamamının ödenmesi, faiz yükünün büyümesini engellemenin en önemli yollarından biri olarak gösteriliyor.
Borçları yapılandırmayı değerlendirin: Bir kredi kartının borcunu başka bir kartın nakit avansıyla kapatmak yerine, mevcut borçların uygun koşullarla yapılandırılması değerlendirilebilir. Ancak yapılandırma kararında faiz oranı, toplam geri ödeme ve vade gibi koşulların birlikte incelenmesi gerekiyor.
Finans uzmanlarının temel uyarısı ise borcu başka bir borçla kapatma alışkanlığının kalıcı bir çözüm olmadığı yönünde. Gelir ve gider dengesi yeniden kurulmadan sürdürülen bu yöntem, kısa vadede ödeme kolaylığı sağlasa bile toplam borcun giderek büyümesine neden olabiliyor.





