Kimler tarafından, hangi tarihte yapıldığı kesin olarak bilinmeyen tarihi yapılar, bundan 37 yıl önce Barış Manço’nun da dikkatini çekmişti. Bölgeyi ziyaret eden Manço’nun dolmenler için söylediği, “Bunlardan bir tanesini İngiltere’de buldular ve dünyayı ayağa kaldırdılar!” sözleri ise aradan geçen yıllara rağmen unutulmadı.
Gaziantep’e yaklaşık bir saat uzaklıktaki Yavuzeli ilçesinde, Karadağ’ın zirvesinden Ballık köyüne kadar uzanan bölgede yer alan dolmenler, geçmişte çok daha geniş bir alana yayılıyordu. Yöreden aktarılan bilgilere göre bölgede 17-18 civarında dolmen mezar bulunuyordu. Ancak yıllar içerisinde yaşanan tahribat nedeniyle bunların yalnızca bir bölümü günümüze ulaşabildi.

Barış Manço 37 yıl önce hayran kalmıştı
Türkiye’yi karış karış gezen, programlarında Anadolu’nun kültürel ve tarihi değerlerini ekranlara taşıyan Barış Manço’nun yolu 37 yıl önce Yavuzeli’ne düştü.
Karadağ’daki Dolmen Anıt Mezarları’nı gören Manço, yapıların taşıdığı değere dikkat çekerek, “Bunlardan bir tanesini İngiltere’de buldular ve dünyayı ayağa kaldırdılar!” dedi.
Manço’nun yıllar önce söylediği bu sözler, bugün bölgede ayakta kalmayı başaran dolmenlerin durumuyla birlikte yeniden anlam kazanıyor.
Bir zamanlar çok daha fazlaydı
Küçük Karakuyu köyü sınırlarından başlayarak Ballık köyüne doğru uzanan alandaki dolmenlerin bir bölümü zaman içerisinde yok oldu. Yol çalışmaları, bölgeye enkaz dökülmesi, tarihi alanın gözden uzak kalması ve define arayıcılarının verdiği zararlar, dolmenlerin tahrip olmasının nedenleri arasında gösteriliyor.
Geçmişte bölgede 17-18 civarında olduğu aktarılan dolmenlerden bugün yalnızca birkaçının ayakta kaldığı belirtiliyor.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu (KUDEB) tarafından bölgede çalışma yapılırken, dört anıt mezarın çevre düzenlemesi yapılarak koruma altına alındığı ifade ediliyor.
Kimlerin yaptığı hâlâ bilinmiyor
Dolmenlerin en dikkat çekici taraflarından biri ise geçmişlerinin hâlâ tam olarak aydınlatılamamış olması.
Kimler tarafından yapıldığı, hangi medeniyete ait olduğu ve kesin yapım tarihi bilinmeyen mezarların Bronz Çağı toplumlarından kalmış olabileceği tahmin ediliyor. Yapı özellikleri bakımından İsrail’deki dolmenlerle benzerlik gösterdiği belirtilen mezarlar, genellikle dörtgen bir podyum üzerinde bulunuyor.
Dolmenlerin yer aldığı arazinin yüksekliği 650 metreden başlayarak 850 metreye kadar ulaşıyor.
Yöre halkı 'Delikli Taş' diyor
Bölgedeki dolmenler yöre halkı tarafından uzun yıllardır “Delikli Taş” adıyla biliniyor. Özellikle Ballık köyü çevresindeki mezarlar, büyük taş blokları ve kapıyı andıran delikli taş yapılarıyla dikkat çekiyor.
Arkeoloji literatüründe “megalitik anıtlar” arasında değerlendirilen dolmenler, farklı coğrafyalarda tarih öncesi dönemlere ait mezar yapıları olarak karşımıza çıkıyor.

Bazıları 2 ila 4 metre yüksekliğe ulaşan dolmenler, yaklaşık 4 metrekarelik bir mezar odası görünümü taşıyor. Dünyadaki bazı örneklerinde yan yana dizilen yapıların galeriler oluşturduğu ve uzunluklarının 25 metreye kadar ulaştığı biliniyor.
Türkiye’de de Trakya, Kastamonu, Antalya, Hatay, Gaziantep, Adıyaman ve Kars başta olmak üzere farklı bölgelerde dolmenlere rastlanıyor.
Yüzyıllara meydan okumaya devam ediyorlar
Geçmişte sayıları çok daha fazla olmasına rağmen tahribat nedeniyle önemli bir bölümü kaybolan Karadağ Dolmenleri, ayakta kalan örnekleriyle bugün de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Barış Manço’nun 37 yıl önce görüp dünyadaki örnekleriyle kıyaslayarak önemine dikkat çektiği tarihi mezarlar, Gaziantep’in yanı başında hâlâ cevap bekleyen sorularıyla duruyor. Kimin yaptığı ve hangi medeniyetin izlerini taşıdığı kesin olarak bilinmeyen “Delikli Taşlar”, Yavuzeli’nin en dikkat çekici tarihi miraslarından biri olmayı sürdürüyor.





