Ticaretin, üretimin, kalabalık sofraların ve güçlü aile bağlarının iç içe geçtiği Gaziantep’te insanların günlük yaşamına yansıyan bazı özellikler dikkat çekiyor.

Gaziantep insanını birkaç kelimeyle anlatmak kolay değil. Çünkü bir tarafta sabahın erken saatlerinde kepengini açan esnaf, diğer tarafta misafiri geldiğinde sofradaki yemeği az bulan ev sahibi var. Pazarlık etmeyi seven de aynı şehirde, misafirine hesabı ödetmemek için mücadele eden de...

Çalışmak hayatın bir parçası

Gaziantep’in en belirgin özelliklerinden biri güçlü çalışma kültürü. Sanayiden küçük esnafa, bakırcılıktan ayakkabıcılığa, tekstilden gıdaya kadar üretimin hayatın merkezinde olduğu şehirde erken yaşta iş hayatıyla tanışmak geçmişten bugüne sık rastlanan bir durum.

Gaziantep’te “işini bilmek” kadar “işini takip etmek” de önemli. Bu nedenle şehir insanında girişimcilik, ticari pratiklik ve kendi işini kurma isteği oldukça güçlü.

Pazarlık ayrı bir mesele

Gaziantep’te alışveriş yalnızca ürünü alıp parasını ödemekten ibaret değil. Özellikle geleneksel çarşı kültüründe pazarlığın ayrı bir yeri bulunuyor. Esnaf müşterisini, müşteri de esnafı tartıyor. Bazen birkaç liralık indirimden çok, o pazarlığın yapılmış olması önem taşıyor.

Şehirde ticaret kültürünün bu kadar eski olması, insan ilişkilerine de yansıyor. Gaziantepli genellikle hesabını bilir, fiyatı araştırır ve aldığı malın karşılığını görmek ister.

Misafir geldiyse sofra büyür

Gaziantep insanını anlatırken misafirperverliği atlamak mümkün değil. Eve gelen bir misafirin önüne yalnızca çay koyup göndermek, özellikle eski kuşak Gaziantepliler için pek alışıldık bir durum değil.

“Bir şey yemeden bırakmam” sözü çoğu evde gerçekten uygulanır. Yemek yenmiş olsa bile önünüze yeniden bir sofra kurulabilir. Üstelik “Tokum” demek de her zaman kurtarmaz.

Gaziantep mutfağının zenginliği kadar o yemeğin paylaşılması da şehir kültürünün önemli parçalarından biri.

Aile bağları hâlâ güçlü

Gaziantep’te aile ilişkileri günlük hayatın önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bayram ziyaretleri, düğünler, cenazeler, hasta ziyaretleri ve kalabalık aile buluşmaları birçok ailede hâlâ önemini koruyor.

Özellikle eski kuşaklarda akrabalık ilişkileri yalnızca özel günlerle sınırlı değil. Bir sorun olduğunda aile büyüklerine danışılması, yakınların birbirinin yardımına koşması ve önemli kararların aile içinde konuşulması sık görülen alışkanlıklardan.

Sert konuşur ama gönlü çabuk yumuşar

Gaziantep ağzına yabancı olan biri, iki kişinin konuşmasını zaman zaman tartışma zannedebilir. Şehrin kendine özgü konuşma biçimi, kelimeleri ve ses tonu dışarıdan bakıldığında sert gelebiliyor.

Ancak bu sertliğin altında çoğu zaman samimiyet bulunuyor. Gaziantepli sevdiği insanla takılmayı, laf atmayı, şakalaşmayı sever. Kimi zaman sevgisini bile doğrudan söylemek yerine davranışıyla göstermeyi tercih eder.

Mahalle kültürü tamamen kaybolmadı

Apartmanlaşma ve şehirleşmeyle eski mahalle hayatı büyük ölçüde değişse de Gaziantep’te komşuluk kültürünün izleri hâlâ görülüyor.

Bir tabak yemek göndermek, yapılan tatlıdan komşuya ayırmak, hastalıkta kapısını çalmak veya düğünde, cenazede birbirinin yanında olmak özellikle eski mahallelerde yaşayanların iyi bildiği geleneklerden.

Yemek sadece karın doyurmak değil

Gaziantep’te yemek ciddi bir iştir. Hangi yemeğe hangi baharatın gireceğinden patlıcanın hangi mevsimde alınacağına, baklavanın fıstığından kebabın etine kadar uzayan uzun sohbetlere şaşırmamak gerekir.

Hatta aynı yemeğin iki farklı evde nasıl yapılması gerektiği konusunda dakikalarca süren tartışmalar çıkabilir.

Çünkü Gaziantep insanı için mutfak yalnızca yemek anlamına gelmez. Aileyi, misafiri, geleneği ve geçmişten gelen alışkanlıkları da içinde taşır.

Memleket meselesinde akan sular durur

Gazianteplilerin dikkat çeken özelliklerinden biri de şehirlerine olan bağlılıkları. Başka bir şehirde yaşayan Gaziantepli bile konu memlekete geldiğinde yemeklerinden çarşılarına, sanayisinden tarihine kadar Gaziantep’i uzun uzun anlatabilir.

Şehirle ilgili eleştiriyi en sert şekilde yine Gaziantepli yapabilir. Ancak aynı eleştiriyi dışarıdan biri yaptığında işler biraz değişebilir.

Belki de Gaziantep insanını anlatan en belirgin özelliklerden biri tam olarak burada ortaya çıkıyor: Şikâyet eder, eleştirir, kızar ama memleketinden kolay kolay vazgeçmez.

Nakıboğlu: Tanık beyanları asılsızdır
Nakıboğlu: Tanık beyanları asılsızdır
İçeriği Görüntüle

Elbette yaklaşık 2 milyon insanın yaşadığı bir şehri tek bir insan tipiyle anlatmak mümkün değil. Kuşaklar ve yaşam biçimleri değiştikçe alışkanlıklar da değişiyor. Ancak ticaret kültürü, çalışkanlık, güçlü sofralar, aile bağları, kendine özgü konuşma biçimi ve memlekete bağlılık, Gaziantep’in günlük yaşamında bugün de izlerini hissettiren özellikler arasında yer alıyor.