Hububat sektörü yüzde 30,8’lik payla bölge ihracatının lokomotifi olurken; Güneydoğu Anadolu bölgesi de Türkiye’nin toplam hububat ihracatının yüzde 30,9’unu tek başına gerçekleştirerek ülke genelinde ilk sırada yer aldı.

Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşanan ve tüm dünya ticaretini etkileyen bölgesel gelişmelerin kısa erimli etkileri sürse de yeni pazarlara erişim ve uzun vadeli ticari iş birlikleri konusundaki fırsatları kollamaya devam ettiklerini söyledi.

Güneydoğu'nun yeni rotası Çin pazarı
Güneydoğu'nun yeni rotası Çin pazarı
İçeriği Görüntüle

KÜRESEL GIDA ARZI

“Küresel gıda arzında konjonktürel dalgalanmaların ve jeopolitik belirsizliklerin yarattığı kısa vadeli riskleri yönetmeye çalışırken, eş zamanlı olarak geleceğin kalıcı pazarlarını da inşa etmeye odaklanıyoruz. Uzak Ülkeler Stratejimiz kapsamında, orta sınıfı hızla büyüyen ve kaliteli gıdaya talebi her geçen gün artan tüm ülkeleri radarımızda tutuyoruz. 1,4 milyarlık nüfusu ile parasal değer bakımından dünyanın en büyük ikinci tarım ithalatçısı konumunda olan Çin bu konuda çok değer verdiğimiz pazarlardan biri. Çin’de Şangay ve Guanco şehirlerine yönelik düzenleyeceğimiz sektörel ticaret heyeti programı kapsamında yürüttüğümüz ön girişimleri tamamladık. İthalatçı firmalardan süpermarket zincirlerine kadar geniş bir yelpazede yaptığımız ön temaslarda, bu pazardaki iddiamızı aktardık”

ÇİN PAZARINA GİRİŞ

Hububat sektörünün Çin pazarına giriş için attığı bu adımların, Asya ve Okyanusya pazarlarına kalıcı erişim stratejisinin bir parçası olduğunu belirten Kadooğlu şunları ifade etti: “Geleneksel pazarlarımız olan Afrika ve Orta Doğu ile gıda ticaretinde önemli bir paya sahip olan ülkemizin toplam hububat ihracatında Asya ve Okyanusya ülkelerinin payı henüz yüzde 5-6 seviyelerinde… Bu bölgelerde yaşayan devasa nüfus oranı düşünüldüğünde bizim için potansiyelin ne denli yüksek olduğu açık. Bu büyük potansiyeli somut ihracat rakamlarına dönüştürmek amacıyla, Çin'deki hamlelerimizi bölgenin diğer kilit ekonomilerine yönelik aktif bir pazar derinleşmesiyle bütünleştiriyoruz.”