Gazetemiz Yönetim Kurulu Başkanı Ökkeş Özekşi, bu konudaki şikayetleri köşesine taşırken, oda başkanları da acilen bir komisyon kurularak denetimlere başlanması ve şehrin daha fazla zarar görmesinin önüne geçilmesi gerektiğini belirtti. 

Gaziantep Lokantacılar Kebapçılar Pastacılar Tatlıcılar Baklavacılar ve Kafeteryacılar Esnaf ve Sanatkârları Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Katmerci, çevre illerden daha pahalı olmadığımızı, oralarda keçi, dişi koyun veya dana eti kullanılırken, bizde erkek koyun eti kullanıldığını belirtirken, kira, KDV yüksekliğine de dikkat çekti.Gaziantep Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı İsmet Özcan ise bu konuda ilgili kurum ve kuruluşların bir araya gelip çözüm üretmesi gerektiğini belirterek, “Eskiden İstanbul’a gidince korkardık, şimdi İstanbul daha uygun gelmeye başladı. Bizim esnafımız kendi ayağına sıkıyor” dedi.

Fıstık üreticileri tüccarların eline bırakıldı Fıstık üreticileri tüccarların eline bırakıldı

MARAŞ KEÇİ ETİ KULLANIYOR

Sektörde fiyatı artmayan ürün veya kalem kalmadığını belirten Abdulkadir Katmerci, et fiyatlarının yükselmeye devam ettiğini, 40 gün önce 125 lira olan canlı hayvanın kilosunun şu anda 185 -190 bandına geldiğini söyledi. Katmerci, “Bizim kıyaslandığımız illerde dişi koyun ve dana eti kullanılıyor. Bizde erkek koyun kullanılıyor. 1 kilo kıyma 600 lira. Kahramanmaraş keçi eti kullanıyor, kiralar bize göre düşük. Adana ile bizim farkımız yok. Hatta biz Adana’dan ucuzuz. Adana’da dişi koyun eti, dana eti kullanılıyor. Üstelik bizden porsiyonu küçük ve  bizden pahalı satıyor. Bizde et 200 gramsa Adana’da 170 gram. Bizdekinin dörtte birini İstanbul’da iki katına yiyoruz. Porsiyonları bizimkinden küçük” diye konuştu.

BU KDV SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL

Esnafın işinin kolay olmadığını, Herşeyde bir dengesizlik olduğunu ifade eden Katmerci şunları dile getirdi: “Gaziantep’e geçen bayram kaç kişi gelmiş bu bayram iki katına çıktı, öbür bayram daha fazla olacak. Kira fiyatlarının elle tutulur yanı yok, 50 bin liradan başlıyor. Enerji, girdi maliyetleri çok yüksek. Geçen hafta 18 litre ayçiçek yağı 780 liraydı  bugün 810 lira, bir haftadaki artış. 50 kilo şeker ptt online satış sitesinde 1900 ira. Piyasada ise 1300 lira. Topraktan, tüketiciye denetim mekanizmamız yok. Fiyat politikası yok.

POST CİHAZI ZORUNLU DEĞİL

KDV oranı büyük sıkıntı. Yüzde 10 KDV sürdürülebilir değil, makul seviyeye çekilmeli. Önceden yüzde 8 girdi, yüzde 10 çıktı vardı.  Şu anda yüzde 1 girdi var yüzde 10 çıktı var. Bu oran vatandaşa yansıyor, vatandaşın cebinden çıkıyor. Ayrıca post cihazlarında oran 3.75. Bazı firmalar post kullanmıyor bununla ilgili şikayet var. Ancak post zorunlu değil. Firmanın kendi insiyatifinde. Postta oranlar düşük olmalı. Merkez bankası her artırdığında bankalarda oranı artırıyor. Post cihazlarında kesinti çok yüksek. 1 yıl önce 0.69’du şu anda 3.75.” 

BİN LİRAYA İFTAR SATILDI

Pahalı olan işletmelerin satış oranlarındaki yüksekliğe dikkat çeken Katmerci, “Gerçekçi teşhisleri koymamız lazım.  Bizde çok farklı bir algı var. Gaziantep pahalı deniyor ancak, uygun fiyata satan yerlerde var. Hatta pahalı satan yerler daha çok satıyor.  Örneğin lokmayı 100 liraya satan yerde var, 200 liraya satan yerde var. 200 liraya satan yer daha çok satıyor. Arz-talep meselesi. Baklava 550-800 lira arasında. Pahalı dediğin işletme kapalı gişe satıyor. Bin liraya iftar satıldı. Pahalı ama müşterisi var. İftar menüsü 300-400 lira olan yerlerde vardı. Bunu da anlamak mümkün değil” diye konuştu.

GERÇEK MALİYETLER ÇIKARTILMALI

Yeme-içme sektöründe aşırı denetim olması gerektiğini söyleyen Katmerci, “Fiyat tarifesi asmayan işletmeler denetlenmeli, zincir denetim olmalı. Bu sorunu çözmemiz lazım. Topraktan en son tüketiciye varıncaya kadar bir denetim olmalı. Gerçek maliyetler çıkartılmalı. Ciddi anlamda denetim olmalı. Her fatura gidere işlenmeli. Her şey faturalanmalı ve makul seviyeye çekilmeli. Fiyat tarifeleri takip edilmeli. Ticaret ve Hazine Bakanlığı ciddi bir denetim yapmalı. Sigorta primi, KDV, hammadde ve kira fiyatları çok yüksek. Vicdanı kaldırdık, ticari ahlak zayıfladı. Esnafın ustası müşteridir” dedi.

