Kötü geçen ilk yarı sonunda ligin ikinci perdesine iyi bir giriş yaptı Gaziantep FK. Kupada Kocaelispor’u 10 kişi ile mücadele verdiği maçta mağlup etmesi, belliki takıma iyi bir moral vermiş.

Ve önceki akşam zorlu deplasmanda güçlü Galatasaray’ı kıstırdı, galibiyete yakın olmasına rağmen sahada iki puan bırakıp bir puanla döndü.

Lig lideri bir puana sevinirken, Gaziantep FK oynadığı modern futboldan daha çok maç boyunca ne yaptığını bilen, üstün ve izlenmesi zevk veren bir oyun sergiledi.

Disiplin içinde her anı şiir mısraları gibi doğru işledi ancak Burak Yılmaz’ın oyuncu değişiklikleri çok gecikmeli oldu. Taktiksel olabilir ama Yusuf’a takıldım. Bu kadar sahada tutmasının nasıl bir izahı var bilmiyorum amaform tutan Lungoyi 90. Dakikada sahaya sürmesine anlam veremedik.

Yusuf’u kazanmak istiyor ama kazanırken kaybetmesinin Galatasaray’ın golünde hamle yapmaması beraberliğe taşındı. Oyunun her anında akıllı oynayan Gaziantep FK eksiklerinin çoğunlukta olmasına rağmen sırıtmadı, dahada güçlü olarak sanada görüntü verdi.

Savunma ve kaleci Zafer rakibe boyun eğmediler. Mujakic’in tam bir görev adamı olması defansın kilit adamı olmasını sağladı.

Maxim fazla öne çıkmasa da takımı denge olarak oyunda tuttu, hücumda doğru paslar attı. Bayo gecenin adamı olacaktı attığı gol muhteşem ancak son anlarda kaçırdığı gol rakibe bir oh çektirdi. Kaçırdığı attığından daha net bir pozisyondu. Atanın, tutanın iyi olursa puan almak zor olmaz. Öyle de oldu, maçın iki kilit ismi Zafer ve Bayo oluyordu.

Böyle rakiplere karşı daha motivasyon içinde oynanıyor ama bu kez beraberliğe sığınmayan illede galibiyet olsun bir oyun kurgusu vardı. Teşekkürler emeği geçenlere.

Burak Yılmaz’ı takdir etmedik değil, ancak Kocaeli maçındaki hareketleri hiçte doğru bir hamle değildi. Hakeme tavrı kadar kendi çevresine de kalp yıkıntısı vermedi hoş olmadı. Onu sadece başarıları ile anmak isiyoruz, kendisine de bu yakışır. Önemli olan böyle anlarda kendini tutabilmesi çünkü bu takımın teknik patronu kendisi.