90 60 90 bir bedene sahip olmak mümkün olabilir ama, bunu muhafaza etmek sanıldığı kadar kolay değildir! Yiyip içtiğinize ne kadar "dikkat" ederseniz edin, zamanla ölçülerinizde üç aşağı beş yukarı bir oynama olacaktır. Daha çok yaşlanma ve beslenme ile yakından ilgili olan bu fiziksel değişkenlik; kadınlarımızın önemsediği ve milyon dolarlık piyasa oluşmasına neden olduğu "kronik" bir sorundur!
Bozulan fiziki görüntüsünü, "Ne yapim kardeş; su içsem yarıyor" bahanesine sığınarak gizlemeye çalışan bayanların zengin ettiği "diyetisyenlerin" sayısı oldukça fazladır.
Tuzak bunlarla da sınırlı değildir...
Çeşitli yayın organları, kadınların hangi mevsim ne giyeceklerini sergileyen modaevlerinin "defileleri"ni takip ederken, fotoğrafları "alttan yukarı" doğru çektirirler! Üzerinde taşıdığı giysiyi en iyi şekilde tanıtacağına inanılan "düzgün vücutlu" mankenler fotoğraflanır. Fazla kiloları ile barışık olmayan "ev kadınları"nın bu fotoğraflardan etkilenecekleri ve kendilerinin de böyle bir manken olma hevesine kapılacakları bilinir...
YAŞLANMA KABUL EDİLMEZ!
Özellikle kadınların "önemsediği" selülit ve fazla yağların neden olduğu "görüntü" bozukluğunun giderilmesi maksadıya baş vurduğu diyetisyenler de pek ala bilirler ki, vücutta başlayan yağlanma, yaş ve beslenme ile direkt alakalıdır.
Yaşlanmayı kabul etmez, kendini daima "genç" kabul edenlerin savunduğu bir söylem vardır. İpe sapa gelmez, aslı astarı olmasa da, "Çirkin kadın yoktur; bakımsız kadın vardır" sözü, aslında gizli sürdürülen menfaat kokan bir yarışın başlama startıdır. Düzgün fiziki görünümün muhafaza edilebilmesi, "olsun" demekle olacak şey değildir.
Belli bir yaştan sonra yaşanan "isteksizliğin" temelinde boşvermişlik yatar. Bu boşvermişlik nedeniyle genellikle "pazartesi" günleri başlanılan ancak sürdürülemeyen "diyetler", insanı zayıflatmaz, aksine daha da kilolandırır.
KADIN HER YAŞTA GÜZELDİR!
Bunları niye anlattığımı söyleyeyim. Ülkemizde dengesiz beslenmenin tetiklediği "obezite" giderek yaygınlaşmaktadır.
Ayaküstü atıştırmalar, vakitli vakitsiz yenilenler, hesapsız alınan kalori dengesizliği insanlarımızı birinci derecede etkileyen sağlık faktörlerinin başında gelmektedir.
Kilolandığının farkında olmayan ya da olduğu halde derdine düşmeyenlerin şişman olmayıp, "göze görkem" olduklarını söylemeleri; aslında kendilerini kandırmak için sığındıkları tehlikeli bir limandır.
Kilolu kadınları etkilemek ve onları çeşitli zayıflama metodları ile uğraştırmak için kullanılan "mankenler" de farkında olmadan bu oyunun bir parçası haline getiriliyor!
İlk bakışta hiç bir şey yokmuş gibi gösterilmek istenen bu zıtlaştırma ciddi şekilde ele alınırsa; balık etli olanlar dahil, kilolu bayanlara haksızlık edildiği gerçeği karşımıza çıkar.
O gerçek ki, bir çok şişman kadının hayatına mal olmakta ya da onları "kalitesiz" bir hayat yaşamaya mecbur etmektedir.
Eskilerin "bir dirhem et, bin ayıbı örter" mantığını tedavülden kaldıran menfaat düşüncesinin kontrol edilmesi gerektiğine inanıyorum. Kadın her yaşta ve kiloda güzeldir. Onları mankenlerle yarıştırmak göze hiç hoş gelmiyor!