BÖYLE BİR ADALET OLUR MU?

Sigorta primlerinin yüksekliğine değinen Katmerci, “Esnafta haklı. Kökünden çözüm lazım. 6, 6.5 bin liradan sigorta primini kim ödeyecek? Dürümü, tatlıyı yiyen ödeyecek. Önceden esnafa yüzde 15-30 arasında sigorta prim desteği vardı o da kaldırıldı. Şu an için tamamı vatandaşın sırtına bindi. Bir bakkalda, bir fabrikatörde aynı sigorta primini ödüyor. Fabrika sahibi yurt dışına mal sattığı için devletten teşvik alıyor, esnaf turist ağırladığı zaman onun desteği nerede, neden teşvik almıyor? Böyle bir adalet olur mu? Üstelik fabrika küçük esnaftan daha uygun elektrik kullanılıyor, onun suyu indirimli, nasıl edeceğiz? Sigorta primi, enerji maliyetleri düşürülmeli, KDV oranı düşürülmeli. Yoksa bu işin önüne geçmek çok zor.” şeklinde konuştu.

ÖZCAN:GAZİANTEP BİR TIK DAHA PAHALI

İsmet Özcan, gastronomi şehirlerinin hepsinde fiyat artışları olduğunu ancak Gaziantep’te bunun bir tık daha fazla olduğunu söyledi. Özcan, “Mardin, Hatay, Adana’da da fiyatlar yüksek. Ama bizde bir tık yukarıda gidiyor. Büyükşehir belediyesi,  ticaret il müdürlüğü ile biraraya gelip buna bir çözüm yolu bulmamız gerekiyor. Kontrol ekibi çıkarmamız gerekiyor. İşletme sahibi esnaf odasına bağlı değilim diyor, ticaret odasından fiyat alıyor veya kafasına göre yapıyor. Tarifesi yok. Ticaret odası, esnaf odası ayrımı yapmadan komite kurup hep beraber denetim yapmamız gerekiyor” dedi.

İSTANBUL’DAKİ FİYATLAR BİZE YABANCI GELMİYOR

‘İstanbul’daki fiyatlar bize hiç yabancı gelmiyor’ diyen Özcan, “Alaçatı’nın fiyatını görüyoruz artık bize tuhaf gelmiyor. Valilik, belediye, esnaf odası, ticaret odası ne gerekiyorsa yapmamız gerekiyor, kontrol, tarife bunu denetlememiz gerekiyor. Şu anda bu şikayete tabi olduğu zaman yapılıyor, mesaj atıyorsun kimse üzerine almıyor. Tarifen var mı, hijyenik mi,  4 kurumun bir araya gelip denetim yapması gerekiyor. Bu ekibe Tarım, ticaret il müdürlüğü ve gerekirse emniyet de dahil olmalı” diye konuştu.

HERKES ARTIK GAZETECİ

Bu konuya bir çözüm bulunması için ilgili kurum ve kuruluşların bir araya gelmesi gerektiğini söyleyen Özcan şunları dile getirdi:”Başka bir Gaziantep yok, şu anda esnaf kendi ayağına sıkıyor. Artık herkes bir gazeteci. Herkesin sosyal medyası var. En ufak bir olumsuzluk ülke gündemine oturuyor. Böyle giderse Gaziantep’e turist gelmek istemeyecek. Çünkü geldiği yerle Gaziantep arasındaki hesabı yapabiliyor. Tek pahalılıkta değil bizim gramajımız, etimiz farkı biz bunları da anlatamıyoruz. Hem pahalı, hem de hizmet zayıfsa vatandaş bunun hesabını sorar. Ciğeri 110 TL’ye veren yerler var.  50 liraya bir bardak çay satılması doğru değil. Sorduğun zaman ben ticaret odasına kayıtlıyım diyor. “Bunun ticaret odası, esnaf odası yok, hepimiz aynı gemideyiz, esnafın küstürdüğü bir turistin bütün şehre zararı var.

MESLEK ETİĞİ LAZIM

Gaziantep’te garsonun yevmiyesi 1000 lira, bir ustanın günlük yevmiyesi 1500 liradan başlıyor, 2500 liraya kadar çıkıyor. Bunlar hep maliyet. Biz kaliteyi ön planda tutmazsak, hizmeti iyi vermezsek bunlar göze batar. Biran önce bundan dönmemiz gerek, bir gün gelen turist sayısı azalır, esnaf kendi ayağına sıkmamalı. Bizim kendi üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor. Esnaf da denetim istiyor, tarife neyse o. Birazda meslek etiği lazım. İstanbul’a gidince korkardık, şimdi İstanbul daha uygun gelmeye başladı. Bir an önce bir araya gelip çözüm bulmamız gerekiyor.” Meral KINACILAR ERBEKTE