-Gazeteci haber yapıyor para ver haberi kaldırayım diyor
-Bir yıldır önerge veremiyorum, çünkü engelleniyorum
-Gaziantep'te partinin teşkilat yapılanmaları çok sıkıntılı
-Benim hakkımda dosyası var deniliyor kesinlikle yok
-Muhalifler muhalefetlik yapmayı bilmiyor
Partisinden istifa etmeyi düşündüğünü, Ak Parti’ye geçme ihtimalinin de yüksek olduğunu belirten Gürban, “Ancak bir şeyin bilinmesini istiyorum, benim hakkımda dosya yok. Bu doğru değil. Benim İyi Parti’den ayrılmak istememin sebebi elimin kolumun bağlı olması. Bir Milletvekiliyim ama bir yıldır önerge veremiyorum. Bunun da baş sorumlusu Buğra Kavuncu. Buğra Bey birde utanmadan ben iyi parti milletvekillerinin namusuna kefil değilim diyor. Namusu niye karıştırıyorsun?” dedi.
GİDİŞAT PARTİMİZDEN YOLUMUZU AYIRACAĞIMIZI GÖSTERİYOR
Gürban, Ökkeş Özekşi'ye yaptığı açıklamada istifa ve Ak Parti’ye geçmek istemesinin altında dosyaları olduğuna yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek şunları söyledi:” Şu an belli değil, geçip geçmeyeceğimde belli değil, daha karar vermedim. Ama gidişat partiden yolumuzu ayıracağımızı gösteriyor. Benim için dosyaları var, Ak Parti’ye geçmek zorunda, ikinci dönem dokunulmazlık almak istiyor deniyor. Ben zaten buraya itiraz ediyorum. Şimdi benim bir dosyam yok, benim dokunulmazlığa da ihtiyacım yok. Hatta ben geçen sene sosyal medyada yazdım, ‘gelin 600 milletvekili gidelim meclise başvurularımızı yapalım, herkesin dokunulmazlığı kalksın var mısınız’ dedim. Gürban’ın dosyası varmış, onun için Ak partiye geçmek istiyormuş, hayır abi. İstiyorsanız adliyeye gidelim, e- devlet şifremi vereyim bakalım abi ne dosyam varmış.”
BAZI GAZETECİLER ALEYHTE YAZIYOR ARAYINCA PARA VER KALDIRAYIM DİYOR
İyi Parti’den kendisini istifa noktasına getiren süreci ve neden Gaziantep değil de başka bir şehirde siyaset yapmak istediği ile ilgili de konuşan Gürban şöyle devam etti:“Öyle şeyler yaşıyorum ki, düşünün bir gazeteci devam eden bir davayı etkilemeye yönelik adamdan para almış, dava açtığım kişiler beni karalıyor. Ya arkadaş niye böyle yapıyorsun, bu davalık bir durum, davaya dönüşmüş sen bunu niye haber yapıyorsun diyorum, "abi para ver kaldırayım" diyor. Yani ben ilk seçildiğim dönemde de bir iki tane çakal gazeteci ile karşılaşmıştım. Bunlardan bıktım. Bir de Gaziantep'te teşkilat yapılanmaları sıkıntı. Birbirleriyle kavgalı, birbirleriyle çekişmeli. Kendime göre kimsenin kimseyle işinin olmadığı bir yer istiyorum. Kendimi sadece işime, millete, halka odaklayacağım bir yerde siyaset yapma hedefindeyim. Bazı insanlar vatandaştan aldığı güçle kendilerine şahsi menfaat oluşturmaya çalışıyor.
PARTİDE HEP ÇEKİŞME HEP KAVGA VAR
İstiyorlar ki ben partiye şu adamımı koyayım, yarın bir şey olursa bunların hepsi bir araya gelip beni destekler. Yani mantık bu. Bu olduğu içinde aykırı olan birisi bunlara garip geliyor. Ben mesela burada ne il başkanını görevden aldım, ne ilçe başkanını görevden aldım. Sadece bir kere Nizip’te öğretmen çalıştırmış ücretini ödememiş, öğretmenler bana şikayet etti. Birde bir okulda kız öğrencilerle yapılan bir muhabbetleri olmuş, bu adamla ilgili şikayetler vardı. Ben o teşkilatların içine girip, onların o kavgalarında olmak istemiyorum. Siyasette ben biraz yeniyim, bunları bilmiyordum içine girince öğrendim. Hep birbirleriyle bir şeyin çekişmesinde, kavgasındalar. Adama diyorum ki ben milletvekiliyim gelebileceğim partideki en iyi yerlerden birindeyim vallahi kavga etmenize gerek yok. Çünkü bir şey yok. Ben milletvekili oldum diye ne oluyor? Bana üçüncü bir göz mü geliyor, beşinci bir akıl mı geliyor, niye kavga ediyorsunuz, ama anlamıyorlar.”
