1. YAZARLAR

  2. Kaya Öztaş

  3. DURGUN AKARDI ALLEBEN -14-
Kaya Öztaş

Kaya Öztaş

Yazarın Tüm Yazıları >

DURGUN AKARDI ALLEBEN -14-

A+A-

 İlköğretim öğrencilerine

(Antep Savunması Öyküleri)

Antep nasıl gazi oldu ?

SAVAŞMAK GEREK

Düşman,sayıca da, eğitim bakımından da, disiplin

bakımından da, ve açık söylemek gerekirse, inanç bakımından da, sağdan soldan toparlanmış çetelerden, köylülerden, az da olsa eski eşkiyalardan oluşmuş gayri muntazam bizim kuvvetlerden  üstün!

Sonra daha önemlisi düşmanın askerî disiplinleri ve bilgileri var!

Gene de dayanmaya çalıştı bizimkiler başlarda. Yüreklendiriyorum onları:

“Dayanın aslanlarım,vurun yiğitlerim! Allah lillâh aşkına verin kurşunu!”

Dayanmaya çalışıyorlar, dayanıyor bizim sağ cenah. Geride kalmak hiç olmaz, hele benim gibi bir komutan için olacak şey değil. Atılıyorum en öne.

”Verin kurşunu yiğitlerim!”

Bir saat, üç saat, beş saat. Düşman yavaş yavaş ilerliyor. Mevzilerimizi ele geçiriyor. Sağ kanadım dayanıyor. Düşman, toplarını Acar Dağına çevirdi. Topçuların desteğinde piyadeyi sürdü ileriye. Sağ kanadım çökme eğiliminde. Siperlerde yaralılar, ölüler var. Yaralananlar hemen terk ediyor siperini, bir-iki arkadaşı da “yaralıyı götürüyoruz!” ayaklarında*, sıvışıyorlar!

“Gitmeyin yiğitler. Düşmana sırt çevrilmez. Siper terk edilmez. Biz buraya ölmeye geldik. Dönmeye değil! Bırakmayın siperlerinizi devam edin ateşe…”

Dinlemiyorlar, o hengâmede* beni duymak bile istemiyorlar!

“Gitme ağam, terk etme siperini!”

-Kurşunum bitti komutan!

-Süngün var, palan var, kılıcın var, hiçbir şeyin yoksa yumruğun var.Terk etmeyin yiğitlerim!

Dinleyen kim!?

Yanımda ya üç, ya beş kişi kalmış da haberim yok…

”Hadi geri çekilelim, ama ateşe devam ederek…” dedim.

Gördü gözlerim şosenin sağındaki ve solundaki siperlerimizin boşaldığını. Düşman artık önlerinde bomboş uzanan yoldan Sinnap Suyu kıyısında Han Yazısı mevkiinde çadırlı ordugâha geçmiş bile.

 “Hadi arkadaşlar biz şimdilik Çapalı Köyüne çekilelim, orada durum muhakemesi yaparız.”

Vardık Çapalı Köyüne...Orada çete reislerinden biri var, köyden bazıları da.

“Ağa” dedim, “senin kuvvetlerinle düşmana ani bir baskın yapmalıyız…

Hiç beklemedikleri bir anda. Çadırlı ordugâha geçmişken  saldırmak çok yararlı olur...Bak benimkiler dağıldı...yalnızım, ben de geleceğim sizlerle!”

-Ama benim de hiç kuvvetim kalmadı komutan,aha sadece bir ben...Hepiciği dağıldı gitti..Kiminle kime baskın yapayım, mümkünatsız!

İkna edemedim. İşte bizim Yedek Teğmen Ali Nadi de geldi.

“Senden ne haber Ali Teğmenim?”

“Sizinkilerden sonra ,benimkiler de dağıldı komutanım, tutmak mümkün olmadı.. Ben de tek başıma kaldım ve Keyfiz Köyü yoluyla buraya vasıl oldum sora sora…”

-Gördünüz mü komutan bey, herkesler dağılıyor...baskın masgın yapamayız!..”

Çaresiz gece yarısından sonra  bazı  arkadaşlarla Beş göz köyüne gittik.

“Komutan,” dediler,” hele şurada birazcık istirahat  edelim, sabah ola hayrola!” Ancak bir saat kadar istirahat edip sabaha karşı Kertil Savunma Mevzilerimize hareket ettik. Şosede, Antep’ten gönderilmiş üç yük cephaneyi de alarak Kertil’e ulaştık. Orada Antep’ten yeni gelmiş 25 kişilik bir kuvveti , Akçakoyunlu kuşatmasından gelen 35 kişilik başka  bir kuvveti bekler bulduk. Sevindim.  Zaman yitirmeye ne gerek var.

Ayaklarında : Bahanesiyle,bahane ederek

Hengâme : Gürültü,patırtı,kargaşa.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.