Farklı ülkelerde yapılan araştırmalar, sıcaklıklar başta olmak üzere iklim değişikliğiyle şiddetlenen aşırı hava olaylarının hamilelik süreçlerini, düşük başta olmak çeşitli yönlerden etkilediğini gösteriyor.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından geçen yılın kasım ayında yayımlanan "Anne, Yenidoğan ve Çocuk Sağlığını İklim Değişikliğinin Etkilerinden Korumak" başlıklı rapora göre dünya üzerindeki birçok farklı bölgede hamilelik sürecindeki kadınlar, açık havada su taşıma, tarım faaliyetinde bulunma, yemek pişirme gibi işlerden sorumlu olmaları nedeniyle aşırı sıcaklar ve sinekler tarafından taşınan hastalıklar karşısında savunmasız kalabiliyor.

Tercihi Sanko oldu Tercihi Sanko oldu

PSİKOLOJİK TRAMVA OLUYOR

Bu durum, gebelik diyabeti, hipertansif bozukluklar, erken doğum ve düşük gibi sorunlara neden olurken iklim değişikliğinin kaynaklar üzerindeki olumsuz etkisi sonucu yetersiz beslenme, su ve hijyen eksikliğiyle mücadele eden hamile ve lohusalar psikolojik travmalar yaşayabiliyor. Hamilelik döneminde yetersiz kaynaklar karşısında artan baskı seviyesi de anksiyete ve depresyona yol açarak düşük riskini artırıyor.
Kasım 2023’te Bangladeş, İtalya ve Çin'den uzmanların katılımıyla Bangladeş'in kıyı bölgelerinde yapılan araştırmada havanın 28 ila 32 derece olduğu dönemlerdeki düşük sayısının, 16 ila 21 derece olduğu dönemlerdeki düşük sayısından yüzde 25 daha fazla olduğu belirlendi. Çalışmada düşüklerin, genellikle hamileliğin 8 ila 14’üncü haftalarında görüldüğü bildirildi. AA

Editör: Ebru Kont