BÜTÜN PARTİLERDE BU VAR
Komisyon sürecinden önce oyların düştüğünü, bu sürecin ardından iyi partinin canlandığını anlatan Gürban, “İyi Parti’nin oyu şu anda 8-9 bandında. Ama hep ipler benim elimde olsun, bunlar çalışsın, ben iktidar olurum, hep menfaat işleri, o yüzdende dikiş tutmuyor. Geri kalanda elek altı oluyor. Kalite yok. Bu bütün partilerde var. Sadece iktidarın gücü olduğu için iktidarda ses edemiyorlar. Adam 20 sene MHP’de teşkilatçılık yapmış orada ona bir makam mevki vermemişler, gelmiş burada iyi partide onun hesabını soruyor. Onun talebini yapıyor, talepkar oluyor. Ben diyor 20 sene MHP’de bunu yaptım şunu yaptım diyor, git MHP’den iste 20 seneni. Birazda insanlar kibirli, sadece bayram mesajı atan, burnu havada milletvekillerine alışmışlar. Böyle gariban, sürekli sokakta gördüğü adama alışmamışlar, alışamıyorlar. Halkta da var biraz. Halk kibri seviyor” dedi.
GENEL BAŞKANA HER ŞEYİ ANLATTIM
Gürban, istifa etmek istemesinin altında genel merkezle yaşadığı sıkıntının büyük rol oynadığını dile getirerek şunları anlattı:”Ben genel başkana çıktım dedim ki 1 yıldır önerge veremiyorum. Çünkü 4-5 tane milletvekili imza atmıyor. Bizim danışmanları kovmuş hatta birisi. Gaziantep’te fırtına yaşandı, köyleri gezdik, önerge veremiyoruz. İmza atmıyorlar, bizim sayımız az. Genel başkanım, ben böyle böyle sorunlar yaşıyorum adamlar önergeye imza atmıyor. Ben 1 senedir önerge veremiyorum dedim. Buğra Kavuncu, meclis konuşmasında, önce konuşmanı göstereceksin diyor. Neden dediğimde, benim hayallerim var, siyasi hedeflerim var, kimseyle kötü olamam diyor. MHP’ye Ak Partiye kavga çıkartacak sözler laflar söylemeyin diyor. Sen nasıl muhalif partisin? Ben 2007-2023 Ak parti Şahinbey üyesiyim. Ben 16 senelik partimi bırakmış gelmişim. Muhaliflik yapıyorum, sen diyorsun ki siyasi hedeflerim var, bende şaşırıyorum ne yapacağımı. Biz muhalif parti miyiz?
SEN NAMUSU NİYE KARIŞTIRIYORSUN?
Başta Buğra Kavuncu olmak üzere benim onlara o yüzden eyvallahım yok. Ben belediye başkanı ile iyi olsam kötü olsam ne olur, kötü olsam ne olur? Ben doğruyu söylerim. İsteyenin zoruna gider isteyenin gitmez. Bu adam, Belediyeye kendi adamlarını koymuş, partinin içine de divana da adamlarını koymuş. Şimdi bir şeye itiraz ettiğin zaman divandaki adamlar ret yapıyor. Kabul edilmiyor. Oraları da sağlama almış, çünkü elinde delege gücü var. İstanbul teşkilatı ona ait en büyük delege sayısı orada. Ben yani geri adım atar mıyım, atmam. Birde adam utanmadan ben iyi parti milletvekillerinin namusuna kefil değilim diyor. Televizyonda söylüyor. O zaman istifa et dedim. Sen bu adamların sözcüsüsün. Dersin ki ben kimsenin kafasındaki, kalbindekini bilemem ama gönlümüz gitmemelerinden yana dersin. O zaman senin genel başkanın da MHP’den istifa edip geldi. Yarın Ak partiden istifa edip gelecek olanlarda olacak. Sen namusu niye karıştırıyorsun?
GENEL BAŞKAN DA GÖRÜYOR
Bu adamların bir yıldır önergelerimizi imzalamaması, konuşmama müdahale etmesi . Bunu sadece Buğra yapıyor. Benim siyasi hedeflerim var diyor. Genel başkana anlattım bana bunu yapıyorlar dedim. Bir baba oğul gibi geldim size bunu anlatmak zorundayım çünkü iş çığırından çıktı dedim. Adam çıkmış dernekçileri tutmuş, dernekçileri bana saldırtıyor. Bir kadın derneğini bana saldırtmış dernekçiler kendileri itiraf etti yazdı. Bize Buğra bey destek oldu sürekli arkamızda durdu diye. Adam şunu yapıyor. Biraz böyle parlayan kişiyi hemen bir şekilde sosyal medyada yıpratmaya çalışıyor. Gündemden geri düşmesini sağlıyor. Adamın delege gücü var, divanda da adamı var. Bunu genel başkanda görüyor.
