Aziz NESİN Türklerin %60ı aptaldır dedi diye
Ortalığı cehenneme çeviren bir toplum,
Şimdi kendisine aptal muamelesi yapanlara karşı sinmiş
Sessiz sedası kaderine razı olmuş bir görüntü içinde.
His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.
Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
Vatan şairi M.Akifin 100 yıl önce dizelerinde paylaştığı durumdayız.
Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş...
Sesler de: Vatan tehlikedeymiş... Batıyormuş!
Lakin, hani, milyonları örten şu yığından,
Tek kol da demiyor bir tarafından!
Sahipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.
Feryadı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar...
Uğraş ki: telafi edecek bunca zarar var.
Demek ki 100 yıl önceki hatalar siyasi yanlışlar tekerrür etti
Demek ki bu hafızası dolmuş,
Aklıyla alay edilen bu millete bir format atmak şart oldu...
Ya biz bizi değiştireceğiz, ya bize aptal muamelesi yapanları...
7 Haziran akşamı milleti, milli iradeye saygıya davet edenler.
Maliyet hesabı yapıp erken seçim istemek VATANA İHANETTİR diyenler
Sıkışınca, darda kalınca, insanlara vicdani muhasebe telkin edenler
Kendi çıkarları söz konusu olunca
Canları nasıl istiyorsa, İşlerine nasıl geliyorsa
Vicdani muhasebe yapmaya gerek duymadan, kafalarına göre takılabiliyorlar.
İşlerine gelince hak hukuk edebiyatı yapıp,
Anayasadan kanundan kural ve kaideden bahsedenler.
İşlerine gelmediğinde bir derebeyi gibi, muz cumhuriyetini yönetir
gibi davranabiliyorlar.
Her zaman söylüyorum bu ülke böyle yönetilmeyi hak etmiyor...
Her şeye rağmen bu halk bu muamelelere layık değil...
Son seçimde milli ,irade mesajını verdi birileri bu mesajı alamadı.
İşine gelmiyor olmalı ki almadılar.
Koalisyon sürecini tamamen sabote ettiler, belli ki bir korku sarmalındalar.
Bir anı dahi riske etmiyor, ama nereye kadar.
Hesap vakti geldiğinde ne yapacaklar merak ediyorum...
Koalisyon olmadı da, görüşmeler göstermelik te olsa oldu.
İstikşafi falan görüşmeler tam 35 gün devam etti
Şimdi kimse onca vaktin hesabını vermiyor.
Biz şurada yanlış yaptık bitirmeli diğer alternatifleri değerlendirmeli
Diğer partilerin haklarını gasp etmemeliydik demiyor.
Madem niyetiniz hükümet kurmak değildi
Niye bunca zaman milletin zamanını çaldınız demeden edemiyor insan.
Bir fıkra ile bitirelim zamanla uyuşan bir fıkra
Madem birileri beğenmedi diye erken seçime gidiyoruz,
Niye seçime girdik, niye 45 koalisyonculuk oynadık.
Birazda erken seçimcilik oynayalım nasıl olsa milyonlarca figüran var.
Başrol oyuncusunun istedği sonuçlar çıkana kadar oyuna devam ederiz.

SONUÇ DEĞİŞMEZSE NE OLACAK...?

Erken seçim sonuçları aynı olursa ne olacak...
Fıkra gibiyiz Ağada kahyada belli sanırım...
Ağayla kahyası, ağanın en güzel atının koşulduğu en süslü arabayla
kasabaya inmektedirler. Ağa arabada, kahya ise arabanın yanında
yürümektedir.
Yerde taze bir tezek kümesi görürler.
Üzerinde sineklerle etrafa koku salmaktadır.
Ağa, kahyasıyla alay etmek ister.
''Kahya der, ''şu tezeği ye, atla araba senin. sen bineceksin, ben
yürüyeceğim.
Kahya ata bakar, arabaya bakar. Ağaya da zaten gıcıktır.
Oturur, midesi bulana bulana tezeği yer.
Ağa iner, kahya sahip olduğu arabaya biner.
Ağa çok bozuktur. durduk yerde en güzel atını, en güzel arabasını
Kahyaya kaptırmıştır.
Kahya da bozuktur. durduk yerde tezeği yemiştir.
Ağanın daha güzel atlar alacak parası, daha güzel arabalar alacak
imkánı vardır.
Üstelik ne ata, ne de arabaya bakacak parası vardır.
Dönüş yolunda gördükleri tezek, her ikisinin de beklediği andır aslında.
Kahya, ağadan intikam almak için ''ağa, ağa der, ''sen şu tezeği ye,
at ve arabayı geri al.
Ağanın beklediği de böyle bir fırsattır.
O da oturur tezeği yer. Arabaya kurulur, atı kamçılar.
Köye girerlerken Kahya, ağaya seslenir, ''Köyden çıkarken araba senin,
at senindi.
Yürüyen de bendim. Köye giriyoruz. at senin araba senin.
Yüreyen yine ben. Ağam iyi de biz bu boku niye yedik?
Umarım fazla ağır olmamıştır.