1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Huzursuz bağırsak sendromu uyarısı
Huzursuz bağırsak sendromu uyarısı

Huzursuz bağırsak sendromu uyarısı

SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü tarafından “İrritabl (Huzursuz) Bağırsak Sendromu (İBS) ve Tıbbi Beslenme Tedavisi” konulu panel düzenlendi.

A+A-

SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde düzenlenen panelin açılışında konuşma yapan  Rektör Prof. Dr. Güner Dağlı, “Yaklaşık 50 yıl önce bir bilim dalı olarak kabul edilen Beslenme ve Diyetetik, yaşam kalitesi için yol göstermektedir” dedi. Beslenmenin bir bilim dalı olarak kabul edilmesiyle, bu alandaki birçok uygulamanın da bilimsel çalışmalarla desteklendiğini anımsatan Prof. Dr. Dağlı, SANKO Üniversitesi olarak bu tür bilimsel toplantılar ve iş birlikleri yapmaktan büyük mutluluk duydukları kaydetti.

RAHATSIZLI HİSSİ VERİR

Oturum Başkanlığını Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Erdal Uysal ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Tuba Ustaoğlu’nun yaptığı panelde, SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Nimet Yılmaz, “İrritabl Bağırsak Sendromunun (İBS) Patofizyolojiisi” konusuna değindi.

“İBS, kronik tekrarlayan karın ağrısı veya rahatsızlık hissi ve bağırsak alışkanlığında değişiklik ile karakterize, hayatı tehdit etmeyen ancak hastaların hayat kalitesini önemli düzeyde bozan ve sık karşılaşılan fonksiyonel gastrointestinal hastalıktır” diyen Doç. Dr. Yılmaz, şöyle devam etti: “Dünya genelinde yüzde 10-15 görülme sıklığı olan İBS bölgesel değişiklikler göstermekle birlikte, daha çok kadınlarda karşılaşılmaktadır. 60 yaşından sonra çok nadir görülmektedir. Karın ağrısı, gaz, şişkinlik, kabızlık veya ishal ile başvuran hastaların ayrıntılı değerlendirmesi ve tetkikleri sonucunda organik bir patoloji bulunamaması üzerine İBS tanısı akla gelmektedir. İBS’nin patofizyolojisi multifaktöriyel olup psikolojik, genetik, psikososyal, bilişsel ve çevresel faktörlerin etkileşiminin sonucu ortaya çıktığı bilinmektedir. Hastalarda uyarılara karşı artmış algılama, normal popülasyona göre sık görülmektedir.   Diyet, psikolojik faktörler, geçirilmiş enfeksiyonlar, bağırsak florasındaki değişiklikler, mide ve bağırsaklarda hareketliliğinde değişme, bağırsakta bakteriyel aşırı çoğalma, intestinal mukozal inflamasyon ve beyin-bağırsak sistem etkileşimi gibi pek çok faktör hastalığın kaynağında ve gelişmesinde rol alır.” HABER MERKEZİ

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.