HAKSIZLIĞA DAYANAMIYORUM
Bana genel başkan sen diğer gidenler gibi değilsin, gitmeni istemiyorum dedi. Bende buna bir çözüm bulun dedim. Ben birazda sinirli, ani parlayan biriyim haksızlık olduğu zaman dayanamıyorum. Biz hep çalışarak, emeğim ile acılarla, zorluklarla bir yere gelmişiz, hep sanki biri bize saldırıyor gibi oluyor, kendimizi hemen korumaya alıyoruz. Haksızlık olduğu zaman bilinçaltımıza öyle yerleşmiş. Ama çok da devam etmez. Başkada isyan ederler olur, 3-4 kişi daha var rahatsız olduklarını biliyorum. Nereye kadar Buğra’ya kaç kişi feda edilecek? Ben bir şey kaybetmem. Ülkücü kökenden gelen bir adam değilim. Millet, vatan bayrak sevdalısıyım. “
MUHALEFETTE ÖZELEŞTİRİ EKSİĞİ VAR
Gürban sözlerine devamla muhalefetin özeleştiri eksiği olduğunu belirten Gürban, doğru soruyu doğru yerde soramadığını belirterek, “Gaziantep’te zaten bu Ak partiye gider demiştik diyorlar. Öyle olsa yüzde 2’ye düştüğünde giderdi. Veya dosyası olan adam zaten milletvekili olmuşum, hadi ben gidiyorum der giderdim. Muhalefetin şunu kabul etmesi lazım. Bir sorun bir problem olduğunda özeleştiri yapmayı bilmiyoruz, hemen diyoruz ki bunun dosyası var, şunu var. Bir sor adama sen ne yaşadın diye bir sor. Seçmen olarak da söylüyorum. Muhalifler değişik bir kafa yapısında, hemen bir suçlama hemen bir şey. Bunu zaten satın almışlar ya dosyası var. Muhalifler kendi partisini de sorgulamayı bilmiyor. Mesela şunu ben olsam sorarım iyi partili olsam ‘ya arkadaş bu adamın dosyası olsa milletvekili seçildiği günün 15. Günü giderdi’. Bu soruyu sormuyoruz” dedi.
BİZ ELİMİZİ KURT YAPIYORUZ, O KADAR
İyi Parti’nin ekonomi politikasını bilmediğini ifade eden Gürban, dikkat çeken bir eleştiride bulunarak şöyle devam etti:”Cumhurbaşkanı uçak yapıyor, Trump’a gider yapıyor, yerli savunma sanayi yapıyor. Bir sürü emekliye para dağıtıyor, bu halde yüzde 40 oy alıyor. Biz çıkıyoruz elimizi kurt işareti yapıyoruz, yüzde 10 alıyoruz, bu sürdürülebilir değil. Politikamızın olması lazım. Biz iktidara gelirsek sağlık politikamız şu, ekonomi politikamız bu olacak, bunu dememiz lazım, bunu oluşturmamız lazım. İyi partinin ekonomi politikası ne ben bilmiyorum. Nasıl oy alacağız, ben gittiğim zaman neyi vaat edeceğim? Ak parti zam yapacağım diyor, enflasyon şu olacak diyor, bir planı, bir programı var, bir vaadi var. Biz ne yapıyoruz, elimizi kurt yapıyoruz bitti.”
BİR İNSAN BOŞANACAĞI ZAMAN BABA EVİNE DÖNER
Telefonlarının kapalı olmadığını, hiçbir yere kaçmadığını söyleyen Gürban, şöyle devam etti:”Telefonu kapalı ulaşamıyoruz demiş Buğra Bey. Kim kaçar, fareler, korkak adam, haksız adam kaçar. Ben genel başkanla konuşurken Mustafa istifa edecekse bana söyler dedim dedi. Bak sen beni yine yanıltmadın, geldin şikayetini söylüyorsun dedi. Delikanlı gibi söyledim bana bunu yapıyorlar buna bir çözüm bulun dedim. Partinin sözcüsü çıkıp namustan bahsediyor. Telefonu kapalı diye yalan söylüyor. Teşkilatta benle çalışan 20-30 kişi var. Geçen biri yazıyor hakkımı haram ediyorum diye. Sen oy vermedin ki. Bunlarda utanmada yok. Ben adama çalışmadım, giderse gitsin de yok. O insanların bende yeri var. Seçim zamanında arkamda duranlar ve iyi partiye oy verenlere Ak partiye geçsem de her zaman destek olacağım, çünkü elim daha güçlü olacak. Ak Parti’ye geçersem daha çözüm odaklı olurum, zaten ben iyi partide önerge veremiyorum ki, en azından Ak partide bir telefon açarız. Yani bir insan boşanacağı zaman babasının evine döner. Ben gidip HDP’ye katılamam.”




