Hazırlanan risk haritalarında, bazı bölgelerin diğerlerine göre daha avantajlı olduğu belirlenirken, yerleşim ve yapılaşma açısından dikkat edilmesi gereken alanlar da açık şekilde sınıflandırıldı.

Renkler neyi ifade ediyor?

Yer bilimci Övgün Ahmet Ercan tarafından hazırlanan deprem güvenli alan haritasında Gaziantep, “beyaz, yeşil, sarı ve kırmızı” renklerle değerlendirildi. Beyaz alanlar deprem odağı bulunmayan ve yapılaşma açısından en güvenli bölgeler olarak öne çıkarken, yeşil alanlar çevresine kıyasla daha fazla sarsıntı hissedilebilecek bölgeleri temsil ediyor. Sarı renkli alanlar aktif fay hatlarına yakınlığı nedeniyle planlama aşamasında özel dikkat gerektirirken, kırmızı alanlar zemin yapısı ve yeraltı koşulları nedeniyle en riskli bölgeler arasında gösteriliyor.

Şehir genelinde risk dağılımı

Haritada beyaz renkli bölgeler, deprem etkisinin en az hissedilmesi beklenen alanlar olarak tanımlanıyor. Yeşil alanlar ise deprem anında bazı yapıların hasar görebileceği, ancak çevresine göre nispeten daha az risk taşıyan bölgeler olarak değerlendiriliyor. Sarı bölgeler aktif fay hatları nedeniyle kontrollü yapılaşma gerektirirken, kırmızı ile işaretlenen alanlar zemin yapısının olumsuzluğu nedeniyle ciddi hasar riski barındırıyor.

Cevdet Yılmaz'dan büyük takdir
Cevdet Yılmaz'dan büyük takdir
İçeriği Görüntüle

Şahinbey daha güvenli konumda

TMMOB tarafından hazırlanan Gaziantep Deprem Master Planı’na göre, olası bir depremde Şahinbey ilçesi, zemin yapısı ve jeolojik konumu nedeniyle kentin diğer ilçelerine kıyasla daha güvenli bölgeler arasında yer alıyor.

Araban, Yavuzeli ve Karkamış nispeten düşük riskli

Analizlerde Araban, Yavuzeli ve Karkamış ilçelerinin, aktif fay hatlarına daha uzak olmaları ve zemin koşullarının görece sağlam olması nedeniyle orta seviyenin altında risk taşıdığı belirtildi.

Sarıgüllük ve Değirmiçem için uyarı

Gaziantep Deprem Master Planı kapsamında yapılan zemin etütlerinde Sarıgüllük ve Değirmiçem bölgeleri, kentin en riskli alanları arasında gösterildi. İnşaat Mühendisleri Odası, bu bölgelerde toprak yapısının yumuşak olduğunu, altyapının zayıf kaldığını ve olası bir depremde ciddi hasar riski bulunduğunu vurguladı.