Sürekli ilaç kullanan ve evden de kolay kolay çıkmayan Beyza Nur Küçüktürkmen, bir yıl önce mahallelerindeki Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi içinde yer alan filografi kursundaki kadınların yaptıkları tabloları tek tek inceledi. Kadınların çalışmalarını görüp etkilenen, her eve gidip gelişinde kurstaki filografi çalışmalarını izleyen ve inceleyen Küçüktürkmen, kendisi de aynı şekilde filografi çalışması yapmak istedi. Durumu annesi Şule Nergiz Şenel'e anlatan Beyza Nur'un bu merakına annesi de büyük destek verdi. Kızı Beyza Nur'un Osmanlı döneminin unutulmaya yüz tutmuş el sanatları arasında yer alan ve tellerin çivilerin arasından geçirilmesiyle yapılan filografi tabloların dikkatini çekmesi üzerine kursa başvuran anne Şule Nergiz Şenel, filografi sanatçısı ve kurs eğitmeni Fatoş Karayılan'ın desteğiyle kızının kaydını yaptırdı.
3 TABLO YAPTI
Filiografi sanatının hayata bağlanma noktasında kendisi için güzel bir aktivite olduğunu belirten Beyza Nur Küçüktürkmen, "Kursa annemle gidip geliyorum. Kurs ve bu sanat bana çok iyi geldi. Tablo yapmayı da çok seviyorum. Kursa düzenli olarak geliyorum ve kursta güzel vakit geçiriyorum. Kursta vakit geçirdikten sonra annemle beraber eve gidiyorum. Annem beni bu kursa getirdi. Evde hiçbir şey yapmıyordum ve ben de kursa gelmeye karar verdim. Kursa geldim. Şu ana kadar üç tablo yaptım. Elif, vav ve kelebek tablosu yaptım" dedi.




