Kadooğlu, “hem ham maddeye uygun maliyetle erişme hem de ürettiğimiz mamulü rekabetçi fiyatlarla hedef pazarlara ulaştırma noktasında ikili kıskaç altında kalıyoruz” dedi

Güneydoğu Anadolu bölgesi Ağustos ayında 274,3 milyon dolar tutarında hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihraç etti. Yılın ilk sekiz ayında sektörel ihracatı yüzde 6,6 artışla 2,5 milyar dolara yükselen bölge, Türkiye’nin toplam hububat sektörü ihracatındaki yüzde 31’lik payla liderliğini korudu. Kadooğlu “Yılın son çeyreğini küresel gıda piyasalarını iki ayrı koldan baskılayan, oldukça zorlu ve stratejik bir denklemle karşılıyoruz. Ham madde tedarikimizin can damarı olan Karadeniz havzasında yeniden tırmanan gerilimler ve limanlardaki tıkanıklıkların ürün akışını sekteye uğrattığı; diğer yanda Hürmüz Boğazı ve Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin etkisiyle Brent petrolün 100 doların üzerine fırlamasının deniz taşımacılığında navlun maliyetlerini olağanüstü seviyelere taşıdığı bir dönemden geçiyoruz”

Araban’da yeşil altın hasadı başladı
Araban’da yeşil altın hasadı başladı
İçeriği Görüntüle

PİYASANIN SESİ DUYULMALI

Kadooğlu, “Bu darboğaz içinde Toprak Mahsulleri Ofisimizin sahadaki tansiyonu ve piyasanın sesini anında duyarak satış sezonunu öne çekmesi çok hayati ve kıymetli bir müdahale oldu. TMO’nun, ELÜS üzerinden ve kendi depolarındaki arpa, mısır ve buğday stoklarını hızla piyasaya sunması; Karadeniz’deki aksamaların iç piyasamızda yaratabileceği ham madde tedarik endişesini biraz da olsa çözdü. Bu proaktif adım, gıda işletmelerindeki çarkların küresel krizlere inat kesintisiz dönmesini sağlayan en güçlü stratejik güvencemiz oldu.”

BAZI PAZARLARDA ARTIŞ VAR

İçerideki bu sağlam kalkanı, dış pazardaki esnek hareket kabiliyeti ve derin pazar çeşitliliğiyle harmanlayarak güçlü bir ihracat performansına dönüştürmeyi başardıklarını ifade eden Kadooğlu şunları belirtti: “Lojistik sorunların yarattığı maliyetlere ve okyanus ötesi nakliye zorluklarına rağmen, Bölgemizin en büyük ikinci pazarı konumundaki ABD’ye ihracatımızı bu yıl yüzde 25,3 artırarak 243,9 milyon dolara taşımamız rakiplerimize karşı çok net bir mesajdır. Bu başarı, Türk gıda ürünlerinin yüksek kalitesine ve kriz anlarında dahi taviz vermediğimiz tedarik güvenilirliğimize duyulan sarsılmaz inancın kanıtıdır.