Parlakçı, “Öğrencilerimiz sabahları uykularını yeterince alamıyor, ilk dersleri dinleyemiyor ve anlayamıyor. Yaz-kış uygulamasına geri dönülsün. Bu yanlıştan dönülmeli” dedi.

RAPOR ÇELİŞİYOR

Türkiye’de özellikle çocuklar ve kadınlar için ciddi bir mağduriyete sebep olan kalıcı yaz saati uygulamasının 7 yıldır devam ettiğini belirten Ömer Parlakçı, “Gün doğmadan uyanıp karanlıkta evden çıkmak zorunda kalan öğrencilerimizin mağduriyetlerini görmezden geliyorlar. Bu uygulamayı, iktidar, İTÜ'nün halka açık olmayan, inceleyemediğimiz enerji tasarrufu raporu gerekçesiyle savunuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar yapılan tüm eleştirileri anlamsız bulduğunu belirterek yaz saati uygulamasına devam edileceğini bildirdi. İstanbul Teknik Üniversitesinin ulaşılamayan raporu ile çelişen araştırma sonuçları var” diye konuştu.

ENERJİ TASARRUFU SAĞLANMIYOR

Bilim insanlarının enerji tasarrufu konusunda farklı düşündüğünü dile getiren Parlakçı şunları dile getirdi:”TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası tarafından kalıcı yaz saati uygulamasının ilk yılında yapılan çalışmada, bir önceki yılın aynı aylarına göre elektrik enerjisi tüketiminde tasarruf sağlanamadığı saptanmıştı. Cambridge Üniversitesi'nden Dr. Sinan Küfeoğlu,  tasarrufun söz konusu olmadığını, son 5 yıldaki elektrik verilerini, atmosferik değişkenleri alıp incelediklerini ve bunları modellediklerinde yaz saatinden kış saatine geçmemenin elektrik tüketimi üzerinde gözlemlenebilir veya ölçülebilir bir etkisi olmadığını, ispatlanabilir bir etkisinin olmadığını belirtmiştir.”

DERSE KATILAMIYORLAR

Parlakçı, özellikle ikili öğretim yapan okullarımızdaki öğrencilerin ve kadınların kısa kış günlerinde, henüz gün doğmadan, karanlık sokaklarda, güvenlik sorunları endişesiyle yola çıkmak zorunda kaldıklarını söyledi. Parlakçı, “Öğrencilerimiz sabahları uykularını yeterince alamadıklarını, kahvaltı yapamadıklarını, okula gelmek istemediklerini, ilk dersleri dinleyemediklerini ve anlayamadıklarını belirtiyorlar. Karanlıkta güne başlayan öğrencilerimiz ilk derslerde açılamadıkları için uyukluyorlar ve derse katılamıyorlar. Psikolog Prof. Dr. Nursu Çakın Memik, Çocuklar ve yetişkinler tam karanlık olmayan ortamda uyanmalıdır. Var olan durumda çocukların gün algıları ve günü planlama yetenekleri bozuluyor diyor” diye konuştu.

GERİ DÖNÜLSÜN

Öğretmenlerin ve öğrencilerin biyolojik saatini bozan, dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon eksikliğine yol açan bu yanlıştan dönülmesi uyarını tekrarlayan Parlakçı, “İkili öğretim yapan bazı okullarda ders saati ve/veya teneffüs sürelerinin kısaltıldığı bilgisini alıyoruz. 40 dakika ders, 10 dakika teneffüs bilimsel araştırmalar sonucu elde edilmiş verilere göre belirlenmiş sürelerdir. Sürelerin kısaltılmasının, eğitimin var olan sorunlarıyla birlikte öğrencilerimizin akademik başarılarını, sosyal ve duyusal becerilerini daha da kötü etkileyeceğini biliyoruz. Kısa kış günlerinde ülkenin batısının da güneşli sabahlara uyanabilmesi ve öğrencilerimizin karanlığa mahkûm olmamaları için sabit yaz saati uygulamasından vazgeçilerek yaz saati-kış saati uygulamasına geri dönülmesini talep ediyoruz.” Şeklinde konuştu.