Esnafın sosyal hayatın en önemli yapı taşlarından birisi olduğunu belirten Ülker, “Ne yazıkki esnaf yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, artan kira ve enerji maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve bankacılık sisteminin oluşturduğu ağır yükler nedeniyle binlerce işletme ayakta kalma mücadelesi vermektedir” dedi.
ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ
Vatandaşların alım gücünün de düştüğünü vurgulayan Ülker, “Esnafımız, emeğinin karşılığını alamadığı gibi, işletmesini sürdürebilmek için ağır borç yükünün altına girmek zorunda bırakılmaktadır. Üreten, istihdam sağlayan ve vergisini ödeyen insanların böylesine zor şartlar altında bırakılması kabul edilemez. Son aylarda her gün yüzlerce esnafımız kepenk kapatmaktadır. Kapanan her dükkân yalnızca bir işletmenin faaliyetini sonlandırması anlamına gelmemektedir. Aynı zamanda bir ailenin geçim kaynağı kaybolmakta, yeni işsizler ortaya çıkmakta, mahalle kültürü zayıflamakta ve şehirlerimizin ekonomik canlılığı zarar görmektedir”
ESNAF RAHATLATILMALI
“Esnafın kamuya olan vergi ve sosyal güvenlik prim borçları, ödeme gücü dikkate alınarak yeniden yapılandırılmalıdır” diyen Ülker, “ Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatiflerinin kaynakları güçlendirilmeli, faizsiz ve uzun vadeli finansman imkânları artırılmalıdır. POS komisyon oranları düşürülmeli, tahsilat bloke süreleri kısaltılmalı, küçük işletmeler üzerindeki bankacılık maliyetleri azaltılmalıdır. Bunun yanında küçük işletmelerin enerji, kira ve işletme giderlerini hafifletecek destek mekanizmaları hayata geçirilmeli, vergi sistemi üretimi ve istihdamı teşvik edecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. Zincir marketler ile mahalle esnafı arasındaki rekabet adil kurallara kavuşturulmalı, yerel üretim ve mahalle esnafını koruyan politikalar kararlılıkla uygulanmalıdır.”




