Öğrencilerin yüzde 53’ü PISA testinden önceki iki haftada en az bir tam gün okula gitmediğini söylerken OECD ortalaması yüzde 22 oldu.
Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) PISA 2025 sonuçlarına ilişkin hazırladığı değerlendirme raporunda, öğrencilerin eğitim koşullarının yanı sıra gündelik yaşamda karşılaştıkları ekonomik kısıtlar da ele alındı. Raporda kullanılan çok boyutlu yoksunluk göstergesine göre Türkiye’de öğrencilerin yüzde 41,6’sı en az bir tür yoksunluk yaşadığını bildirirken OECD ülkelerinde bu oran yüzde 11,6 olarak kaydedildi. Türkiye’deki öğrenciler açısından en belirgin fark maddi yoksunlukta ortaya çıktı. Öğrencilerin yüzde 34,3’ü maddi yoksunluk yaşadığını belirtirken OECD ortalaması yüzde 7 oldu.
EKONOMİK KISITLAR ELE ALINMALI
Raporda, Türkiye'deki ekonomik kısıtların öğrencilerin eğitim deneyimleriyle birlikte ele alınması gerektiği belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi: “Türkiye açısından önümüzdeki dönemin önemli politika önceliklerinden biri, çocukların gündelik yaşamlarında karşılaştıkları somut ekonomik kısıtları anlamak, bunların öğrenme koşullarına nasıl yansıdığını daha yakından izlemek ve bu kısıtların eğitim süreçlerinde yarattığı dezavantajları azaltacak destekleri güçlendirmek olmalıdır."
DEVAMSIZLIK DURUMLARI
Raporda PISA 2025 kapsamında öğrencilerin son dönemdeki devamsızlık durumlarına ilişkin veriler de değerlendirildi. Türkiye’de öğrencilerin yüzde 53’ü sınavdan önceki iki hafta içerisinde en az bir tam gün okula gitmediğini söyledi. OECD ülkelerinde ise aynı oran yüzde 22 oldu. Aynı dönemde Türkiye’de öğrencilerin yüzde 41’i en az bir dersi kaçırdığını bildirirken OECD ortalaması yüzde 24 olarak ölçüldü. Okula geç kalma oranlarında ise Türkiye ile OECD arasındaki fark daha sınırlı kaldı. Türkiye’de öğrencilerin yüzde 49’u son iki hafta içinde en az bir kez okula geç kaldığını belirtirken OECD ortalaması yüzde 50 oldu.
DEVAMSIZLIK ÖN PLANDA
Raporda, Türkiye açısından asıl dikkat çekici göstergenin geç kalmadan ziyade tam gün ve ders bazındaki devamsızlık olduğu belirtilerek şu ifadeler kullanıldı: “Türkiye açısından dikkat çekici olan, geç kalma oranından çok tam gün ve ders bazındaki devamsızlığın yüksekliğidir. Öğrencilerin hangi nedenlerle tam gün ya da belirli derslerde okuldan uzak kaldığını ve devamsızlığın hangi öğrenci gruplarında yoğunlaştığını anlamak, okul devamlılığını güçlendirmeye yönelik politikalar açısından önemli görünüyor.”




