Ürkütücü görüntüsüyle ilk bakışta çekinmeye neden olsa da, damakta bıraktığı eşsiz lezzet ve verdiği tokluk hissiyle sofraların vazgeçilmezi olmaya devam ediyor.

Özellikle soğuk algınlığı ve halsizlik gibi şikayetlerin arttığı dönemlerde tercih edilen kelle paça, içerdiği kolajen, protein ve mineraller sayesinde vücut direncini desteklediği düşünülüyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren restoranlarda yoğunluk oluşturan vatandaşlar, hem şifa bulmak hem de bu geleneksel tadı deneyimlemek için uzun kuyruklar oluşturuyor. Görüntüsüyle ürküten ama lezzetiyle kendine hayran bırakan kelle paça, Gaziantep'te mevsim geçişlerinin en çok tercih edilen lezzetlerinden biri olmaya devam ediyor. Kelle paçanın porsiyonu ise 340 TL'den satılıyor.

Büyükşehir’den yoğun hafta
Büyükşehir’den yoğun hafta
İçeriği Görüntüle

12 SAAT AĞIR ATEŞTE PİŞİYOR

Kelle paçanın yapılışını anlatan usta Ahmet Çadır, "Kelle paça, yüzyıllardır hem bölgemizde hem de dünyanın farklı yerlerinde tüketilen köklü bir yemektir. Ancak her bölgenin yapılışı ve sunum şekli farklılık gösterir. Gaziantep usulünde öncelikle kelle özenle temizlenir ve büyük kazanlara alınır. Yaklaşık 12 saat boyunca ağır ateşte pişirilir. Pişen kelleler daha sonra çıkarılarak; dil, yanak, beyin ve göz gibi kısımları ayrı ayrı ayıklanır ve servise hazır hale getirilir. Servis aşamasında kelle paça, kendi kolajen açısından zengin suyuyla birlikte sunulur. İçine isteğe göre acı biber, sarımsak, limon ve sirke eklenir. Ayrıca kuzunun beden yağı da ilave edilerek lezzeti artırılır. Sarımsağın doğal bir antibiyotik olması, limonun C vitamini içermesi ve sirkenin faydaları bu yemeği özellikle mevsim geçişlerinde daha da tercih edilir hale getirir" dedi.